caseriq

Şuarâ Suresi الشعراء

227 ayet · Mekke döneminde inmiştir · iniş sırası 47 · Kur'an'daki sırası 26

بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ طسٓمٓ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiTa, Sin, Mim.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

تِلْكَ ءَايَٰتُ ٱلْكِتَٰبِ ٱلْمُبِينِ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiBunlar apaçık Kitap'ın ayetleridir.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

لَعَلَّكَ بَٰخِعٌ نَّفْسَكَ أَلَّا يَكُونُوا۟ مُؤْمِنِينَ

Diyanet İşleri Başkanlığı Mealiİnanmıyorlar diye nerdeyse kendini mahvedeceksin.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

إِن نَّشَأْ نُنَزِّلْ عَلَيْهِم مِّنَ ٱلسَّمَآءِ ءَايَةً فَظَلَّتْ أَعْنَٰقُهُمْ لَهَا خَٰضِعِينَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiBiz dilesek onlara gökten bir mucize indiririz de ona boyun eğip kalırlar.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

وَمَا يَأْتِيهِم مِّن ذِكْرٍ مِّنَ ٱلرَّحْمَٰنِ مُحْدَثٍ إِلَّا كَانُوا۟ عَنْهُ مُعْرِضِينَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiRahman'dan kendilerine gelen her yeni öğütten mutlaka yüz çevirirler.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

فَقَدْ كَذَّبُوا۟ فَسَيَأْتِيهِمْ أَنۢبَٰٓؤُا۟ مَا كَانُوا۟ بِهِۦ يَسْتَهْزِءُونَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiEvet, yalanladılar; alay edip durdukları şeylerin haberleri kendilerine ulaşacaktır.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

أَوَلَمْ يَرَوْا۟ إِلَى ٱلْأَرْضِ كَمْ أَنۢبَتْنَا فِيهَا مِن كُلِّ زَوْجٍ كَرِيمٍ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiYeryüzüne bakmazlar mı? Orada, bitkilerden nice güzel çiftler yetiştirmişizdir.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَـَٔايَةً وَمَا كَانَ أَكْثَرُهُم مُّؤْمِنِينَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiŞüphesiz bunlarda Allah'ın kudretine işaret vardır, ama çoğu inanmazlar.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

وَإِنَّ رَبَّكَ لَهُوَ ٱلْعَزِيزُ ٱلرَّحِيمُ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiRabbin şüphesiz güçlüdür, merhametlidir.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

وَإِذْ نَادَىٰ رَبُّكَ مُوسَىٰٓ أَنِ ٱئْتِ ٱلْقَوْمَ ٱلظَّٰلِمِينَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiRabbin Musa'ya: "Haksızlık eden millete, Firavun'un milletine git" diye nida etmişti. "Haksızlıktan sakınmazlar mı?"

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

قَوْمَ فِرْعَوْنَ أَلَا يَتَّقُونَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiRabbin Musa'ya: "Haksızlık eden millete, Firavun'un milletine git" diye nida etmişti. "Haksızlıktan sakınmazlar mı?"

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

قَالَ رَبِّ إِنِّىٓ أَخَافُ أَن يُكَذِّبُونِ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiMusa: "Rabbim! Doğrusu beni yalanlamalarından korkuyorum; göğsüm daralıyor, dilim açılmıyor. Onun için Harun'a da elçilik ver. Onların bana isnat ettikleri bir suç da vardır. Beni öldürmelerinden korkuyorum" demişti.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

وَيَضِيقُ صَدْرِى وَلَا يَنطَلِقُ لِسَانِى فَأَرْسِلْ إِلَىٰ هَٰرُونَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiMusa: "Rabbim! Doğrusu beni yalanlamalarından korkuyorum; göğsüm daralıyor, dilim açılmıyor. Onun için Harun'a da elçilik ver. Onların bana isnat ettikleri bir suç da vardır. Beni öldürmelerinden korkuyorum" demişti.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

وَلَهُمْ عَلَىَّ ذَنۢبٌ فَأَخَافُ أَن يَقْتُلُونِ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiMusa: "Rabbim! Doğrusu beni yalanlamalarından korkuyorum; göğsüm daralıyor, dilim açılmıyor. Onun için Harun'a da elçilik ver. Onların bana isnat ettikleri bir suç da vardır. Beni öldürmelerinden korkuyorum" demişti.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

قَالَ كَلَّا فَٱذْهَبَا بِـَٔايَٰتِنَآ إِنَّا مَعَكُم مُّسْتَمِعُونَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiAllah: "Hayır; ikiniz mucizelerimizle gidiniz. Doğrusu Biz sizinle beraber dinlemekteyiz. Firavun'a varınız: "Biz şüphesiz alemlerin Rabbinin elçisiyiz; İsrailoğullarını bizimle beraber gönder, deyiniz" demişti.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

فَأْتِيَا فِرْعَوْنَ فَقُولَآ إِنَّا رَسُولُ رَبِّ ٱلْعَٰلَمِينَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiAllah: "Hayır; ikiniz mucizelerimizle gidiniz. Doğrusu Biz sizinle beraber dinlemekteyiz. Firavun'a varınız: "Biz şüphesiz alemlerin Rabbinin elçisiyiz; İsrailoğullarını bizimle beraber gönder, deyiniz" demişti.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

أَنْ أَرْسِلْ مَعَنَا بَنِىٓ إِسْرَٰٓءِيلَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiAllah: "Hayır; ikiniz mucizelerimizle gidiniz. Doğrusu Biz sizinle beraber dinlemekteyiz. Firavun'a varınız: "Biz şüphesiz alemlerin Rabbinin elçisiyiz; İsrailoğullarını bizimle beraber gönder, deyiniz" demişti.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

قَالَ أَلَمْ نُرَبِّكَ فِينَا وَلِيدًا وَلَبِثْتَ فِينَا مِنْ عُمُرِكَ سِنِينَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiFiravun Musa'ya: "Biz seni çocukken yanımıza alıp büyütmedik mi? Hayatının birçok yıllarını aramızda geçirmedin mi? Sonunda yapacağını da yaptın. Sen nankörün birisin" dedi.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

وَفَعَلْتَ فَعْلَتَكَ ٱلَّتِى فَعَلْتَ وَأَنتَ مِنَ ٱلْكَٰفِرِينَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiFiravun Musa'ya: "Biz seni çocukken yanımıza alıp büyütmedik mi? Hayatının birçok yıllarını aramızda geçirmedin mi? Sonunda yapacağını da yaptın. Sen nankörün birisin" dedi.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

قَالَ فَعَلْتُهَآ إِذًا وَأَنَا۠ مِنَ ٱلضَّآلِّينَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiMusa: "O işi kasden yaptımsa sapıklardan biri sayılırım. Bu yüzden sizden korkunca aranızdan kaçtım. Sonra, Rabbim bana hikmet verip, beni peygamber yaptı. Başıma kaktığın bu nimet, İsrailoğullarını kendine köle ettiğinden ötürüdür" dedi.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

فَفَرَرْتُ مِنكُمْ لَمَّا خِفْتُكُمْ فَوَهَبَ لِى رَبِّى حُكْمًا وَجَعَلَنِى مِنَ ٱلْمُرْسَلِينَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiMusa: "O işi kasden yaptımsa sapıklardan biri sayılırım. Bu yüzden sizden korkunca aranızdan kaçtım. Sonra, Rabbim bana hikmet verip, beni peygamber yaptı. Başıma kaktığın bu nimet, İsrailoğullarını kendine köle ettiğinden ötürüdür" dedi.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

وَتِلْكَ نِعْمَةٌ تَمُنُّهَا عَلَىَّ أَنْ عَبَّدتَّ بَنِىٓ إِسْرَٰٓءِيلَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiMusa: "O işi kasden yaptımsa sapıklardan biri sayılırım. Bu yüzden sizden korkunca aranızdan kaçtım. Sonra, Rabbim bana hikmet verip, beni peygamber yaptı. Başıma kaktığın bu nimet, İsrailoğullarını kendine köle ettiğinden ötürüdür" dedi.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

قَالَ فِرْعَوْنُ وَمَا رَبُّ ٱلْعَٰلَمِينَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiFiravun: "Alemlerin Rabbi de nedir?" dedi.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

قَالَ رَبُّ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ وَمَا بَيْنَهُمَآ إِن كُنتُم مُّوقِنِينَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiMusa: "Kesin olarak inanacaksanız, bilin ki O göklerin, yerin ve ikisinin arasında bulunanların Rabbidir" dedi.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

قَالَ لِمَنْ حَوْلَهُۥٓ أَلَا تَسْتَمِعُونَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiYanında bulunanlara: "İşitmiyor musunuz?" dedi.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

قَالَ رَبُّكُمْ وَرَبُّ ءَابَآئِكُمُ ٱلْأَوَّلِينَ

Diyanet İşleri Başkanlığı Meali"O sizin de Rabbiniz, önce geçmiş atalarınızın da Rabbidir" dedi.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

قَالَ إِنَّ رَسُولَكُمُ ٱلَّذِىٓ أُرْسِلَ إِلَيْكُمْ لَمَجْنُونٌ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiFiravun, çevresindekilere: "Size gönderilen peygamberiniz şüphesiz delidir" dedi.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

قَالَ رَبُّ ٱلْمَشْرِقِ وَٱلْمَغْرِبِ وَمَا بَيْنَهُمَآ إِن كُنتُمْ تَعْقِلُونَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiMusa: "Eğer akledebilen kimselerseniz bilin ki O, doğunun, batının ve ikisinin arasında bulunanların Rabbidir" dedi.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

قَالَ لَئِنِ ٱتَّخَذْتَ إِلَٰهًا غَيْرِى لَأَجْعَلَنَّكَ مِنَ ٱلْمَسْجُونِينَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiFiravun: "Benden başkasını tanrı edinirsen, and olsun ki seni zindanlık ederim" dedi.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

قَالَ أَوَلَوْ جِئْتُكَ بِشَىْءٍ مُّبِينٍ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiMusa: "Sana apaçık bir şey getirmiş isem de mi?" dedi.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

قَالَ فَأْتِ بِهِۦٓ إِن كُنتَ مِنَ ٱلصَّٰدِقِينَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiFiravun: "Doğru sözlülerden isen haydi getir" dedi.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

فَأَلْقَىٰ عَصَاهُ فَإِذَا هِىَ ثُعْبَانٌ مُّبِينٌ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiBunun üzerine Musa değneğini attı, besbelli bir yılan oluverdi.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

وَنَزَعَ يَدَهُۥ فَإِذَا هِىَ بَيْضَآءُ لِلنَّٰظِرِينَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiElini çıkardı, bakanlara bembeyaz göründü.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

قَالَ لِلْمَلَإِ حَوْلَهُۥٓ إِنَّ هَٰذَا لَسَٰحِرٌ عَلِيمٌ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiFiravun çevresinde bulunan ileri gelenlere: "Doğrusu bu bilgin bir sihirbaz; sizi sihirle yurdunuzdan çıkarmak istiyor; ne buyurursunuz?" dedi.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

يُرِيدُ أَن يُخْرِجَكُم مِّنْ أَرْضِكُم بِسِحْرِهِۦ فَمَاذَا تَأْمُرُونَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiFiravun çevresinde bulunan ileri gelenlere: "Doğrusu bu bilgin bir sihirbaz; sizi sihirle yurdunuzdan çıkarmak istiyor; ne buyurursunuz?" dedi.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

قَالُوٓا۟ أَرْجِهْ وَأَخَاهُ وَٱبْعَثْ فِى ٱلْمَدَآئِنِ حَٰشِرِينَ

Diyanet İşleri Başkanlığı Meali"Onu ve kardeşini alıkoy, şehirlere, sana bütün bilgin sihirbazları getirecek toplayıcılar gönder" dediler.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

يَأْتُوكَ بِكُلِّ سَحَّارٍ عَلِيمٍ

Diyanet İşleri Başkanlığı Meali"Onu ve kardeşini alıkoy, şehirlere, sana bütün bilgin sihirbazları getirecek toplayıcılar gönder" dediler.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

فَجُمِعَ ٱلسَّحَرَةُ لِمِيقَٰتِ يَوْمٍ مَّعْلُومٍ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiSihirbazlar, belirli bir günün bildirilen vaktinde toplandılar.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

وَقِيلَ لِلنَّاسِ هَلْ أَنتُم مُّجْتَمِعُونَ

Diyanet İşleri Başkanlığı Mealiİnsanlara: "Siz de toplanır mısınız?" denildi.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

لَعَلَّنَا نَتَّبِعُ ٱلسَّحَرَةَ إِن كَانُوا۟ هُمُ ٱلْغَٰلِبِينَ

Diyanet İşleri Başkanlığı Meali"Sihirbazlar üstün gelirlerse biz de onlara uyarız" dediler.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

فَلَمَّا جَآءَ ٱلسَّحَرَةُ قَالُوا۟ لِفِرْعَوْنَ أَئِنَّ لَنَا لَأَجْرًا إِن كُنَّا نَحْنُ ٱلْغَٰلِبِينَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiSihirbazlar geldiklerinde, Firavun'a; "Biz üstün gelirsek, şüphesiz bize bir ücret vardır değil mi?" dediler.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

قَالَ نَعَمْ وَإِنَّكُمْ إِذًا لَّمِنَ ٱلْمُقَرَّبِينَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiFiravun: "Evet; o takdirde siz gözde kimselerden olacaksınız" dedi.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

قَالَ لَهُم مُّوسَىٰٓ أَلْقُوا۟ مَآ أَنتُم مُّلْقُونَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiMusa onlara: "Ne atacaksanız atın" dedi.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

فَأَلْقَوْا۟ حِبَالَهُمْ وَعِصِيَّهُمْ وَقَالُوا۟ بِعِزَّةِ فِرْعَوْنَ إِنَّا لَنَحْنُ ٱلْغَٰلِبُونَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiOnlar da iplerini ve değneklerini attılar ve: "Firavun hakkı için, şüphesiz, biz üstün geleceğiz" dediler.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

فَأَلْقَىٰ مُوسَىٰ عَصَاهُ فَإِذَا هِىَ تَلْقَفُ مَا يَأْفِكُونَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiBunun üzerine Musa değneğini attı; onların uydurduklarını yutmağa başlayıverdi.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

فَأُلْقِىَ ٱلسَّحَرَةُ سَٰجِدِينَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiBunu gören sihirbazlar secdeye kapanarak: "Alemlerin Rabbine, Musa ve Harun'un Rabbine inandık" dediler.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

قَالُوٓا۟ ءَامَنَّا بِرَبِّ ٱلْعَٰلَمِينَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiBunu gören sihirbazlar secdeye kapanarak: "Alemlerin Rabbine, Musa ve Harun'un Rabbine inandık" dediler.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

رَبِّ مُوسَىٰ وَهَٰرُونَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiBunu gören sihirbazlar secdeye kapanarak: "Alemlerin Rabbine, Musa ve Harun'un Rabbine inandık" dediler.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

قَالَ ءَامَنتُمْ لَهُۥ قَبْلَ أَنْ ءَاذَنَ لَكُمْ إِنَّهُۥ لَكَبِيرُكُمُ ٱلَّذِى عَلَّمَكُمُ ٱلسِّحْرَ فَلَسَوْفَ تَعْلَمُونَ لَأُقَطِّعَنَّ أَيْدِيَكُمْ وَأَرْجُلَكُم مِّنْ خِلَٰفٍ وَلَأُصَلِّبَنَّكُمْ أَجْمَعِينَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiFiravun: "Ben size izin vermeden ona iman mı ettiniz? Muhakkak ki o, size sihri öğreten büyüğünüzdür. Şimdi bileceksiniz; ellerinizi ayaklarınızı, and olsun, çaprazlama kestireceğim, hepinizi astıracağım" dedi.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

قَالُوا۟ لَا ضَيْرَ إِنَّآ إِلَىٰ رَبِّنَا مُنقَلِبُونَ

Diyanet İşleri Başkanlığı Mealiİman eden sihirbazlar: "Zararı yok, biz şüphesiz Rabbimize doneceğiz; inananların ilki olmamızdan ötürü, Rabbimizin kusurlarımızı bize bağışlayacağını umarız" dediler.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

إِنَّا نَطْمَعُ أَن يَغْفِرَ لَنَا رَبُّنَا خَطَٰيَٰنَآ أَن كُنَّآ أَوَّلَ ٱلْمُؤْمِنِينَ

Diyanet İşleri Başkanlığı Mealiİman eden sihirbazlar: "Zararı yok, biz şüphesiz Rabbimize doneceğiz; inananların ilki olmamızdan ötürü, Rabbimizin kusurlarımızı bize bağışlayacağını umarız" dediler.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

وَأَوْحَيْنَآ إِلَىٰ مُوسَىٰٓ أَنْ أَسْرِ بِعِبَادِىٓ إِنَّكُم مُّتَّبَعُونَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiBiz Musa'ya: "Kullarımı geceleyin yola çıkar; şüphesiz takip edileceksiniz" diye vahyettik.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

فَأَرْسَلَ فِرْعَوْنُ فِى ٱلْمَدَآئِنِ حَٰشِرِينَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiBu arada Firavun şehirlere, "Doğrusu bunlar bizi öfkelendiren döküntü azınlıklardır; hepimiz tedbirli olmalıyız" diyen münadiler gönderdi.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

إِنَّ هَٰٓؤُلَآءِ لَشِرْذِمَةٌ قَلِيلُونَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiBu arada Firavun şehirlere, "Doğrusu bunlar bizi öfkelendiren döküntü azınlıklardır; hepimiz tedbirli olmalıyız" diyen münadiler gönderdi.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

وَإِنَّهُمْ لَنَا لَغَآئِظُونَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiBu arada Firavun şehirlere, "Doğrusu bunlar bizi öfkelendiren döküntü azınlıklardır; hepimiz tedbirli olmalıyız" diyen münadiler gönderdi.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

وَإِنَّا لَجَمِيعٌ حَٰذِرُونَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiBu arada Firavun şehirlere, "Doğrusu bunlar bizi öfkelendiren döküntü azınlıklardır; hepimiz tedbirli olmalıyız" diyen münadiler gönderdi.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

فَأَخْرَجْنَٰهُم مِّن جَنَّٰتٍ وَعُيُونٍ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiAma biz Firavun ve adamlarını bahçelerden, pınar başlarından, hazinelerden ve şerefli makamlardan çıkardık. Böylece oralara İsrailoğullarını mirasçı kıldık.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

وَكُنُوزٍ وَمَقَامٍ كَرِيمٍ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiAma biz Firavun ve adamlarını bahçelerden, pınar başlarından, hazinelerden ve şerefli makamlardan çıkardık. Böylece oralara İsrailoğullarını mirasçı kıldık.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

كَذَٰلِكَ وَأَوْرَثْنَٰهَا بَنِىٓ إِسْرَٰٓءِيلَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiAma biz Firavun ve adamlarını bahçelerden, pınar başlarından, hazinelerden ve şerefli makamlardan çıkardık. Böylece oralara İsrailoğullarını mirasçı kıldık.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

فَأَتْبَعُوهُم مُّشْرِقِينَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiFiravun ve adamları güneş üzerlerine doğarken onların ardına düştüler.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

فَلَمَّا تَرَٰٓءَا ٱلْجَمْعَانِ قَالَ أَصْحَٰبُ مُوسَىٰٓ إِنَّا لَمُدْرَكُونَ

Diyanet İşleri Başkanlığı Mealiİki topluluk birbirini gördüğünde, Musa'nın adamları: "İşte yakalandık" dediler.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

قَالَ كَلَّآ إِنَّ مَعِىَ رَبِّى سَيَهْدِينِ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiMusa: "Hayır; Rabbim benimle beraberdir, bana elbette yol gösterecektir" dedi.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

فَأَوْحَيْنَآ إِلَىٰ مُوسَىٰٓ أَنِ ٱضْرِب بِّعَصَاكَ ٱلْبَحْرَ فَٱنفَلَقَ فَكَانَ كُلُّ فِرْقٍ كَٱلطَّوْدِ ٱلْعَظِيمِ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiBunun üzerine Biz Musa'ya: "Değneğinle denize vur" diye vahyettik. Hemen deniz ikiye ayrıldı, her parçası yüce bir dağ gibiydi.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

وَأَزْلَفْنَا ثَمَّ ٱلْـَٔاخَرِينَ

Diyanet İşleri Başkanlığı Mealiİşte oraya, geridekileri de yaklaştırdık.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

وَأَنجَيْنَا مُوسَىٰ وَمَن مَّعَهُۥٓ أَجْمَعِينَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiMusa ve beraberinde bulunanların hepsini kurtardık.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

ثُمَّ أَغْرَقْنَا ٱلْـَٔاخَرِينَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiÖbürlerini suda boğduk.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَـَٔايَةً وَمَا كَانَ أَكْثَرُهُم مُّؤْمِنِينَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiBunda şüphesiz ders vardır, ama çoğu inanmamıştır.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

وَإِنَّ رَبَّكَ لَهُوَ ٱلْعَزِيزُ ٱلرَّحِيمُ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiDoğrusu Rabbin, güçlü olandır, merhamet edendir.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

وَٱتْلُ عَلَيْهِمْ نَبَأَ إِبْرَٰهِيمَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiOnlara İbrahim'in kıssasını anlat.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

إِذْ قَالَ لِأَبِيهِ وَقَوْمِهِۦ مَا تَعْبُدُونَ

Diyanet İşleri Başkanlığı Mealiİbrahim, babasına ve milletine: "Nelere tapıyorsunuz?" demişti.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

قَالُوا۟ نَعْبُدُ أَصْنَامًا فَنَظَلُّ لَهَا عَٰكِفِينَ

Diyanet İşleri Başkanlığı Meali"Putlara tapıyoruz, onlara bağlanıp duruyoruz" demişlerdi.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

قَالَ هَلْ يَسْمَعُونَكُمْ إِذْ تَدْعُونَ

Diyanet İşleri Başkanlığı Mealiİbrahim: "Çağırdığınız zaman sizi duyarlar veya size bir fayda ve zarar verirler mi?" demişti.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

أَوْ يَنفَعُونَكُمْ أَوْ يَضُرُّونَ

Diyanet İşleri Başkanlığı Mealiİbrahim: "Çağırdığınız zaman sizi duyarlar veya size bir fayda ve zarar verirler mi?" demişti.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

قَالُوا۟ بَلْ وَجَدْنَآ ءَابَآءَنَا كَذَٰلِكَ يَفْعَلُونَ

Diyanet İşleri Başkanlığı Meali"Hayır ama, babalarımızı da bu şekilde ibadet ederken bulduk" demişlerdi.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

قَالَ أَفَرَءَيْتُم مَّا كُنتُمْ تَعْبُدُونَ

Diyanet İşleri Başkanlığı Mealiİbrahim: "Eski atalarınızın ve sizin nelere taptıklarınızı görüyor musunuz? Doğrusu onlar benim düşmanımdır. Dostum ancak Alemlerin Rabbidir. Beni yaratan da, doğru yola eriştiren de O'dur. Beni yediren de, içiren de O'dur. Hasta olduğumda bana O şifa verir. Beni öldürecek, sonra da diriltecek O'dur. Ahiret gününde yanılmalarımı bana bağışlamasını umduğum O'dur. Rabbim! Bana hikmet ver ve beni iyiler arasına kat.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

أَنتُمْ وَءَابَآؤُكُمُ ٱلْأَقْدَمُونَ

Diyanet İşleri Başkanlığı Mealiİbrahim: "Eski atalarınızın ve sizin nelere taptıklarınızı görüyor musunuz? Doğrusu onlar benim düşmanımdır. Dostum ancak Alemlerin Rabbidir. Beni yaratan da, doğru yola eriştiren de O'dur. Beni yediren de, içiren de O'dur. Hasta olduğumda bana O şifa verir. Beni öldürecek, sonra da diriltecek O'dur. Ahiret gününde yanılmalarımı bana bağışlamasını umduğum O'dur. Rabbim! Bana hikmet ver ve beni iyiler arasına kat.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

فَإِنَّهُمْ عَدُوٌّ لِّىٓ إِلَّا رَبَّ ٱلْعَٰلَمِينَ

Diyanet İşleri Başkanlığı Mealiİbrahim: "Eski atalarınızın ve sizin nelere taptıklarınızı görüyor musunuz? Doğrusu onlar benim düşmanımdır. Dostum ancak Alemlerin Rabbidir. Beni yaratan da, doğru yola eriştiren de O'dur. Beni yediren de, içiren de O'dur. Hasta olduğumda bana O şifa verir. Beni öldürecek, sonra da diriltecek O'dur. Ahiret gününde yanılmalarımı bana bağışlamasını umduğum O'dur. Rabbim! Bana hikmet ver ve beni iyiler arasına kat.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

ٱلَّذِى خَلَقَنِى فَهُوَ يَهْدِينِ

Diyanet İşleri Başkanlığı Mealiİbrahim: "Eski atalarınızın ve sizin nelere taptıklarınızı görüyor musunuz? Doğrusu onlar benim düşmanımdır. Dostum ancak Alemlerin Rabbidir. Beni yaratan da, doğru yola eriştiren de O'dur. Beni yediren de, içiren de O'dur. Hasta olduğumda bana O şifa verir. Beni öldürecek, sonra da diriltecek O'dur. Ahiret gününde yanılmalarımı bana bağışlamasını umduğum O'dur. Rabbim! Bana hikmet ver ve beni iyiler arasına kat.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

وَٱلَّذِى هُوَ يُطْعِمُنِى وَيَسْقِينِ

Diyanet İşleri Başkanlığı Mealiİbrahim: "Eski atalarınızın ve sizin nelere taptıklarınızı görüyor musunuz? Doğrusu onlar benim düşmanımdır. Dostum ancak Alemlerin Rabbidir. Beni yaratan da, doğru yola eriştiren de O'dur. Beni yediren de, içiren de O'dur. Hasta olduğumda bana O şifa verir. Beni öldürecek, sonra da diriltecek O'dur. Ahiret gününde yanılmalarımı bana bağışlamasını umduğum O'dur. Rabbim! Bana hikmet ver ve beni iyiler arasına kat.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

وَإِذَا مَرِضْتُ فَهُوَ يَشْفِينِ

Diyanet İşleri Başkanlığı Mealiİbrahim: "Eski atalarınızın ve sizin nelere taptıklarınızı görüyor musunuz? Doğrusu onlar benim düşmanımdır. Dostum ancak Alemlerin Rabbidir. Beni yaratan da, doğru yola eriştiren de O'dur. Beni yediren de, içiren de O'dur. Hasta olduğumda bana O şifa verir. Beni öldürecek, sonra da diriltecek O'dur. Ahiret gününde yanılmalarımı bana bağışlamasını umduğum O'dur. Rabbim! Bana hikmet ver ve beni iyiler arasına kat.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

وَٱلَّذِى يُمِيتُنِى ثُمَّ يُحْيِينِ

Diyanet İşleri Başkanlığı Mealiİbrahim: "Eski atalarınızın ve sizin nelere taptıklarınızı görüyor musunuz? Doğrusu onlar benim düşmanımdır. Dostum ancak Alemlerin Rabbidir. Beni yaratan da, doğru yola eriştiren de O'dur. Beni yediren de, içiren de O'dur. Hasta olduğumda bana O şifa verir. Beni öldürecek, sonra da diriltecek O'dur. Ahiret gününde yanılmalarımı bana bağışlamasını umduğum O'dur. Rabbim! Bana hikmet ver ve beni iyiler arasına kat.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

وَٱلَّذِىٓ أَطْمَعُ أَن يَغْفِرَ لِى خَطِيٓـَٔتِى يَوْمَ ٱلدِّينِ

Diyanet İşleri Başkanlığı Mealiİbrahim: "Eski atalarınızın ve sizin nelere taptıklarınızı görüyor musunuz? Doğrusu onlar benim düşmanımdır. Dostum ancak Alemlerin Rabbidir. Beni yaratan da, doğru yola eriştiren de O'dur. Beni yediren de, içiren de O'dur. Hasta olduğumda bana O şifa verir. Beni öldürecek, sonra da diriltecek O'dur. Ahiret gününde yanılmalarımı bana bağışlamasını umduğum O'dur. Rabbim! Bana hikmet ver ve beni iyiler arasına kat.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

رَبِّ هَبْ لِى حُكْمًا وَأَلْحِقْنِى بِٱلصَّٰلِحِينَ

Diyanet İşleri Başkanlığı Mealiİbrahim: "Eski atalarınızın ve sizin nelere taptıklarınızı görüyor musunuz? Doğrusu onlar benim düşmanımdır. Dostum ancak Alemlerin Rabbidir. Beni yaratan da, doğru yola eriştiren de O'dur. Beni yediren de, içiren de O'dur. Hasta olduğumda bana O şifa verir. Beni öldürecek, sonra da diriltecek O'dur. Ahiret gününde yanılmalarımı bana bağışlamasını umduğum O'dur. Rabbim! Bana hikmet ver ve beni iyiler arasına kat.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

وَٱجْعَل لِّى لِسَانَ صِدْقٍ فِى ٱلْـَٔاخِرِينَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiSonrakilerin beni güzel şekilde anmalarını sağla. Beni nimet cennetine varis olanlardan kıl. Babamı da bağışla, o şüphesiz sapıklardandır. İnsanların diriltileceği gün, Allah'a temiz bir kalble gelenden başka kimseye malın ve oğulların fayda vermeyeceği gün, beni rezil etme" demişti.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

وَٱجْعَلْنِى مِن وَرَثَةِ جَنَّةِ ٱلنَّعِيمِ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiSonrakilerin beni güzel şekilde anmalarını sağla. Beni nimet cennetine varis olanlardan kıl. Babamı da bağışla, o şüphesiz sapıklardandır. İnsanların diriltileceği gün, Allah'a temiz bir kalble gelenden başka kimseye malın ve oğulların fayda vermeyeceği gün, beni rezil etme" demişti.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

وَٱغْفِرْ لِأَبِىٓ إِنَّهُۥ كَانَ مِنَ ٱلضَّآلِّينَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiSonrakilerin beni güzel şekilde anmalarını sağla. Beni nimet cennetine varis olanlardan kıl. Babamı da bağışla, o şüphesiz sapıklardandır. İnsanların diriltileceği gün, Allah'a temiz bir kalble gelenden başka kimseye malın ve oğulların fayda vermeyeceği gün, beni rezil etme" demişti.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

وَلَا تُخْزِنِى يَوْمَ يُبْعَثُونَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiSonrakilerin beni güzel şekilde anmalarını sağla. Beni nimet cennetine varis olanlardan kıl. Babamı da bağışla, o şüphesiz sapıklardandır. İnsanların diriltileceği gün, Allah'a temiz bir kalble gelenden başka kimseye malın ve oğulların fayda vermeyeceği gün, beni rezil etme" demişti.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

يَوْمَ لَا يَنفَعُ مَالٌ وَلَا بَنُونَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiSonrakilerin beni güzel şekilde anmalarını sağla. Beni nimet cennetine varis olanlardan kıl. Babamı da bağışla, o şüphesiz sapıklardandır. İnsanların diriltileceği gün, Allah'a temiz bir kalble gelenden başka kimseye malın ve oğulların fayda vermeyeceği gün, beni rezil etme" demişti.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

إِلَّا مَنْ أَتَى ٱللَّهَ بِقَلْبٍ سَلِيمٍ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiSonrakilerin beni güzel şekilde anmalarını sağla. Beni nimet cennetine varis olanlardan kıl. Babamı da bağışla, o şüphesiz sapıklardandır. İnsanların diriltileceği gün, Allah'a temiz bir kalble gelenden başka kimseye malın ve oğulların fayda vermeyeceği gün, beni rezil etme" demişti.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

وَأُزْلِفَتِ ٱلْجَنَّةُ لِلْمُتَّقِينَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiO gün cennet Allah'a karşı gelmekten sakınanlara yaklaştırılır. Cehennem de azgınlara gösterilir.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

وَبُرِّزَتِ ٱلْجَحِيمُ لِلْغَاوِينَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiO gün cennet Allah'a karşı gelmekten sakınanlara yaklaştırılır. Cehennem de azgınlara gösterilir.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

وَقِيلَ لَهُمْ أَيْنَ مَا كُنتُمْ تَعْبُدُونَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiOnlara: "Allah'ı bırakıp taptıklarınız nerededir. Size yardım ediyorlar mı veya kendilerine yardımları dokunuyor mu?" denilir.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

مِن دُونِ ٱللَّهِ هَلْ يَنصُرُونَكُمْ أَوْ يَنتَصِرُونَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiOnlara: "Allah'ı bırakıp taptıklarınız nerededir. Size yardım ediyorlar mı veya kendilerine yardımları dokunuyor mu?" denilir.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

فَكُبْكِبُوا۟ فِيهَا هُمْ وَٱلْغَاوُۥنَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiOnlar, azgınlar ve İblis'in adamları, hepsi, tepetakla oraya atılırlar.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

وَجُنُودُ إِبْلِيسَ أَجْمَعُونَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiOnlar, azgınlar ve İblis'in adamları, hepsi, tepetakla oraya atılırlar.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

قَالُوا۟ وَهُمْ فِيهَا يَخْتَصِمُونَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiOrada putlarıyla çekişerek: "Vallahi biz apaçık bir sapıklıkta idik; çünkü biz sizi Alemlerin Rabbine eşit tutmuştuk; bizi saptıranlar ancak suçlulardır; şimdi şefaatçimiz, yakın bir dostumuz yoktur; keşke geriye bir dönüşümüz olsa da inananlardan olsak" derler.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

تَٱللَّهِ إِن كُنَّا لَفِى ضَلَٰلٍ مُّبِينٍ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiOrada putlarıyla çekişerek: "Vallahi biz apaçık bir sapıklıkta idik; çünkü biz sizi Alemlerin Rabbine eşit tutmuştuk; bizi saptıranlar ancak suçlulardır; şimdi şefaatçimiz, yakın bir dostumuz yoktur; keşke geriye bir dönüşümüz olsa da inananlardan olsak" derler.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

إِذْ نُسَوِّيكُم بِرَبِّ ٱلْعَٰلَمِينَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiOrada putlarıyla çekişerek: "Vallahi biz apaçık bir sapıklıkta idik; çünkü biz sizi Alemlerin Rabbine eşit tutmuştuk; bizi saptıranlar ancak suçlulardır; şimdi şefaatçimiz, yakın bir dostumuz yoktur; keşke geriye bir dönüşümüz olsa da inananlardan olsak" derler.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

وَمَآ أَضَلَّنَآ إِلَّا ٱلْمُجْرِمُونَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiOrada putlarıyla çekişerek: "Vallahi biz apaçık bir sapıklıkta idik; çünkü biz sizi Alemlerin Rabbine eşit tutmuştuk; bizi saptıranlar ancak suçlulardır; şimdi şefaatçimiz, yakın bir dostumuz yoktur; keşke geriye bir dönüşümüz olsa da inananlardan olsak" derler.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

فَمَا لَنَا مِن شَٰفِعِينَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiOrada putlarıyla çekişerek: "Vallahi biz apaçık bir sapıklıkta idik; çünkü biz sizi Alemlerin Rabbine eşit tutmuştuk; bizi saptıranlar ancak suçlulardır; şimdi şefaatçimiz, yakın bir dostumuz yoktur; keşke geriye bir dönüşümüz olsa da inananlardan olsak" derler.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

وَلَا صَدِيقٍ حَمِيمٍ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiOrada putlarıyla çekişerek: "Vallahi biz apaçık bir sapıklıkta idik; çünkü biz sizi Alemlerin Rabbine eşit tutmuştuk; bizi saptıranlar ancak suçlulardır; şimdi şefaatçimiz, yakın bir dostumuz yoktur; keşke geriye bir dönüşümüz olsa da inananlardan olsak" derler.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

فَلَوْ أَنَّ لَنَا كَرَّةً فَنَكُونَ مِنَ ٱلْمُؤْمِنِينَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiOrada putlarıyla çekişerek: "Vallahi biz apaçık bir sapıklıkta idik; çünkü biz sizi Alemlerin Rabbine eşit tutmuştuk; bizi saptıranlar ancak suçlulardır; şimdi şefaatçimiz, yakın bir dostumuz yoktur; keşke geriye bir dönüşümüz olsa da inananlardan olsak" derler.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَـَٔايَةً وَمَا كَانَ أَكْثَرُهُم مُّؤْمِنِينَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiBunda şüphesiz bir ders vardır ama çoğu inanmamıştır.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

وَإِنَّ رَبَّكَ لَهُوَ ٱلْعَزِيزُ ٱلرَّحِيمُ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiRabbin şüphesiz güçlüdür, merhametlidir.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

كَذَّبَتْ قَوْمُ نُوحٍ ٱلْمُرْسَلِينَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiNuh'un milleti peygamberlerini yalanladı.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

إِذْ قَالَ لَهُمْ أَخُوهُمْ نُوحٌ أَلَا تَتَّقُونَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiKardeşleri Nuh, onlara: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Doğrusu ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim. Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Buna karşı sizden bir ücret istemiyorum. Benim ecrim ancak Alemlerin Rabbine aittir. Artık Allah'tan sakının ve bana itaat edin" dedi.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

إِنِّى لَكُمْ رَسُولٌ أَمِينٌ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiKardeşleri Nuh, onlara: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Doğrusu ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim. Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Buna karşı sizden bir ücret istemiyorum. Benim ecrim ancak Alemlerin Rabbine aittir. Artık Allah'tan sakının ve bana itaat edin" dedi.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

فَٱتَّقُوا۟ ٱللَّهَ وَأَطِيعُونِ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiKardeşleri Nuh, onlara: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Doğrusu ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim. Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Buna karşı sizden bir ücret istemiyorum. Benim ecrim ancak Alemlerin Rabbine aittir. Artık Allah'tan sakının ve bana itaat edin" dedi.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

وَمَآ أَسْـَٔلُكُمْ عَلَيْهِ مِنْ أَجْرٍ إِنْ أَجْرِىَ إِلَّا عَلَىٰ رَبِّ ٱلْعَٰلَمِينَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiKardeşleri Nuh, onlara: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Doğrusu ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim. Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Buna karşı sizden bir ücret istemiyorum. Benim ecrim ancak Alemlerin Rabbine aittir. Artık Allah'tan sakının ve bana itaat edin" dedi.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

فَٱتَّقُوا۟ ٱللَّهَ وَأَطِيعُونِ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiKardeşleri Nuh, onlara: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Doğrusu ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim. Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Buna karşı sizden bir ücret istemiyorum. Benim ecrim ancak Alemlerin Rabbine aittir. Artık Allah'tan sakının ve bana itaat edin" dedi.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

قَالُوٓا۟ أَنُؤْمِنُ لَكَ وَٱتَّبَعَكَ ٱلْأَرْذَلُونَ

Diyanet İşleri Başkanlığı Meali"Sana mı inanacağız? Sana en rezil kimseler uymaktadır" dediler.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

قَالَ وَمَا عِلْمِى بِمَا كَانُوا۟ يَعْمَلُونَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiNuh: "Onların yaptıkları hakkında bir bilgim yoktur; hesabları Rabbime aittir, düşünsenize! Ben inananları kovacak değilim. Ben sadece açıkça uyarıcıyım" dedi.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

إِنْ حِسَابُهُمْ إِلَّا عَلَىٰ رَبِّى لَوْ تَشْعُرُونَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiNuh: "Onların yaptıkları hakkında bir bilgim yoktur; hesabları Rabbime aittir, düşünsenize! Ben inananları kovacak değilim. Ben sadece açıkça uyarıcıyım" dedi.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

وَمَآ أَنَا۠ بِطَارِدِ ٱلْمُؤْمِنِينَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiNuh: "Onların yaptıkları hakkında bir bilgim yoktur; hesabları Rabbime aittir, düşünsenize! Ben inananları kovacak değilim. Ben sadece açıkça uyarıcıyım" dedi.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

إِنْ أَنَا۠ إِلَّا نَذِيرٌ مُّبِينٌ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiNuh: "Onların yaptıkları hakkında bir bilgim yoktur; hesabları Rabbime aittir, düşünsenize! Ben inananları kovacak değilim. Ben sadece açıkça uyarıcıyım" dedi.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

قَالُوا۟ لَئِن لَّمْ تَنتَهِ يَٰنُوحُ لَتَكُونَنَّ مِنَ ٱلْمَرْجُومِينَ

Diyanet İşleri Başkanlığı Meali"Ey Nuh! Eğer bu işe son vermezsen, şüphesiz taşlanacaklardan olacaksın" dediler.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

قَالَ رَبِّ إِنَّ قَوْمِى كَذَّبُونِ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiNuh: "Rabbim! Milletim beni yalanladı. Benimle onların arasında Sen hüküm ver. Beni ve beraberimdeki inananları kurtar" dedi.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

فَٱفْتَحْ بَيْنِى وَبَيْنَهُمْ فَتْحًا وَنَجِّنِى وَمَن مَّعِىَ مِنَ ٱلْمُؤْمِنِينَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiNuh: "Rabbim! Milletim beni yalanladı. Benimle onların arasında Sen hüküm ver. Beni ve beraberimdeki inananları kurtar" dedi.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

فَأَنجَيْنَٰهُ وَمَن مَّعَهُۥ فِى ٱلْفُلْكِ ٱلْمَشْحُونِ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiBunun üzerine onu ve beraberinde bulunanları, dolu bir gemi içinde taşıyarak kurtardık.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

ثُمَّ أَغْرَقْنَا بَعْدُ ٱلْبَاقِينَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiSonra de geride kalanları suda boğduk.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَـَٔايَةً وَمَا كَانَ أَكْثَرُهُم مُّؤْمِنِينَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiDoğrusu bunda bir ders vardır, ama çoğu inanmamıştır.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

وَإِنَّ رَبَّكَ لَهُوَ ٱلْعَزِيزُ ٱلرَّحِيمُ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiRabbin şüphesiz güçlüdür, merhametlidir.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

كَذَّبَتْ عَادٌ ٱلْمُرْسَلِينَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiAd milleti de peygamberleri yalanladı.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

إِذْ قَالَ لَهُمْ أَخُوهُمْ هُودٌ أَلَا تَتَّقُونَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiKardeşleri Hud, onlara: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Doğrusu ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim; Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Buna karşı sizden bir ücret istemiyorum; benim ecrim ancak Alemlerin Rabbine aittir. Siz her yüksek yere koca bir bina kurup, boş şeyle mi uğraşırsınız? Temelli kalacağınızı umarak sağlam yapılar mı edinirsiniz? Yakaladığınızı zorbaca mı yakalarsınız? Artık Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Bildiğiniz şeyleri size verenden sakının; davarları, oğulları, bahçeleri ve akarsuları size O vermiştir. Doğrusu hakkınızda büyük günün azabından korkuyorum" dedi.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

إِنِّى لَكُمْ رَسُولٌ أَمِينٌ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiKardeşleri Hud, onlara: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Doğrusu ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim; Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Buna karşı sizden bir ücret istemiyorum; benim ecrim ancak Alemlerin Rabbine aittir. Siz her yüksek yere koca bir bina kurup, boş şeyle mi uğraşırsınız? Temelli kalacağınızı umarak sağlam yapılar mı edinirsiniz? Yakaladığınızı zorbaca mı yakalarsınız? Artık Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Bildiğiniz şeyleri size verenden sakının; davarları, oğulları, bahçeleri ve akarsuları size O vermiştir. Doğrusu hakkınızda büyük günün azabından korkuyorum" dedi.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

فَٱتَّقُوا۟ ٱللَّهَ وَأَطِيعُونِ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiKardeşleri Hud, onlara: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Doğrusu ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim; Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Buna karşı sizden bir ücret istemiyorum; benim ecrim ancak Alemlerin Rabbine aittir. Siz her yüksek yere koca bir bina kurup, boş şeyle mi uğraşırsınız? Temelli kalacağınızı umarak sağlam yapılar mı edinirsiniz? Yakaladığınızı zorbaca mı yakalarsınız? Artık Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Bildiğiniz şeyleri size verenden sakının; davarları, oğulları, bahçeleri ve akarsuları size O vermiştir. Doğrusu hakkınızda büyük günün azabından korkuyorum" dedi.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

وَمَآ أَسْـَٔلُكُمْ عَلَيْهِ مِنْ أَجْرٍ إِنْ أَجْرِىَ إِلَّا عَلَىٰ رَبِّ ٱلْعَٰلَمِينَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiKardeşleri Hud, onlara: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Doğrusu ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim; Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Buna karşı sizden bir ücret istemiyorum; benim ecrim ancak Alemlerin Rabbine aittir. Siz her yüksek yere koca bir bina kurup, boş şeyle mi uğraşırsınız? Temelli kalacağınızı umarak sağlam yapılar mı edinirsiniz? Yakaladığınızı zorbaca mı yakalarsınız? Artık Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Bildiğiniz şeyleri size verenden sakının; davarları, oğulları, bahçeleri ve akarsuları size O vermiştir. Doğrusu hakkınızda büyük günün azabından korkuyorum" dedi.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

أَتَبْنُونَ بِكُلِّ رِيعٍ ءَايَةً تَعْبَثُونَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiKardeşleri Hud, onlara: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Doğrusu ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim; Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Buna karşı sizden bir ücret istemiyorum; benim ecrim ancak Alemlerin Rabbine aittir. Siz her yüksek yere koca bir bina kurup, boş şeyle mi uğraşırsınız? Temelli kalacağınızı umarak sağlam yapılar mı edinirsiniz? Yakaladığınızı zorbaca mı yakalarsınız? Artık Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Bildiğiniz şeyleri size verenden sakının; davarları, oğulları, bahçeleri ve akarsuları size O vermiştir. Doğrusu hakkınızda büyük günün azabından korkuyorum" dedi.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

وَتَتَّخِذُونَ مَصَانِعَ لَعَلَّكُمْ تَخْلُدُونَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiKardeşleri Hud, onlara: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Doğrusu ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim; Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Buna karşı sizden bir ücret istemiyorum; benim ecrim ancak Alemlerin Rabbine aittir. Siz her yüksek yere koca bir bina kurup, boş şeyle mi uğraşırsınız? Temelli kalacağınızı umarak sağlam yapılar mı edinirsiniz? Yakaladığınızı zorbaca mı yakalarsınız? Artık Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Bildiğiniz şeyleri size verenden sakının; davarları, oğulları, bahçeleri ve akarsuları size O vermiştir. Doğrusu hakkınızda büyük günün azabından korkuyorum" dedi.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

وَإِذَا بَطَشْتُم بَطَشْتُمْ جَبَّارِينَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiKardeşleri Hud, onlara: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Doğrusu ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim; Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Buna karşı sizden bir ücret istemiyorum; benim ecrim ancak Alemlerin Rabbine aittir. Siz her yüksek yere koca bir bina kurup, boş şeyle mi uğraşırsınız? Temelli kalacağınızı umarak sağlam yapılar mı edinirsiniz? Yakaladığınızı zorbaca mı yakalarsınız? Artık Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Bildiğiniz şeyleri size verenden sakının; davarları, oğulları, bahçeleri ve akarsuları size O vermiştir. Doğrusu hakkınızda büyük günün azabından korkuyorum" dedi.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

فَٱتَّقُوا۟ ٱللَّهَ وَأَطِيعُونِ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiKardeşleri Hud, onlara: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Doğrusu ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim; Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Buna karşı sizden bir ücret istemiyorum; benim ecrim ancak Alemlerin Rabbine aittir. Siz her yüksek yere koca bir bina kurup, boş şeyle mi uğraşırsınız? Temelli kalacağınızı umarak sağlam yapılar mı edinirsiniz? Yakaladığınızı zorbaca mı yakalarsınız? Artık Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Bildiğiniz şeyleri size verenden sakının; davarları, oğulları, bahçeleri ve akarsuları size O vermiştir. Doğrusu hakkınızda büyük günün azabından korkuyorum" dedi.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

وَٱتَّقُوا۟ ٱلَّذِىٓ أَمَدَّكُم بِمَا تَعْلَمُونَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiKardeşleri Hud, onlara: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Doğrusu ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim; Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Buna karşı sizden bir ücret istemiyorum; benim ecrim ancak Alemlerin Rabbine aittir. Siz her yüksek yere koca bir bina kurup, boş şeyle mi uğraşırsınız? Temelli kalacağınızı umarak sağlam yapılar mı edinirsiniz? Yakaladığınızı zorbaca mı yakalarsınız? Artık Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Bildiğiniz şeyleri size verenden sakının; davarları, oğulları, bahçeleri ve akarsuları size O vermiştir. Doğrusu hakkınızda büyük günün azabından korkuyorum" dedi.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

أَمَدَّكُم بِأَنْعَٰمٍ وَبَنِينَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiKardeşleri Hud, onlara: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Doğrusu ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim; Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Buna karşı sizden bir ücret istemiyorum; benim ecrim ancak Alemlerin Rabbine aittir. Siz her yüksek yere koca bir bina kurup, boş şeyle mi uğraşırsınız? Temelli kalacağınızı umarak sağlam yapılar mı edinirsiniz? Yakaladığınızı zorbaca mı yakalarsınız? Artık Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Bildiğiniz şeyleri size verenden sakının; davarları, oğulları, bahçeleri ve akarsuları size O vermiştir. Doğrusu hakkınızda büyük günün azabından korkuyorum" dedi.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

وَجَنَّٰتٍ وَعُيُونٍ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiKardeşleri Hud, onlara: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Doğrusu ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim; Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Buna karşı sizden bir ücret istemiyorum; benim ecrim ancak Alemlerin Rabbine aittir. Siz her yüksek yere koca bir bina kurup, boş şeyle mi uğraşırsınız? Temelli kalacağınızı umarak sağlam yapılar mı edinirsiniz? Yakaladığınızı zorbaca mı yakalarsınız? Artık Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Bildiğiniz şeyleri size verenden sakının; davarları, oğulları, bahçeleri ve akarsuları size O vermiştir. Doğrusu hakkınızda büyük günün azabından korkuyorum" dedi.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

إِنِّىٓ أَخَافُ عَلَيْكُمْ عَذَابَ يَوْمٍ عَظِيمٍ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiKardeşleri Hud, onlara: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Doğrusu ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim; Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Buna karşı sizden bir ücret istemiyorum; benim ecrim ancak Alemlerin Rabbine aittir. Siz her yüksek yere koca bir bina kurup, boş şeyle mi uğraşırsınız? Temelli kalacağınızı umarak sağlam yapılar mı edinirsiniz? Yakaladığınızı zorbaca mı yakalarsınız? Artık Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Bildiğiniz şeyleri size verenden sakının; davarları, oğulları, bahçeleri ve akarsuları size O vermiştir. Doğrusu hakkınızda büyük günün azabından korkuyorum" dedi.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

قَالُوا۟ سَوَآءٌ عَلَيْنَآ أَوَعَظْتَ أَمْ لَمْ تَكُن مِّنَ ٱلْوَٰعِظِينَ

Diyanet İşleri Başkanlığı Meali"İster öğüt ver, ister öğüt verenlerden olma, bizce birdir.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

إِنْ هَٰذَآ إِلَّا خُلُقُ ٱلْأَوَّلِينَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiBu durumumuz öncekilerin geleneğidir. Biz azaba uğratılacak da değiliz" dediler.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

وَمَا نَحْنُ بِمُعَذَّبِينَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiBu durumumuz öncekilerin geleneğidir. Biz azaba uğratılacak da değiliz" dediler.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

فَكَذَّبُوهُ فَأَهْلَكْنَٰهُمْ إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَـَٔايَةً وَمَا كَانَ أَكْثَرُهُم مُّؤْمِنِينَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiBöylece onu yalanladılar; Biz de kendilerini yok ettik. Bunda şüphesiz ki ders vardır; ama çoğu inanmamıştır.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

وَإِنَّ رَبَّكَ لَهُوَ ٱلْعَزِيزُ ٱلرَّحِيمُ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiDoğrusu Rabbin güçlüdür, merhametlidir.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

كَذَّبَتْ ثَمُودُ ٱلْمُرْسَلِينَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiSemud milleti de peygamberleri yalanladı.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

إِذْ قَالَ لَهُمْ أَخُوهُمْ صَٰلِحٌ أَلَا تَتَّقُونَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiKardeşleri Salih onlara: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Doğrusu ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim; artık Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Ben buna karşı sizden bir ücret istemiyorum; benim ecrim ancak Alemlerin Rabbine aittir. Burada bahçelerde, pınar başlarında, ekinler, salkımları sarkmış hurmalıklar arasında güven içinde bırakılır mısınız? Dağlarda ustalıkla evler oyar mısınız? Artık Allah'tan sakının, bana itaat edin. Yeryüzünü ıslah etmeyip, bozgunculuk yapan beyinsizlerin emirlerine itaat etmeyin" dedi.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

إِنِّى لَكُمْ رَسُولٌ أَمِينٌ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiKardeşleri Salih onlara: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Doğrusu ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim; artık Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Ben buna karşı sizden bir ücret istemiyorum; benim ecrim ancak Alemlerin Rabbine aittir. Burada bahçelerde, pınar başlarında, ekinler, salkımları sarkmış hurmalıklar arasında güven içinde bırakılır mısınız? Dağlarda ustalıkla evler oyar mısınız? Artık Allah'tan sakının, bana itaat edin. Yeryüzünü ıslah etmeyip, bozgunculuk yapan beyinsizlerin emirlerine itaat etmeyin" dedi.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

فَٱتَّقُوا۟ ٱللَّهَ وَأَطِيعُونِ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiKardeşleri Salih onlara: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Doğrusu ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim; artık Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Ben buna karşı sizden bir ücret istemiyorum; benim ecrim ancak Alemlerin Rabbine aittir. Burada bahçelerde, pınar başlarında, ekinler, salkımları sarkmış hurmalıklar arasında güven içinde bırakılır mısınız? Dağlarda ustalıkla evler oyar mısınız? Artık Allah'tan sakının, bana itaat edin. Yeryüzünü ıslah etmeyip, bozgunculuk yapan beyinsizlerin emirlerine itaat etmeyin" dedi.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

وَمَآ أَسْـَٔلُكُمْ عَلَيْهِ مِنْ أَجْرٍ إِنْ أَجْرِىَ إِلَّا عَلَىٰ رَبِّ ٱلْعَٰلَمِينَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiKardeşleri Salih onlara: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Doğrusu ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim; artık Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Ben buna karşı sizden bir ücret istemiyorum; benim ecrim ancak Alemlerin Rabbine aittir. Burada bahçelerde, pınar başlarında, ekinler, salkımları sarkmış hurmalıklar arasında güven içinde bırakılır mısınız? Dağlarda ustalıkla evler oyar mısınız? Artık Allah'tan sakının, bana itaat edin. Yeryüzünü ıslah etmeyip, bozgunculuk yapan beyinsizlerin emirlerine itaat etmeyin" dedi.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

أَتُتْرَكُونَ فِى مَا هَٰهُنَآ ءَامِنِينَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiKardeşleri Salih onlara: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Doğrusu ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim; artık Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Ben buna karşı sizden bir ücret istemiyorum; benim ecrim ancak Alemlerin Rabbine aittir. Burada bahçelerde, pınar başlarında, ekinler, salkımları sarkmış hurmalıklar arasında güven içinde bırakılır mısınız? Dağlarda ustalıkla evler oyar mısınız? Artık Allah'tan sakının, bana itaat edin. Yeryüzünü ıslah etmeyip, bozgunculuk yapan beyinsizlerin emirlerine itaat etmeyin" dedi.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

فِى جَنَّٰتٍ وَعُيُونٍ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiKardeşleri Salih onlara: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Doğrusu ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim; artık Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Ben buna karşı sizden bir ücret istemiyorum; benim ecrim ancak Alemlerin Rabbine aittir. Burada bahçelerde, pınar başlarında, ekinler, salkımları sarkmış hurmalıklar arasında güven içinde bırakılır mısınız? Dağlarda ustalıkla evler oyar mısınız? Artık Allah'tan sakının, bana itaat edin. Yeryüzünü ıslah etmeyip, bozgunculuk yapan beyinsizlerin emirlerine itaat etmeyin" dedi.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

وَزُرُوعٍ وَنَخْلٍ طَلْعُهَا هَضِيمٌ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiKardeşleri Salih onlara: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Doğrusu ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim; artık Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Ben buna karşı sizden bir ücret istemiyorum; benim ecrim ancak Alemlerin Rabbine aittir. Burada bahçelerde, pınar başlarında, ekinler, salkımları sarkmış hurmalıklar arasında güven içinde bırakılır mısınız? Dağlarda ustalıkla evler oyar mısınız? Artık Allah'tan sakının, bana itaat edin. Yeryüzünü ıslah etmeyip, bozgunculuk yapan beyinsizlerin emirlerine itaat etmeyin" dedi.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

وَتَنْحِتُونَ مِنَ ٱلْجِبَالِ بُيُوتًا فَٰرِهِينَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiKardeşleri Salih onlara: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Doğrusu ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim; artık Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Ben buna karşı sizden bir ücret istemiyorum; benim ecrim ancak Alemlerin Rabbine aittir. Burada bahçelerde, pınar başlarında, ekinler, salkımları sarkmış hurmalıklar arasında güven içinde bırakılır mısınız? Dağlarda ustalıkla evler oyar mısınız? Artık Allah'tan sakının, bana itaat edin. Yeryüzünü ıslah etmeyip, bozgunculuk yapan beyinsizlerin emirlerine itaat etmeyin" dedi.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

فَٱتَّقُوا۟ ٱللَّهَ وَأَطِيعُونِ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiKardeşleri Salih onlara: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Doğrusu ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim; artık Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Ben buna karşı sizden bir ücret istemiyorum; benim ecrim ancak Alemlerin Rabbine aittir. Burada bahçelerde, pınar başlarında, ekinler, salkımları sarkmış hurmalıklar arasında güven içinde bırakılır mısınız? Dağlarda ustalıkla evler oyar mısınız? Artık Allah'tan sakının, bana itaat edin. Yeryüzünü ıslah etmeyip, bozgunculuk yapan beyinsizlerin emirlerine itaat etmeyin" dedi.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

وَلَا تُطِيعُوٓا۟ أَمْرَ ٱلْمُسْرِفِينَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiKardeşleri Salih onlara: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Doğrusu ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim; artık Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Ben buna karşı sizden bir ücret istemiyorum; benim ecrim ancak Alemlerin Rabbine aittir. Burada bahçelerde, pınar başlarında, ekinler, salkımları sarkmış hurmalıklar arasında güven içinde bırakılır mısınız? Dağlarda ustalıkla evler oyar mısınız? Artık Allah'tan sakının, bana itaat edin. Yeryüzünü ıslah etmeyip, bozgunculuk yapan beyinsizlerin emirlerine itaat etmeyin" dedi.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

ٱلَّذِينَ يُفْسِدُونَ فِى ٱلْأَرْضِ وَلَا يُصْلِحُونَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiKardeşleri Salih onlara: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Doğrusu ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim; artık Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Ben buna karşı sizden bir ücret istemiyorum; benim ecrim ancak Alemlerin Rabbine aittir. Burada bahçelerde, pınar başlarında, ekinler, salkımları sarkmış hurmalıklar arasında güven içinde bırakılır mısınız? Dağlarda ustalıkla evler oyar mısınız? Artık Allah'tan sakının, bana itaat edin. Yeryüzünü ıslah etmeyip, bozgunculuk yapan beyinsizlerin emirlerine itaat etmeyin" dedi.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

قَالُوٓا۟ إِنَّمَآ أَنتَ مِنَ ٱلْمُسَحَّرِينَ

Diyanet İşleri Başkanlığı Meali"Sen şüphesiz büyülenmişin birisin; bizim gibi bir insandan başka birşey değilsin. Eğer doğru sözlü isen bir belge getir" dediler.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

مَآ أَنتَ إِلَّا بَشَرٌ مِّثْلُنَا فَأْتِ بِـَٔايَةٍ إِن كُنتَ مِنَ ٱلصَّٰدِقِينَ

Diyanet İşleri Başkanlığı Meali"Sen şüphesiz büyülenmişin birisin; bizim gibi bir insandan başka birşey değilsin. Eğer doğru sözlü isen bir belge getir" dediler.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

قَالَ هَٰذِهِۦ نَاقَةٌ لَّهَا شِرْبٌ وَلَكُمْ شِرْبُ يَوْمٍ مَّعْلُومٍ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiSalih: " İşte belge bu devedir. Kuyudan su içmek hakkı belirli bir gün onun ve belirli bir gün de sizindir; sakın ona bir kötülük yapmayın, yoksa sizi büyük günün azabı yakalar" dedi.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

وَلَا تَمَسُّوهَا بِسُوٓءٍ فَيَأْخُذَكُمْ عَذَابُ يَوْمٍ عَظِيمٍ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiSalih: " İşte belge bu devedir. Kuyudan su içmek hakkı belirli bir gün onun ve belirli bir gün de sizindir; sakın ona bir kötülük yapmayın, yoksa sizi büyük günün azabı yakalar" dedi.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

فَعَقَرُوهَا فَأَصْبَحُوا۟ نَٰدِمِينَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiOnlar ise deveyi kestiler; ama pişman da oldular.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

فَأَخَذَهُمُ ٱلْعَذَابُ إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَـَٔايَةً وَمَا كَانَ أَكْثَرُهُم مُّؤْمِنِينَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiBunun üzerine onları azap yakaladı. Doğrusu bunda bir ders vardır, fakat çoğu inanmamıştır.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

وَإِنَّ رَبَّكَ لَهُوَ ٱلْعَزِيزُ ٱلرَّحِيمُ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiRabbin şüphesiz güçlüdür, merhametlidir.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

كَذَّبَتْ قَوْمُ لُوطٍ ٱلْمُرْسَلِينَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiLut milleti de peygamberleri yalanladı.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

إِذْ قَالَ لَهُمْ أَخُوهُمْ لُوطٌ أَلَا تَتَّقُونَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiKardeşleri Lut, onlara: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Doğrusu ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim. Artık Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Buna karşı sizden bir ücret istemiyorum; benim ecrim ancak Alemlerin Rabbine aittir. Rabbinizin sizin için yarattığı eşleri bırakıp da, insanlar arasında, erkeklere mi yaklaşıyorsunuz? Doğrusu siz azmış bir milletsiniz" dedi.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

إِنِّى لَكُمْ رَسُولٌ أَمِينٌ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiKardeşleri Lut, onlara: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Doğrusu ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim. Artık Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Buna karşı sizden bir ücret istemiyorum; benim ecrim ancak Alemlerin Rabbine aittir. Rabbinizin sizin için yarattığı eşleri bırakıp da, insanlar arasında, erkeklere mi yaklaşıyorsunuz? Doğrusu siz azmış bir milletsiniz" dedi.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

فَٱتَّقُوا۟ ٱللَّهَ وَأَطِيعُونِ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiKardeşleri Lut, onlara: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Doğrusu ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim. Artık Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Buna karşı sizden bir ücret istemiyorum; benim ecrim ancak Alemlerin Rabbine aittir. Rabbinizin sizin için yarattığı eşleri bırakıp da, insanlar arasında, erkeklere mi yaklaşıyorsunuz? Doğrusu siz azmış bir milletsiniz" dedi.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

وَمَآ أَسْـَٔلُكُمْ عَلَيْهِ مِنْ أَجْرٍ إِنْ أَجْرِىَ إِلَّا عَلَىٰ رَبِّ ٱلْعَٰلَمِينَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiKardeşleri Lut, onlara: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Doğrusu ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim. Artık Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Buna karşı sizden bir ücret istemiyorum; benim ecrim ancak Alemlerin Rabbine aittir. Rabbinizin sizin için yarattığı eşleri bırakıp da, insanlar arasında, erkeklere mi yaklaşıyorsunuz? Doğrusu siz azmış bir milletsiniz" dedi.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

أَتَأْتُونَ ٱلذُّكْرَانَ مِنَ ٱلْعَٰلَمِينَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiKardeşleri Lut, onlara: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Doğrusu ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim. Artık Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Buna karşı sizden bir ücret istemiyorum; benim ecrim ancak Alemlerin Rabbine aittir. Rabbinizin sizin için yarattığı eşleri bırakıp da, insanlar arasında, erkeklere mi yaklaşıyorsunuz? Doğrusu siz azmış bir milletsiniz" dedi.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

وَتَذَرُونَ مَا خَلَقَ لَكُمْ رَبُّكُم مِّنْ أَزْوَٰجِكُم بَلْ أَنتُمْ قَوْمٌ عَادُونَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiKardeşleri Lut, onlara: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Doğrusu ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim. Artık Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Buna karşı sizden bir ücret istemiyorum; benim ecrim ancak Alemlerin Rabbine aittir. Rabbinizin sizin için yarattığı eşleri bırakıp da, insanlar arasında, erkeklere mi yaklaşıyorsunuz? Doğrusu siz azmış bir milletsiniz" dedi.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

قَالُوا۟ لَئِن لَّمْ تَنتَهِ يَٰلُوطُ لَتَكُونَنَّ مِنَ ٱلْمُخْرَجِينَ

Diyanet İşleri Başkanlığı Meali"Ey Lut! Bu sözlerinden vazgeçmezsen, mutlaka kovulacaksın" dediler.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

قَالَ إِنِّى لِعَمَلِكُم مِّنَ ٱلْقَالِينَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiLut: "Doğrusu yaptığınıza çok kızanlardanım. Rabbim! Beni ve ailemi bunların yapageldiği kötülükten kurtar" dedi.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

رَبِّ نَجِّنِى وَأَهْلِى مِمَّا يَعْمَلُونَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiLut: "Doğrusu yaptığınıza çok kızanlardanım. Rabbim! Beni ve ailemi bunların yapageldiği kötülükten kurtar" dedi.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

فَنَجَّيْنَٰهُ وَأَهْلَهُۥٓ أَجْمَعِينَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiBunun üzerine geride kalan yaşlı bir kadın dışında, onu ve ailesini, hepsini kurtardık.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

إِلَّا عَجُوزًا فِى ٱلْغَٰبِرِينَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiBunun üzerine geride kalan yaşlı bir kadın dışında, onu ve ailesini, hepsini kurtardık.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

ثُمَّ دَمَّرْنَا ٱلْـَٔاخَرِينَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiDiğerlerini yerle bir ettik.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

وَأَمْطَرْنَا عَلَيْهِم مَّطَرًا فَسَآءَ مَطَرُ ٱلْمُنذَرِينَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiÜzerlerine de yağmur yağdırdık. Uyarılan fakat yola gelmeyenlerin yağmuru ne kötü idi!

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَـَٔايَةً وَمَا كَانَ أَكْثَرُهُم مُّؤْمِنِينَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiŞüphesiz bunda bir ders vardır, ama çoğu inanmamıştır.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

وَإِنَّ رَبَّكَ لَهُوَ ٱلْعَزِيزُ ٱلرَّحِيمُ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiDoğrusu Rabbin güçlüdür, merhametlidir.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

كَذَّبَ أَصْحَٰبُ لْـَٔيْكَةِ ٱلْمُرْسَلِينَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiOrmanlık yerde oturanlar, Eykeliler de peygamberleri yalanladı.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

إِذْ قَالَ لَهُمْ شُعَيْبٌ أَلَا تَتَّقُونَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiŞuayb onlara: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Doğrusu ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim. Artık Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Ben buna karşı sizden bir ücret istemiyorum, benim ecrim ancak Alemlerin Rabbine aittir. Ölçüyü tam yapın, eksiltenlerden olmayın. Doğru terazi ile tartın. İnsanların hakkını azaltmayın. Yeryüzünde bozgunculuk yaparak karışıklık çıkarmayın. Sizi ve daha önceki nesilleri yaratandan korkun" dedi.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

إِنِّى لَكُمْ رَسُولٌ أَمِينٌ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiŞuayb onlara: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Doğrusu ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim. Artık Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Ben buna karşı sizden bir ücret istemiyorum, benim ecrim ancak Alemlerin Rabbine aittir. Ölçüyü tam yapın, eksiltenlerden olmayın. Doğru terazi ile tartın. İnsanların hakkını azaltmayın. Yeryüzünde bozgunculuk yaparak karışıklık çıkarmayın. Sizi ve daha önceki nesilleri yaratandan korkun" dedi.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

فَٱتَّقُوا۟ ٱللَّهَ وَأَطِيعُونِ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiŞuayb onlara: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Doğrusu ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim. Artık Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Ben buna karşı sizden bir ücret istemiyorum, benim ecrim ancak Alemlerin Rabbine aittir. Ölçüyü tam yapın, eksiltenlerden olmayın. Doğru terazi ile tartın. İnsanların hakkını azaltmayın. Yeryüzünde bozgunculuk yaparak karışıklık çıkarmayın. Sizi ve daha önceki nesilleri yaratandan korkun" dedi.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

وَمَآ أَسْـَٔلُكُمْ عَلَيْهِ مِنْ أَجْرٍ إِنْ أَجْرِىَ إِلَّا عَلَىٰ رَبِّ ٱلْعَٰلَمِينَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiŞuayb onlara: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Doğrusu ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim. Artık Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Ben buna karşı sizden bir ücret istemiyorum, benim ecrim ancak Alemlerin Rabbine aittir. Ölçüyü tam yapın, eksiltenlerden olmayın. Doğru terazi ile tartın. İnsanların hakkını azaltmayın. Yeryüzünde bozgunculuk yaparak karışıklık çıkarmayın. Sizi ve daha önceki nesilleri yaratandan korkun" dedi.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

أَوْفُوا۟ ٱلْكَيْلَ وَلَا تَكُونُوا۟ مِنَ ٱلْمُخْسِرِينَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiŞuayb onlara: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Doğrusu ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim. Artık Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Ben buna karşı sizden bir ücret istemiyorum, benim ecrim ancak Alemlerin Rabbine aittir. Ölçüyü tam yapın, eksiltenlerden olmayın. Doğru terazi ile tartın. İnsanların hakkını azaltmayın. Yeryüzünde bozgunculuk yaparak karışıklık çıkarmayın. Sizi ve daha önceki nesilleri yaratandan korkun" dedi.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

وَزِنُوا۟ بِٱلْقِسْطَاسِ ٱلْمُسْتَقِيمِ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiŞuayb onlara: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Doğrusu ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim. Artık Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Ben buna karşı sizden bir ücret istemiyorum, benim ecrim ancak Alemlerin Rabbine aittir. Ölçüyü tam yapın, eksiltenlerden olmayın. Doğru terazi ile tartın. İnsanların hakkını azaltmayın. Yeryüzünde bozgunculuk yaparak karışıklık çıkarmayın. Sizi ve daha önceki nesilleri yaratandan korkun" dedi.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

وَلَا تَبْخَسُوا۟ ٱلنَّاسَ أَشْيَآءَهُمْ وَلَا تَعْثَوْا۟ فِى ٱلْأَرْضِ مُفْسِدِينَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiŞuayb onlara: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Doğrusu ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim. Artık Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Ben buna karşı sizden bir ücret istemiyorum, benim ecrim ancak Alemlerin Rabbine aittir. Ölçüyü tam yapın, eksiltenlerden olmayın. Doğru terazi ile tartın. İnsanların hakkını azaltmayın. Yeryüzünde bozgunculuk yaparak karışıklık çıkarmayın. Sizi ve daha önceki nesilleri yaratandan korkun" dedi.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

وَٱتَّقُوا۟ ٱلَّذِى خَلَقَكُمْ وَٱلْجِبِلَّةَ ٱلْأَوَّلِينَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiŞuayb onlara: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Doğrusu ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim. Artık Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Ben buna karşı sizden bir ücret istemiyorum, benim ecrim ancak Alemlerin Rabbine aittir. Ölçüyü tam yapın, eksiltenlerden olmayın. Doğru terazi ile tartın. İnsanların hakkını azaltmayın. Yeryüzünde bozgunculuk yaparak karışıklık çıkarmayın. Sizi ve daha önceki nesilleri yaratandan korkun" dedi.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

قَالُوٓا۟ إِنَّمَآ أَنتَ مِنَ ٱلْمُسَحَّرِينَ

Diyanet İşleri Başkanlığı Meali"Sen ancak büyülenmişin birisin. Bizim gibi bir insandan başka bir şey değilsin. Doğrusu seni yalancılardan sanıyoruz. Eğer doğru sözlü isen göğün bir parçasını üstümüze düşür" dediler.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

وَمَآ أَنتَ إِلَّا بَشَرٌ مِّثْلُنَا وَإِن نَّظُنُّكَ لَمِنَ ٱلْكَٰذِبِينَ

Diyanet İşleri Başkanlığı Meali"Sen ancak büyülenmişin birisin. Bizim gibi bir insandan başka bir şey değilsin. Doğrusu seni yalancılardan sanıyoruz. Eğer doğru sözlü isen göğün bir parçasını üstümüze düşür" dediler.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

فَأَسْقِطْ عَلَيْنَا كِسَفًا مِّنَ ٱلسَّمَآءِ إِن كُنتَ مِنَ ٱلصَّٰدِقِينَ

Diyanet İşleri Başkanlığı Meali"Sen ancak büyülenmişin birisin. Bizim gibi bir insandan başka bir şey değilsin. Doğrusu seni yalancılardan sanıyoruz. Eğer doğru sözlü isen göğün bir parçasını üstümüze düşür" dediler.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

قَالَ رَبِّىٓ أَعْلَمُ بِمَا تَعْمَلُونَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiŞuayb: "Rabbim yaptıklarınızı çok iyi bilir" dedi.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

فَكَذَّبُوهُ فَأَخَذَهُمْ عَذَابُ يَوْمِ ٱلظُّلَّةِ إِنَّهُۥ كَانَ عَذَابَ يَوْمٍ عَظِيمٍ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiAma onu yalanladılar. Bunun üzerine onları bulutlu bir günün azabı yakaladı. Gerçekten o gün, azabı büyük bir gündü.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَـَٔايَةً وَمَا كَانَ أَكْثَرُهُم مُّؤْمِنِينَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiDoğrusu bunda bir ders vardır. Fakat çoğu inanmamıştır.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

وَإِنَّ رَبَّكَ لَهُوَ ٱلْعَزِيزُ ٱلرَّحِيمُ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiRabbin şüphesiz güçlüdür, merhametlidir.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

وَإِنَّهُۥ لَتَنزِيلُ رَبِّ ٱلْعَٰلَمِينَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiŞüphesiz Kuran Alemlerin Rabbinin indirmesidir.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

نَزَلَ بِهِ ٱلرُّوحُ ٱلْأَمِينُ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiApaçık Arap diliyle, uyaranlardan olman için onu Cebrail senin kalbine indirmiştir.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

عَلَىٰ قَلْبِكَ لِتَكُونَ مِنَ ٱلْمُنذِرِينَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiApaçık Arap diliyle, uyaranlardan olman için onu Cebrail senin kalbine indirmiştir.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

بِلِسَانٍ عَرَبِىٍّ مُّبِينٍ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiApaçık Arap diliyle, uyaranlardan olman için onu Cebrail senin kalbine indirmiştir.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

وَإِنَّهُۥ لَفِى زُبُرِ ٱلْأَوَّلِينَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiO, daha öncekilerin kitabında da zikredilmiştir.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

أَوَلَمْ يَكُن لَّهُمْ ءَايَةً أَن يَعْلَمَهُۥ عُلَمَٰٓؤُا۟ بَنِىٓ إِسْرَٰٓءِيلَ

Diyanet İşleri Başkanlığı Mealiİsrailoğulları bilginlerinin bunu bilmeye bir delilleri yok muydu?

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

وَلَوْ نَزَّلْنَٰهُ عَلَىٰ بَعْضِ ٱلْأَعْجَمِينَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiBiz Kuran'ı Arapça bilmeyen kimselerden birine indirseydik de o bunları okusaydı yine de ona inanmazlardı.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

فَقَرَأَهُۥ عَلَيْهِم مَّا كَانُوا۟ بِهِۦ مُؤْمِنِينَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiBiz Kuran'ı Arapça bilmeyen kimselerden birine indirseydik de o bunları okusaydı yine de ona inanmazlardı.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

كَذَٰلِكَ سَلَكْنَٰهُ فِى قُلُوبِ ٱلْمُجْرِمِينَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiSuçluların kalblerine Kuran'ı böylece sokarız da, can yakıcı azabı görmedikçe ona inanmazlar. Bu azap onlara haberleri olmadan geliverecektir.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

لَا يُؤْمِنُونَ بِهِۦ حَتَّىٰ يَرَوُا۟ ٱلْعَذَابَ ٱلْأَلِيمَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiSuçluların kalblerine Kuran'ı böylece sokarız da, can yakıcı azabı görmedikçe ona inanmazlar. Bu azap onlara haberleri olmadan geliverecektir.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

فَيَأْتِيَهُم بَغْتَةً وَهُمْ لَا يَشْعُرُونَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiSuçluların kalblerine Kuran'ı böylece sokarız da, can yakıcı azabı görmedikçe ona inanmazlar. Bu azap onlara haberleri olmadan geliverecektir.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

فَيَقُولُوا۟ هَلْ نَحْنُ مُنظَرُونَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiO zaman "Erteye bırakılmaz mıyız?" derler.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

أَفَبِعَذَابِنَا يَسْتَعْجِلُونَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiBizim azabımızı mı acele istiyorlardı?

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

أَفَرَءَيْتَ إِن مَّتَّعْنَٰهُمْ سِنِينَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiSöylesene, Biz onlara yıllar yılı nimetler vermiş olsak, sonra da tehdit edildikleri şey başlarına gelse, kendilerine verilmiş olan nimetler onlara bir fayda sağlar mı?

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

ثُمَّ جَآءَهُم مَّا كَانُوا۟ يُوعَدُونَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiSöylesene, Biz onlara yıllar yılı nimetler vermiş olsak, sonra da tehdit edildikleri şey başlarına gelse, kendilerine verilmiş olan nimetler onlara bir fayda sağlar mı?

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

مَآ أَغْنَىٰ عَنْهُم مَّا كَانُوا۟ يُمَتَّعُونَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiSöylesene, Biz onlara yıllar yılı nimetler vermiş olsak, sonra da tehdit edildikleri şey başlarına gelse, kendilerine verilmiş olan nimetler onlara bir fayda sağlar mı?

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

وَمَآ أَهْلَكْنَا مِن قَرْيَةٍ إِلَّا لَهَا مُنذِرُونَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiHiçbir kent halkını kendilerine öğüt veren uyarıcılar gelmeden yok etmedik. Biz zalim değiliz.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

ذِكْرَىٰ وَمَا كُنَّا ظَٰلِمِينَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiHiçbir kent halkını kendilerine öğüt veren uyarıcılar gelmeden yok etmedik. Biz zalim değiliz.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

وَمَا تَنَزَّلَتْ بِهِ ٱلشَّيَٰطِينُ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiKuran'ı şeytanlar indirmemiştir.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

وَمَا يَنۢبَغِى لَهُمْ وَمَا يَسْتَطِيعُونَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiBu onlara düşmez, zaten güçleri de yetmez.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

إِنَّهُمْ عَنِ ٱلسَّمْعِ لَمَعْزُولُونَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiDoğrusu onlar vahyi dinlemekten uzak tutulmuşlardır.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

فَلَا تَدْعُ مَعَ ٱللَّهِ إِلَٰهًا ءَاخَرَ فَتَكُونَ مِنَ ٱلْمُعَذَّبِينَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiO halde sakın Allah'ın yanında başka tanrı tutup ona yalvarma, yoksa azap göreceklerden olursun.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

وَأَنذِرْ عَشِيرَتَكَ ٱلْأَقْرَبِينَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiÖnce en yakın hısımlarını uyar.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

وَٱخْفِضْ جَنَاحَكَ لِمَنِ ٱتَّبَعَكَ مِنَ ٱلْمُؤْمِنِينَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiSana uyan müminleri kanatların altına al.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

فَإِنْ عَصَوْكَ فَقُلْ إِنِّى بَرِىٓءٌ مِّمَّا تَعْمَلُونَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiSana başkaldırırlarsa: "Yaptıklarınızdan uzağım" de.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

وَتَوَكَّلْ عَلَى ٱلْعَزِيزِ ٱلرَّحِيمِ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiSenin kalkıp namaz kılanlar arasında bulunduğunu gören, güçlü ve merhametli olan Allah'a güven. Doğrusu O işitir ve bilir.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

ٱلَّذِى يَرَىٰكَ حِينَ تَقُومُ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiSenin kalkıp namaz kılanlar arasında bulunduğunu gören, güçlü ve merhametli olan Allah'a güven. Doğrusu O işitir ve bilir.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

وَتَقَلُّبَكَ فِى ٱلسَّٰجِدِينَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiSenin kalkıp namaz kılanlar arasında bulunduğunu gören, güçlü ve merhametli olan Allah'a güven. Doğrusu O işitir ve bilir.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

إِنَّهُۥ هُوَ ٱلسَّمِيعُ ٱلْعَلِيمُ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiSenin kalkıp namaz kılanlar arasında bulunduğunu gören, güçlü ve merhametli olan Allah'a güven. Doğrusu O işitir ve bilir.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

هَلْ أُنَبِّئُكُمْ عَلَىٰ مَن تَنَزَّلُ ٱلشَّيَٰطِينُ

Diyanet İşleri Başkanlığı Meali"Şeytanların kime indiğini size haber vereyim mi?" de.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

تَنَزَّلُ عَلَىٰ كُلِّ أَفَّاكٍ أَثِيمٍ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiOnlar, günahkar iftiracıların hepsine iner.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

يُلْقُونَ ٱلسَّمْعَ وَأَكْثَرُهُمْ كَٰذِبُونَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiBunlar şeytanlara kulak verirler, çoğu yalancıdırlar.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

وَٱلشُّعَرَآءُ يَتَّبِعُهُمُ ٱلْغَاوُۥنَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiO şairlere gelince; onlara azgınlar uyar.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

أَلَمْ تَرَ أَنَّهُمْ فِى كُلِّ وَادٍ يَهِيمُونَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiOnların her vadide şaşkın şaşkın dolaştıklarını ve yapmadıklarını yaptık dediklerini görmez misin?

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

وَأَنَّهُمْ يَقُولُونَ مَا لَا يَفْعَلُونَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiOnların her vadide şaşkın şaşkın dolaştıklarını ve yapmadıklarını yaptık dediklerini görmez misin?

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

إِلَّا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَعَمِلُوا۟ ٱلصَّٰلِحَٰتِ وَذَكَرُوا۟ ٱللَّهَ كَثِيرًا وَٱنتَصَرُوا۟ مِنۢ بَعْدِ مَا ظُلِمُوا۟ وَسَيَعْلَمُ ٱلَّذِينَ ظَلَمُوٓا۟ أَىَّ مُنقَلَبٍ يَنقَلِبُونَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiAncak inanıp yararlı iş işleyenler, Allah'ı çok çok ananlar ve haksızlığa uğratıldıklarında haklarını alanlar bunun dışındadır. Haksızlık eden kimseler nasıl bir yıkılışla yıkılacaklarını anlayacaklardır.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

Bir konu mu arıyorsunuz? Anlam aramasında sorunuzu yazın; tüm Kur'an anlam düzeyinde taranır.