caseriq

Sâffât Suresi الصافات

182 ayet · Mekke döneminde inmiştir · iniş sırası 56 · Kur'an'daki sırası 37

بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ وَٱلصَّٰٓفَّٰتِ صَفًّا

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiSıra Sıra duran ve önlerindekini sürdükçe süren ve Allah'ı andıkça anan meleklere and olsun ki, sizin Tanrınız birdir; göklerin, yerin ve ikisi arasında bulunanların -doğuların da- Rabbidir.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

فَٱلزَّٰجِرَٰتِ زَجْرًا

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiSıra Sıra duran ve önlerindekini sürdükçe süren ve Allah'ı andıkça anan meleklere and olsun ki, sizin Tanrınız birdir; göklerin, yerin ve ikisi arasında bulunanların -doğuların da- Rabbidir.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

فَٱلتَّٰلِيَٰتِ ذِكْرًا

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiSıra Sıra duran ve önlerindekini sürdükçe süren ve Allah'ı andıkça anan meleklere and olsun ki, sizin Tanrınız birdir; göklerin, yerin ve ikisi arasında bulunanların -doğuların da- Rabbidir.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

إِنَّ إِلَٰهَكُمْ لَوَٰحِدٌ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiSıra Sıra duran ve önlerindekini sürdükçe süren ve Allah'ı andıkça anan meleklere and olsun ki, sizin Tanrınız birdir; göklerin, yerin ve ikisi arasında bulunanların -doğuların da- Rabbidir.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

رَّبُّ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ وَمَا بَيْنَهُمَا وَرَبُّ ٱلْمَشَٰرِقِ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiSıra Sıra duran ve önlerindekini sürdükçe süren ve Allah'ı andıkça anan meleklere and olsun ki, sizin Tanrınız birdir; göklerin, yerin ve ikisi arasında bulunanların -doğuların da- Rabbidir.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

إِنَّا زَيَّنَّا ٱلسَّمَآءَ ٱلدُّنْيَا بِزِينَةٍ ٱلْكَوَاكِبِ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiŞüphesiz Biz, yakın göğü bir süsle, yıldızlarla süsledik.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

وَحِفْظًا مِّن كُلِّ شَيْطَٰنٍ مَّارِدٍ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiOnu, inatçı her türlü şeytandan koruduk.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

لَّا يَسَّمَّعُونَ إِلَى ٱلْمَلَإِ ٱلْأَعْلَىٰ وَيُقْذَفُونَ مِن كُلِّ جَانِبٍ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiOnlar yüce alemi asla dinleyemezler. Her yönden kovularak atılırlar. Onlara sürekli bir azap vardır.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

دُحُورًا وَلَهُمْ عَذَابٌ وَاصِبٌ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiOnlar yüce alemi asla dinleyemezler. Her yönden kovularak atılırlar. Onlara sürekli bir azap vardır.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

إِلَّا مَنْ خَطِفَ ٱلْخَطْفَةَ فَأَتْبَعَهُۥ شِهَابٌ ثَاقِبٌ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiHele bir tek söz kapan olsun; delici bir alev onun peşine düşüverir.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

فَٱسْتَفْتِهِمْ أَهُمْ أَشَدُّ خَلْقًا أَم مَّنْ خَلَقْنَآ إِنَّا خَلَقْنَٰهُم مِّن طِينٍ لَّازِبٍۭ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiAllah'a eş koşanlara sor: Kendilerini yaratmak mı daha zordur, yoksa Bizim yarattığımız gökleri yaratmak mı? Aslında Biz kendilerini özlü ve yapışkan çamurdan yaratmışızdır.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

بَلْ عَجِبْتَ وَيَسْخَرُونَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiEvet; sen onlara şaşıyorsun, onlar da seni alaya alıyorlar.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

وَإِذَا ذُكِّرُوا۟ لَا يَذْكُرُونَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiOnlara öğüt verildiğinde öğüt dinlemezler.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

وَإِذَا رَأَوْا۟ ءَايَةً يَسْتَسْخِرُونَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiBir mucize gördüklerinde onu eğlenceye alırlar.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

وَقَالُوٓا۟ إِنْ هَٰذَآ إِلَّا سِحْرٌ مُّبِينٌ

Diyanet İşleri Başkanlığı Meali"Bu apaçık bir sihirdir; öldüğümüz, toprak ve kemik olduğumuz zaman, önceki babalarımız yahut biz mi dirileceğiz?" derler.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

أَءِذَا مِتْنَا وَكُنَّا تُرَابًا وَعِظَٰمًا أَءِنَّا لَمَبْعُوثُونَ

Diyanet İşleri Başkanlığı Meali"Bu apaçık bir sihirdir; öldüğümüz, toprak ve kemik olduğumuz zaman, önceki babalarımız yahut biz mi dirileceğiz?" derler.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

أَوَءَابَآؤُنَا ٱلْأَوَّلُونَ

Diyanet İşleri Başkanlığı Meali"Bu apaçık bir sihirdir; öldüğümüz, toprak ve kemik olduğumuz zaman, önceki babalarımız yahut biz mi dirileceğiz?" derler.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

قُلْ نَعَمْ وَأَنتُمْ دَٰخِرُونَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiDe ki: "Evet hem de zelil ve hakir olarak."

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

فَإِنَّمَا هِىَ زَجْرَةٌ وَٰحِدَةٌ فَإِذَا هُمْ يَنظُرُونَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiTek bir çığlık. Hemen bakıp kalırlar.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

وَقَالُوا۟ يَٰوَيْلَنَا هَٰذَا يَوْمُ ٱلدِّينِ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiŞöyle derler: "Vay bize! İşte bu ceza günüdür."

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

هَٰذَا يَوْمُ ٱلْفَصْلِ ٱلَّذِى كُنتُم بِهِۦ تُكَذِّبُونَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiOnlara: "İşte bu, yalanladığınız hüküm günüdür" denir.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

ٱحْشُرُوا۟ ٱلَّذِينَ ظَلَمُوا۟ وَأَزْوَٰجَهُمْ وَمَا كَانُوا۟ يَعْبُدُونَ

Diyanet İşleri Başkanlığı Mealiİlgililere şöyle emredilir: "Zulmedenleri, onlarla işbirliği edenleri ve Allah'ı bırakıp da taptıklarını derleyin. Onları cehennem yoluna koyun."

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

مِن دُونِ ٱللَّهِ فَٱهْدُوهُمْ إِلَىٰ صِرَٰطِ ٱلْجَحِيمِ

Diyanet İşleri Başkanlığı Mealiİlgililere şöyle emredilir: "Zulmedenleri, onlarla işbirliği edenleri ve Allah'ı bırakıp da taptıklarını derleyin. Onları cehennem yoluna koyun."

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

وَقِفُوهُمْ إِنَّهُم مَّسْـُٔولُونَ

Diyanet İşleri Başkanlığı Meali"Onları durdurun; çünkü kendilerinden daha da sorulacaktır."

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

مَا لَكُمْ لَا تَنَاصَرُونَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiŞöyle sorulur: "Size ne oldu ki birbirinizle yardımlaşmıyorsunuz?"

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

بَلْ هُمُ ٱلْيَوْمَ مُسْتَسْلِمُونَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiHayır; bugün onların hepsi teslim olmuşlardır.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

وَأَقْبَلَ بَعْضُهُمْ عَلَىٰ بَعْضٍ يَتَسَآءَلُونَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiBirbirlerine dönüp soruşurlar.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

قَالُوٓا۟ إِنَّكُمْ كُنتُمْ تَأْتُونَنَا عَنِ ٱلْيَمِينِ

Diyanet İşleri Başkanlığı Mealiİleri gelenlerine: "Doğrusu siz bize sureti hakdan görünürdünüz" derler.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

قَالُوا۟ بَل لَّمْ تَكُونُوا۟ مُؤْمِنِينَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiOnlar da şöyle derler: "Hayır; siz inanmış kimseler değildiniz."

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

وَمَا كَانَ لَنَا عَلَيْكُم مِّن سُلْطَٰنٍۭ بَلْ كُنتُمْ قَوْمًا طَٰغِينَ

Diyanet İşleri Başkanlığı Meali"Bizim sizin üstünüzde bir nüfuzumuz yoktu. Bilakis, azmış bir millettiniz."

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

فَحَقَّ عَلَيْنَا قَوْلُ رَبِّنَآ إِنَّا لَذَآئِقُونَ

Diyanet İşleri Başkanlığı Meali"Bu sebeple, Rabbimizin sözü aleyhimizde gerçekleşti. şüphesiz azabı tadacağız."

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

فَأَغْوَيْنَٰكُمْ إِنَّا كُنَّا غَٰوِينَ

Diyanet İşleri Başkanlığı Meali"Sizi biz azdırmıştık, çünkü kendimiz azgındık".

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

فَإِنَّهُمْ يَوْمَئِذٍ فِى ٱلْعَذَابِ مُشْتَرِكُونَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiO gün hepsi azabda birleşirler.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

إِنَّا كَذَٰلِكَ نَفْعَلُ بِٱلْمُجْرِمِينَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiDoğrusu suçlulara böyle yaparız.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

إِنَّهُمْ كَانُوٓا۟ إِذَا قِيلَ لَهُمْ لَآ إِلَٰهَ إِلَّا ٱللَّهُ يَسْتَكْبِرُونَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiOnlara: "Allah'tan başka tanrı yoktur" denildiği zaman şüphesiz büyüklenirler.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

وَيَقُولُونَ أَئِنَّا لَتَارِكُوٓا۟ ءَالِهَتِنَا لِشَاعِرٍ مَّجْنُونٍۭ

Diyanet İşleri Başkanlığı Meali"Deli bir şair yüzünden tanrılarımızı mı bırakalım?" derlerdi.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

بَلْ جَآءَ بِٱلْحَقِّ وَصَدَّقَ ٱلْمُرْسَلِينَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiHayır; o, gerçeği getirmiş ve peygamberleri doğrulamıştı.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

إِنَّكُمْ لَذَآئِقُوا۟ ٱلْعَذَابِ ٱلْأَلِيمِ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiŞüphesiz siz can yakıcı azabı tadacaksınız.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

وَمَا تُجْزَوْنَ إِلَّا مَا كُنتُمْ تَعْمَلُونَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiYaptığınızdan başka birşeyle cezalanmayacaksınız.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

إِلَّا عِبَادَ ٱللَّهِ ٱلْمُخْلَصِينَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiAncak Allah'a içten bağlı kullar bunun dışındadır.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

أُو۟لَٰٓئِكَ لَهُمْ رِزْقٌ مَّعْلُومٌ

Diyanet İşleri Başkanlığı Mealiİşte bildirilen rızık ve meyveler onlaradır. Nimet cennetlerinde, karşılıklı tahtlar üzerinde kendilerine ikram olunur.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

فَوَٰكِهُ وَهُم مُّكْرَمُونَ

Diyanet İşleri Başkanlığı Mealiİşte bildirilen rızık ve meyveler onlaradır. Nimet cennetlerinde, karşılıklı tahtlar üzerinde kendilerine ikram olunur.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

فِى جَنَّٰتِ ٱلنَّعِيمِ

Diyanet İşleri Başkanlığı Mealiİşte bildirilen rızık ve meyveler onlaradır. Nimet cennetlerinde, karşılıklı tahtlar üzerinde kendilerine ikram olunur.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

عَلَىٰ سُرُرٍ مُّتَقَٰبِلِينَ

Diyanet İşleri Başkanlığı Mealiİşte bildirilen rızık ve meyveler onlaradır. Nimet cennetlerinde, karşılıklı tahtlar üzerinde kendilerine ikram olunur.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

يُطَافُ عَلَيْهِم بِكَأْسٍ مِّن مَّعِينٍۭ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiBaş ağrısı vermeyen, sarhoş etmeyen, içenlere zevk bahşeden bembeyaz bir kaynaktan doldurulmuş kadehler sunulur.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

بَيْضَآءَ لَذَّةٍ لِّلشَّٰرِبِينَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiBaş ağrısı vermeyen, sarhoş etmeyen, içenlere zevk bahşeden bembeyaz bir kaynaktan doldurulmuş kadehler sunulur.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

لَا فِيهَا غَوْلٌ وَلَا هُمْ عَنْهَا يُنزَفُونَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiBaş ağrısı vermeyen, sarhoş etmeyen, içenlere zevk bahşeden bembeyaz bir kaynaktan doldurulmuş kadehler sunulur.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

وَعِندَهُمْ قَٰصِرَٰتُ ٱلطَّرْفِ عِينٌ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiYanlarında, örtülü yumurta gibi (bembeyaz), bakışlarını da yalnız eşlerine çevirmiş güzel gözlüler vardır.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

كَأَنَّهُنَّ بَيْضٌ مَّكْنُونٌ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiYanlarında, örtülü yumurta gibi (bembeyaz), bakışlarını da yalnız eşlerine çevirmiş güzel gözlüler vardır.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

فَأَقْبَلَ بَعْضُهُمْ عَلَىٰ بَعْضٍ يَتَسَآءَلُونَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiBirbirlerine dönüp sorarlar:

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

قَالَ قَآئِلٌ مِّنْهُمْ إِنِّى كَانَ لِى قَرِينٌ

Diyanet İşleri Başkanlığı Mealiİçlerinden biri şöyle der: "Benim bir dostum vardı, bana: 'Sen de mi, ölüp toprak ve kemik olduğumuz zaman dirilerek ceza göreceğimizi tasdik edenlerdensin?' derdi."

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

يَقُولُ أَءِنَّكَ لَمِنَ ٱلْمُصَدِّقِينَ

Diyanet İşleri Başkanlığı Mealiİçlerinden biri şöyle der: "Benim bir dostum vardı, bana: 'Sen de mi, ölüp toprak ve kemik olduğumuz zaman dirilerek ceza göreceğimizi tasdik edenlerdensin?' derdi."

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

أَءِذَا مِتْنَا وَكُنَّا تُرَابًا وَعِظَٰمًا أَءِنَّا لَمَدِينُونَ

Diyanet İşleri Başkanlığı Mealiİçlerinden biri şöyle der: "Benim bir dostum vardı, bana: 'Sen de mi, ölüp toprak ve kemik olduğumuz zaman dirilerek ceza göreceğimizi tasdik edenlerdensin?' derdi."

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

قَالَ هَلْ أَنتُم مُّطَّلِعُونَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiYanındakilere: "Siz onu bilir misiniz?" der.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

فَٱطَّلَعَ فَرَءَاهُ فِى سَوَآءِ ٱلْجَحِيمِ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiBir bakar onu cehennemin ortasında görür.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

قَالَ تَٱللَّهِ إِن كِدتَّ لَتُرْدِينِ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiOna der ki: "Allah'a and olsun ki, az kalsın beni de mahvedecektin."

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

وَلَوْلَا نِعْمَةُ رَبِّى لَكُنتُ مِنَ ٱلْمُحْضَرِينَ

Diyanet İşleri Başkanlığı Meali"Eğer Rabbimin lütfu olmasaydı ben de oraya götürülenlerden olurdum."

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

أَفَمَا نَحْنُ بِمَيِّتِينَ

Diyanet İşleri Başkanlığı Meali"Birinci ölümden sonra bir daha ölmeyeceğiz değil mi? Azap da görmeyeceğiz ha?"

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

إِلَّا مَوْتَتَنَا ٱلْأُولَىٰ وَمَا نَحْنُ بِمُعَذَّبِينَ

Diyanet İşleri Başkanlığı Meali"Birinci ölümden sonra bir daha ölmeyeceğiz değil mi? Azap da görmeyeceğiz ha?"

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

إِنَّ هَٰذَا لَهُوَ ٱلْفَوْزُ ٱلْعَظِيمُ

Diyanet İşleri Başkanlığı Mealiİşte büyük kurtuluş şüphesiz budur.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

لِمِثْلِ هَٰذَا فَلْيَعْمَلِ ٱلْعَٰمِلُونَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiÇalışanlar bunun için çalışsın.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

أَذَٰلِكَ خَيْرٌ نُّزُلًا أَمْ شَجَرَةُ ٱلزَّقُّومِ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiKonukluk olarak bu mu iyidir, yoksa zakkum ağacı mı?

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

إِنَّا جَعَلْنَٰهَا فِتْنَةً لِّلظَّٰلِمِينَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiBiz o ağacı, zalimler için bir dert yaptık.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

إِنَّهَا شَجَرَةٌ تَخْرُجُ فِىٓ أَصْلِ ٱلْجَحِيمِ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiO, cehennemin dibinde çıkan bir ağaçtır.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

طَلْعُهَا كَأَنَّهُۥ رُءُوسُ ٱلشَّيَٰطِينِ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiTomurcukları şeytan başı gibidir.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

فَإِنَّهُمْ لَـَٔاكِلُونَ مِنْهَا فَمَالِـُٔونَ مِنْهَا ٱلْبُطُونَ

Diyanet İşleri Başkanlığı Mealiİşte cehennemlikler bundan yerler, karınlarını onunla doldururlar.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

ثُمَّ إِنَّ لَهُمْ عَلَيْهَا لَشَوْبًا مِّنْ حَمِيمٍ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiSonra, üzerine kaynar su katılmış içki şüphesiz onlar içindir.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

ثُمَّ إِنَّ مَرْجِعَهُمْ لَإِلَى ٱلْجَحِيمِ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiDoğrusu sonra dönecekleri yer yine cehennemdir.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

إِنَّهُمْ أَلْفَوْا۟ ءَابَآءَهُمْ ضَآلِّينَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiOnlar babalarını şüphesiz sapık kimseler olarak bulmuşlardı.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

فَهُمْ عَلَىٰٓ ءَاثَٰرِهِمْ يُهْرَعُونَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiÖyleyken yine de onların izlerinden kovalanırcasına koşturuyorlardı.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

وَلَقَدْ ضَلَّ قَبْلَهُمْ أَكْثَرُ ٱلْأَوَّلِينَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiOnlardan önce, evvelki ümmetlerin çoğu, and olsun ki sapıtmıştı.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

وَلَقَدْ أَرْسَلْنَا فِيهِم مُّنذِرِينَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiAnd olsun ki, içlerine uyarıcılar göndermiştik.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

فَٱنظُرْ كَيْفَ كَانَ عَٰقِبَةُ ٱلْمُنذَرِينَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiUyarıldığı halde yola gelmeyenlerin sonunun nasıl olduğuna bir bak!

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

إِلَّا عِبَادَ ٱللَّهِ ٱلْمُخْلَصِينَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiAllah'ın, O'na içten bağlanan kulları bunun dışındadır.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

وَلَقَدْ نَادَىٰنَا نُوحٌ فَلَنِعْمَ ٱلْمُجِيبُونَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiAnd olsun ki, Nuh Bize seslenmişti de duasına ne güzel icabet etmiştik.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

وَنَجَّيْنَٰهُ وَأَهْلَهُۥ مِنَ ٱلْكَرْبِ ٱلْعَظِيمِ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiOnu ve ailesini büyük sıkıntıdan kurtarmıştık.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

وَجَعَلْنَا ذُرِّيَّتَهُۥ هُمُ ٱلْبَاقِينَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiAncak onun soyunu sürekli kıldık.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

وَتَرَكْنَا عَلَيْهِ فِى ٱلْـَٔاخِرِينَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiSonra gelenler içinde "Alemlerde, Nuh'a selam olsun" diye ona iyi bir ün bıraktık.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

سَلَٰمٌ عَلَىٰ نُوحٍ فِى ٱلْعَٰلَمِينَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiSonra gelenler içinde "Alemlerde, Nuh'a selam olsun" diye ona iyi bir ün bıraktık.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

إِنَّا كَذَٰلِكَ نَجْزِى ٱلْمُحْسِنِينَ

Diyanet İşleri Başkanlığı Mealiİşte Biz iyi davrananları böyle mükafatlandırırız.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

إِنَّهُۥ مِنْ عِبَادِنَا ٱلْمُؤْمِنِينَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiDoğrusu o, bizim inanmış kullarımızdandı.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

ثُمَّ أَغْرَقْنَا ٱلْـَٔاخَرِينَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiSonra, diğerlerini suda boğduk.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

وَإِنَّ مِن شِيعَتِهِۦ لَإِبْرَٰهِيمَ

Diyanet İşleri Başkanlığı Mealiİbrahim de şüphesiz O'nun yolunda olanlardandı.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

إِذْ جَآءَ رَبَّهُۥ بِقَلْبٍ سَلِيمٍ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiNitekim Rabbine temiz bir kalple geldi.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

إِذْ قَالَ لِأَبِيهِ وَقَوْمِهِۦ مَاذَا تَعْبُدُونَ

Diyanet İşleri Başkanlığı Mealiİbrahim babasına ve milletine şöyle demişti: "Nelere kulluk ediyorsunuz?"

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

أَئِفْكًا ءَالِهَةً دُونَ ٱللَّهِ تُرِيدُونَ

Diyanet İşleri Başkanlığı Meali"Allah'ı bırakıp uydurma tanrılar mı istiyorsunuz?"

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

فَمَا ظَنُّكُم بِرَبِّ ٱلْعَٰلَمِينَ

Diyanet İşleri Başkanlığı Meali"Alemlerin Rabbi hakkındaki sanınız nedir?"

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

فَنَظَرَ نَظْرَةً فِى ٱلنُّجُومِ

Diyanet İşleri Başkanlığı Mealiİbrahim yıldızlara bir göz attı ve "Ben rahatsızım" dedi.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

فَقَالَ إِنِّى سَقِيمٌ

Diyanet İşleri Başkanlığı Mealiİbrahim yıldızlara bir göz attı ve "Ben rahatsızım" dedi.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

فَتَوَلَّوْا۟ عَنْهُ مُدْبِرِينَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiOnu bırakıp gittiler.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

فَرَاغَ إِلَىٰٓ ءَالِهَتِهِمْ فَقَالَ أَلَا تَأْكُلُونَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiO da onların tanrılarına gizlice yönelip: "Sundukları yiyecekleri yemiyor musunuz? Ne o, konuşmuyor musunuz?" dedi.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

مَا لَكُمْ لَا تَنطِقُونَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiO da onların tanrılarına gizlice yönelip: "Sundukları yiyecekleri yemiyor musunuz? Ne o, konuşmuyor musunuz?" dedi.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

فَرَاغَ عَلَيْهِمْ ضَرْبًۢا بِٱلْيَمِينِ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiSonunda, üzerlerine yürüyüp kuvvetle vurdu.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

فَأَقْبَلُوٓا۟ إِلَيْهِ يَزِفُّونَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiBunun üzerine putperestler koşarak ona geldiler.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

قَالَ أَتَعْبُدُونَ مَا تَنْحِتُونَ

Diyanet İşleri Başkanlığı Mealiİbrahim onlara şöyle söyledi: "Yonttuğunuz şeylere mi tapıyorsunuz? Oysa sizi de, yonttuklarınızı da Allah yaratmıştır."

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

وَٱللَّهُ خَلَقَكُمْ وَمَا تَعْمَلُونَ

Diyanet İşleri Başkanlığı Mealiİbrahim onlara şöyle söyledi: "Yonttuğunuz şeylere mi tapıyorsunuz? Oysa sizi de, yonttuklarınızı da Allah yaratmıştır."

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

قَالُوا۟ ٱبْنُوا۟ لَهُۥ بُنْيَٰنًا فَأَلْقُوهُ فِى ٱلْجَحِيمِ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiPutperestler: "Onun için bir yapı yapın da onu oradan ateşin içine atın" dediler.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

فَأَرَادُوا۟ بِهِۦ كَيْدًا فَجَعَلْنَٰهُمُ ٱلْأَسْفَلِينَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiOna düzen kurmak istediler, ama Biz onları altettik.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

وَقَالَ إِنِّى ذَاهِبٌ إِلَىٰ رَبِّى سَيَهْدِينِ

Diyanet İşleri Başkanlığı Mealiİbrahim: "Doğrusu ben Rabbim uğrunda sizi bırakıp gidiyorum; O beni doğru yola eriştirir" dedi.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

رَبِّ هَبْ لِى مِنَ ٱلصَّٰلِحِينَ

Diyanet İşleri Başkanlığı Meali"Rabbim! Bana iyilerden olacak bir çocuk ver" diye yalvardı.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

فَبَشَّرْنَٰهُ بِغُلَٰمٍ حَلِيمٍ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiBiz de ona yumuşak huylu bir oğlan müjdeledik.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

فَلَمَّا بَلَغَ مَعَهُ ٱلسَّعْىَ قَالَ يَٰبُنَىَّ إِنِّىٓ أَرَىٰ فِى ٱلْمَنَامِ أَنِّىٓ أَذْبَحُكَ فَٱنظُرْ مَاذَا تَرَىٰ قَالَ يَٰٓأَبَتِ ٱفْعَلْ مَا تُؤْمَرُ سَتَجِدُنِىٓ إِن شَآءَ ٱللَّهُ مِنَ ٱلصَّٰبِرِينَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiÇocuk kendisinin yanısıra yürümeye başlayınca: "Ey oğulcuğum! Doğrusu ben uykuda iken seni boğazladığımı görüyorum, bir düşün, ne dersin?" dedi. "Ey babacığım! Ne ile emrolundunsa yap, Allah dilerse, sabredenlerden olduğumu göreceksin" dedi.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

فَلَمَّآ أَسْلَمَا وَتَلَّهُۥ لِلْجَبِينِ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiBöylece ikisi de Allah' a teslimiyet gösterip, babası oğlunu alnı üzerine yatırınca Biz: "Ey İbrahim! Rüyayı gerçek yaptın; işte biz iyi davrananları böylece mükafatlandırırız" diye seslendik.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

وَنَٰدَيْنَٰهُ أَن يَٰٓإِبْرَٰهِيمُ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiBöylece ikisi de Allah' a teslimiyet gösterip, babası oğlunu alnı üzerine yatırınca Biz: "Ey İbrahim! Rüyayı gerçek yaptın; işte biz iyi davrananları böylece mükafatlandırırız" diye seslendik.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

قَدْ صَدَّقْتَ ٱلرُّءْيَآ إِنَّا كَذَٰلِكَ نَجْزِى ٱلْمُحْسِنِينَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiBöylece ikisi de Allah' a teslimiyet gösterip, babası oğlunu alnı üzerine yatırınca Biz: "Ey İbrahim! Rüyayı gerçek yaptın; işte biz iyi davrananları böylece mükafatlandırırız" diye seslendik.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

إِنَّ هَٰذَا لَهُوَ ٱلْبَلَٰٓؤُا۟ ٱلْمُبِينُ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiDoğrusu bu apaçık bir deneme idi.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

وَفَدَيْنَٰهُ بِذِبْحٍ عَظِيمٍ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiOna fidye olarak büyük bir kurbanlık verdik.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

وَتَرَكْنَا عَلَيْهِ فِى ٱلْـَٔاخِرِينَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiSonra gelenler içinde "İbrahim'e selam olsun" diye ona iyi bir ün bıraktık.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

سَلَٰمٌ عَلَىٰٓ إِبْرَٰهِيمَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiSonra gelenler içinde "İbrahim'e selam olsun" diye ona iyi bir ün bıraktık.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

كَذَٰلِكَ نَجْزِى ٱلْمُحْسِنِينَ

Diyanet İşleri Başkanlığı Mealiİşte iyileri böylece mükafatlandırırız.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

إِنَّهُۥ مِنْ عِبَادِنَا ٱلْمُؤْمِنِينَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiDoğrusu o, inanmış kullarımızdandı.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

وَبَشَّرْنَٰهُ بِإِسْحَٰقَ نَبِيًّا مِّنَ ٱلصَّٰلِحِينَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiOna, iyilerden olan İshak'ı peygamber olarak müjdeledik.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

وَبَٰرَكْنَا عَلَيْهِ وَعَلَىٰٓ إِسْحَٰقَ وَمِن ذُرِّيَّتِهِمَا مُحْسِنٌ وَظَالِمٌ لِّنَفْسِهِۦ مُبِينٌ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiKendisini ve İshak'ı mübarek kıldık; ikisinin soyundan iyi olan da vardır, açıktan açığa kendisine yazık eden de vardır.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

وَلَقَدْ مَنَنَّا عَلَىٰ مُوسَىٰ وَهَٰرُونَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiAnd olsun ki Musa ve Harun'a da iyilikte bulunmuştuk.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

وَنَجَّيْنَٰهُمَا وَقَوْمَهُمَا مِنَ ٱلْكَرْبِ ٱلْعَظِيمِ

Diyanet İşleri Başkanlığı Mealiİkisini ve milletlerini büyük bir sıkıntıdan kurtarmıştık.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

وَنَصَرْنَٰهُمْ فَكَانُوا۟ هُمُ ٱلْغَٰلِبِينَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiOnlara yardım etmiştik de üstün gelmişlerdi.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

وَءَاتَيْنَٰهُمَا ٱلْكِتَٰبَ ٱلْمُسْتَبِينَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiHer ikisine de, apaçık anlaşılan bir Kitap vermiştik.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

وَهَدَيْنَٰهُمَا ٱلصِّرَٰطَ ٱلْمُسْتَقِيمَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiHer ikisini de doğru yola eriştirmiştik.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

وَتَرَكْنَا عَلَيْهِمَا فِى ٱلْـَٔاخِرِينَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiSonra gelenler içinde "Musa ve Harun'a selam olsun" diye iyi birer ün bıraktık.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

سَلَٰمٌ عَلَىٰ مُوسَىٰ وَهَٰرُونَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiSonra gelenler içinde "Musa ve Harun'a selam olsun" diye iyi birer ün bıraktık.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

إِنَّا كَذَٰلِكَ نَجْزِى ٱلْمُحْسِنِينَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiDoğrusu Biz, iyileri böylece mükafatlandırırız.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

إِنَّهُمَا مِنْ عِبَادِنَا ٱلْمُؤْمِنِينَ

Diyanet İşleri Başkanlığı Mealiİkisi de şüphesiz inanmış kullarımızdandı.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

وَإِنَّ إِلْيَاسَ لَمِنَ ٱلْمُرْسَلِينَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiDoğrusu İlyas da peygamberlerdendir.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

إِذْ قَالَ لِقَوْمِهِۦٓ أَلَا تَتَّقُونَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiMilletine: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Biçim verenlerin en iyisi olan, sizin de Rabbiniz, önceki babalarınızın da Rabbi bulunan Allah'ı bırakıp da Baal putuna mı taparsınız?" demişti.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

أَتَدْعُونَ بَعْلًا وَتَذَرُونَ أَحْسَنَ ٱلْخَٰلِقِينَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiMilletine: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Biçim verenlerin en iyisi olan, sizin de Rabbiniz, önceki babalarınızın da Rabbi bulunan Allah'ı bırakıp da Baal putuna mı taparsınız?" demişti.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

ٱللَّهَ رَبَّكُمْ وَرَبَّ ءَابَآئِكُمُ ٱلْأَوَّلِينَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiMilletine: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Biçim verenlerin en iyisi olan, sizin de Rabbiniz, önceki babalarınızın da Rabbi bulunan Allah'ı bırakıp da Baal putuna mı taparsınız?" demişti.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

فَكَذَّبُوهُ فَإِنَّهُمْ لَمُحْضَرُونَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiBunun üzerine onu yalanlamışlardı. Allah'ın O'na içten bağlı kulları bir yana, bunların hepsi cehenneme götürüleceklerdi.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

إِلَّا عِبَادَ ٱللَّهِ ٱلْمُخْلَصِينَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiBunun üzerine onu yalanlamışlardı. Allah'ın O'na içten bağlı kulları bir yana, bunların hepsi cehenneme götürüleceklerdi.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

وَتَرَكْنَا عَلَيْهِ فِى ٱلْـَٔاخِرِينَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiSonra gelenler içinde, "İlyas'a selam olsun" diye bir ün bıraktık.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

سَلَٰمٌ عَلَىٰٓ إِلْ يَاسِينَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiSonra gelenler içinde, "İlyas'a selam olsun" diye bir ün bıraktık.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

إِنَّا كَذَٰلِكَ نَجْزِى ٱلْمُحْسِنِينَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiDoğrusu Biz iyileri böylece mükafatlandırırız.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

إِنَّهُۥ مِنْ عِبَادِنَا ٱلْمُؤْمِنِينَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiO, inanmış kullarımızdandı.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

وَإِنَّ لُوطًا لَّمِنَ ٱلْمُرْسَلِينَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiŞüphesiz Lut da peygamberlerdendir.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

إِذْ نَجَّيْنَٰهُ وَأَهْلَهُۥٓ أَجْمَعِينَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiGeridekiler arasında kalan yaşlı bir kadın dışında, Lut'u ve ailesinin hepsini kurtarmıştık.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

إِلَّا عَجُوزًا فِى ٱلْغَٰبِرِينَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiGeridekiler arasında kalan yaşlı bir kadın dışında, Lut'u ve ailesinin hepsini kurtarmıştık.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

ثُمَّ دَمَّرْنَا ٱلْـَٔاخَرِينَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiSonra diğerlerini yok etmiştik.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

وَإِنَّكُمْ لَتَمُرُّونَ عَلَيْهِم مُّصْبِحِينَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiSabah akşam, onların yerleri üzerinden geçersiniz. Akletmez misiniz?

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

وَبِٱلَّيْلِ أَفَلَا تَعْقِلُونَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiSabah akşam, onların yerleri üzerinden geçersiniz. Akletmez misiniz?

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

وَإِنَّ يُونُسَ لَمِنَ ٱلْمُرْسَلِينَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiDoğrusu Yunus da peygamberlerdendir.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

إِذْ أَبَقَ إِلَى ٱلْفُلْكِ ٱلْمَشْحُونِ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiDolu bir gemiye kaçmıştı.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

فَسَاهَمَ فَكَانَ مِنَ ٱلْمُدْحَضِينَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiGemide olanlarla karşılıklı kura çekmişti de yenilenlerden olmuştu, bu sebeple denize atılmıştı.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

فَٱلْتَقَمَهُ ٱلْحُوتُ وَهُوَ مُلِيمٌ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiKendini kınarken onu bir balık yutmuştu.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

فَلَوْلَآ أَنَّهُۥ كَانَ مِنَ ٱلْمُسَبِّحِينَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiEğer Allah'ı tesbih edenlerden olmasaydı, tekrar diriltilecek güne kadar balığın karnında kalacaktı.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

لَلَبِثَ فِى بَطْنِهِۦٓ إِلَىٰ يَوْمِ يُبْعَثُونَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiEğer Allah'ı tesbih edenlerden olmasaydı, tekrar diriltilecek güne kadar balığın karnında kalacaktı.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

فَنَبَذْنَٰهُ بِٱلْعَرَآءِ وَهُوَ سَقِيمٌ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiHalsiz bir halde iken kendisini sahile çıkardık.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

وَأَنۢبَتْنَا عَلَيْهِ شَجَرَةً مِّن يَقْطِينٍ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiOnun için, geniş yapraklı bir bitki yetiştirdik.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

وَأَرْسَلْنَٰهُ إِلَىٰ مِا۟ئَةِ أَلْفٍ أَوْ يَزِيدُونَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiOnu, yüzbin veya daha çok kişiye peygamber olarak gönderdik.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

فَـَٔامَنُوا۟ فَمَتَّعْنَٰهُمْ إِلَىٰ حِينٍ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiSonunda ona inandılar, bunun üzerine Biz de onları bir süreye kadar geçindirdik.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

فَٱسْتَفْتِهِمْ أَلِرَبِّكَ ٱلْبَنَاتُ وَلَهُمُ ٱلْبَنُونَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiPutperestlere sor, kızlar senin Rabbinin de erkekler onların mı?

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

أَمْ خَلَقْنَا ٱلْمَلَٰٓئِكَةَ إِنَٰثًا وَهُمْ شَٰهِدُونَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiYoksa melekleri kız olarak yarattığımızda onlar hazır mı idiler?

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

أَلَآ إِنَّهُم مِّنْ إِفْكِهِمْ لَيَقُولُونَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiDikkat edin; doğrusu onlar yalan uydurup söylüyorlar, "Allah doğurdu" diyorlar. Onlar şüphesiz yalancıdırlar.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

وَلَدَ ٱللَّهُ وَإِنَّهُمْ لَكَٰذِبُونَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiDikkat edin; doğrusu onlar yalan uydurup söylüyorlar, "Allah doğurdu" diyorlar. Onlar şüphesiz yalancıdırlar.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

أَصْطَفَى ٱلْبَنَاتِ عَلَى ٱلْبَنِينَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiAllah kızları, oğullara tercih mi etmiş?

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

مَا لَكُمْ كَيْفَ تَحْكُمُونَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiNe oluyorsunuz? Ne biçim hükmediyorsunuz?

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

أَفَلَا تَذَكَّرُونَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiHiç düşünmez misiniz?

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

أَمْ لَكُمْ سُلْطَٰنٌ مُّبِينٌ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiYoksa apaçık bir deliliniz mi var?

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

فَأْتُوا۟ بِكِتَٰبِكُمْ إِن كُنتُمْ صَٰدِقِينَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiDoğru sözlülerden iseniz, kitabınızı getirin bakalım.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

وَجَعَلُوا۟ بَيْنَهُۥ وَبَيْنَ ٱلْجِنَّةِ نَسَبًا وَلَقَدْ عَلِمَتِ ٱلْجِنَّةُ إِنَّهُمْ لَمُحْضَرُونَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiAllah'la cinler (melekler) arasında da bir soy bağı icadettiler. And olsun ki, cinler de, kendilerinin (bunu söyleyenlerin) hesap yerine götürüleceklerini bilirler.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

سُبْحَٰنَ ٱللَّهِ عَمَّا يَصِفُونَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiAllah onların vasıflandırmalarından münezzehtir.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

إِلَّا عِبَادَ ٱللَّهِ ٱلْمُخْلَصِينَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiAllah'ın içten bağlı kulları bunların dışındadır.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

فَإِنَّكُمْ وَمَا تَعْبُدُونَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiSizler ve taptığınız şeyler, cehenneme girecek kimseden başkasını Allah'a karşı azdırıcı değilsiniz.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

مَآ أَنتُمْ عَلَيْهِ بِفَٰتِنِينَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiSizler ve taptığınız şeyler, cehenneme girecek kimseden başkasını Allah'a karşı azdırıcı değilsiniz.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

إِلَّا مَنْ هُوَ صَالِ ٱلْجَحِيمِ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiSizler ve taptığınız şeyler, cehenneme girecek kimseden başkasını Allah'a karşı azdırıcı değilsiniz.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

وَمَا مِنَّآ إِلَّا لَهُۥ مَقَامٌ مَّعْلُومٌ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiMelekler şöyle derler: "Bizim her birimizin bilinen bir makamı vardır. Şüphesiz biz sıra sıra duranlarız, şüphesiz biz Allah'ı tesbih edenleriz."

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

وَإِنَّا لَنَحْنُ ٱلصَّآفُّونَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiMelekler şöyle derler: "Bizim her birimizin bilinen bir makamı vardır. Şüphesiz biz sıra sıra duranlarız, şüphesiz biz Allah'ı tesbih edenleriz."

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

وَإِنَّا لَنَحْنُ ٱلْمُسَبِّحُونَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiMelekler şöyle derler: "Bizim her birimizin bilinen bir makamı vardır. Şüphesiz biz sıra sıra duranlarız, şüphesiz biz Allah'ı tesbih edenleriz."

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

وَإِن كَانُوا۟ لَيَقُولُونَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiPutperestler: "Öncekilerde olduğu gibi bizde de bir kitap olsaydı, Allah'ın O'na içten bağlanan kulları olurduk" derlerdi.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

لَوْ أَنَّ عِندَنَا ذِكْرًا مِّنَ ٱلْأَوَّلِينَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiPutperestler: "Öncekilerde olduğu gibi bizde de bir kitap olsaydı, Allah'ın O'na içten bağlanan kulları olurduk" derlerdi.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

لَكُنَّا عِبَادَ ٱللَّهِ ٱلْمُخْلَصِينَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiPutperestler: "Öncekilerde olduğu gibi bizde de bir kitap olsaydı, Allah'ın O'na içten bağlanan kulları olurduk" derlerdi.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

فَكَفَرُوا۟ بِهِۦ فَسَوْفَ يَعْلَمُونَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiBöyleyken O'nu inkar ettiler. Ama bileceklerdir.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

وَلَقَدْ سَبَقَتْ كَلِمَتُنَا لِعِبَادِنَا ٱلْمُرْسَلِينَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiAnd olsun ki, peygamber kullarımıza söz vermişizdir.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

إِنَّهُمْ لَهُمُ ٱلْمَنصُورُونَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiOnlar şüphesiz yardım göreceklerdir.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

وَإِنَّ جُندَنَا لَهُمُ ٱلْغَٰلِبُونَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiBizim ordumuz şüphesiz üstün gelecektir.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

فَتَوَلَّ عَنْهُمْ حَتَّىٰ حِينٍ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiBir süreye kadar onlara aldırış etme.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

وَأَبْصِرْهُمْ فَسَوْفَ يُبْصِرُونَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiOnlara inecek azabı gözetle, onlar da göreceklerdir.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

أَفَبِعَذَابِنَا يَسْتَعْجِلُونَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiAzabımıza uğramakta acele mi ediyorlar?

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

فَإِذَا نَزَلَ بِسَاحَتِهِمْ فَسَآءَ صَبَاحُ ٱلْمُنذَرِينَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiO azap, yurtlarına indiğinde, uyarılan fakat yola gelmeyenlerin sabahı ne kötü olur!

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

وَتَوَلَّ عَنْهُمْ حَتَّىٰ حِينٍ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiBir süreye kadar onlardan yüz çevir.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

وَأَبْصِرْ فَسَوْفَ يُبْصِرُونَ

Diyanet İşleri Başkanlığı Mealiİnecek azabı gözetle, onlar da göreceklerdir.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

سُبْحَٰنَ رَبِّكَ رَبِّ ٱلْعِزَّةِ عَمَّا يَصِفُونَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiSenin güçlü olan Rabbin, onların vasıflandırmalarından münezzehtir.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

وَسَلَٰمٌ عَلَى ٱلْمُرْسَلِينَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiVe selam, peygamberleredir.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

وَٱلْحَمْدُ لِلَّهِ رَبِّ ٱلْعَٰلَمِينَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiHamd de Alemlerin Rabbi Allah'adır.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

Bir konu mu arıyorsunuz? Anlam aramasında sorunuzu yazın; tüm Kur'an anlam düzeyinde taranır.