caseriq

Hicr Suresi الحجر

99 ayet · Mekke döneminde inmiştir · iniş sırası 54 · Kur'an'daki sırası 15

بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ الٓر تِلْكَ ءَايَٰتُ ٱلْكِتَٰبِ وَقُرْءَانٍ مُّبِينٍ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiElif, Lam, Ra. Bunlar Kitap'ın ve apaçık olan Kuran'ın ayetleridir.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

رُّبَمَا يَوَدُّ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ لَوْ كَانُوا۟ مُسْلِمِينَ

Diyanet İşleri Başkanlığı Mealiİnkar edenler, keşke müslüman olsaydık temennisinde bulunacaklardır.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

ذَرْهُمْ يَأْكُلُوا۟ وَيَتَمَتَّعُوا۟ وَيُلْهِهِمُ ٱلْأَمَلُ فَسَوْفَ يَعْلَمُونَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiBırak onları yesinler, zevk alsınlar; ümit onları avundursun; ilerde öğrenecekler.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

وَمَآ أَهْلَكْنَا مِن قَرْيَةٍ إِلَّا وَلَهَا كِتَابٌ مَّعْلُومٌ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiYok ettiğimiz herhangi bir kasabanın elbette belli bir yazısı vardır.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

مَّا تَسْبِقُ مِنْ أُمَّةٍ أَجَلَهَا وَمَا يَسْتَـْٔخِرُونَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiHiçbir ümmet kendi süresini öne alamaz, geciktiremez de.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

وَقَالُوا۟ يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِى نُزِّلَ عَلَيْهِ ٱلذِّكْرُ إِنَّكَ لَمَجْنُونٌ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiOnlar: "Ey kendisine Kitap indirilen kimse! Sen mutlaka delisin. Doğrulardan isen melekleri bize getirsene" dediler.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

لَّوْ مَا تَأْتِينَا بِٱلْمَلَٰٓئِكَةِ إِن كُنتَ مِنَ ٱلصَّٰدِقِينَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiOnlar: "Ey kendisine Kitap indirilen kimse! Sen mutlaka delisin. Doğrulardan isen melekleri bize getirsene" dediler.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

مَا نُنَزِّلُ ٱلْمَلَٰٓئِكَةَ إِلَّا بِٱلْحَقِّ وَمَا كَانُوٓا۟ إِذًا مُّنظَرِينَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiBiz melekleri ancak gerekince indiririz. O takdirde de ceza görecekler asla geri bırakılmazlar.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

إِنَّا نَحْنُ نَزَّلْنَا ٱلذِّكْرَ وَإِنَّا لَهُۥ لَحَٰفِظُونَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiDoğrusu Kitap'ı Biz indirdik, onun koruyucusu elbette Biziz.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

وَلَقَدْ أَرْسَلْنَا مِن قَبْلِكَ فِى شِيَعِ ٱلْأَوَّلِينَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiAnd olsun ki, senden önce çeşitli ümmetlere peygamber göndermiştik.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

وَمَا يَأْتِيهِم مِّن رَّسُولٍ إِلَّا كَانُوا۟ بِهِۦ يَسْتَهْزِءُونَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiOnlara gelen her peygamberi alaya alıyorlardı.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

كَذَٰلِكَ نَسْلُكُهُۥ فِى قُلُوبِ ٱلْمُجْرِمِينَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiAynı şekilde biz de Kitap'ı suçluların kalblerine sokarız, ama ona yine de inanmazlar. Oysa kendilerinden öncekilerin uğradıkları meydandadır.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

لَا يُؤْمِنُونَ بِهِۦ وَقَدْ خَلَتْ سُنَّةُ ٱلْأَوَّلِينَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiAynı şekilde biz de Kitap'ı suçluların kalblerine sokarız, ama ona yine de inanmazlar. Oysa kendilerinden öncekilerin uğradıkları meydandadır.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

وَلَوْ فَتَحْنَا عَلَيْهِم بَابًا مِّنَ ٱلسَّمَآءِ فَظَلُّوا۟ فِيهِ يَعْرُجُونَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiOnlara gökten bir kapı açsak da, oradan çıkmağa koyulsalar: "Gözlerimiz döndü, biz herhalde büyülendik" derler.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

لَقَالُوٓا۟ إِنَّمَا سُكِّرَتْ أَبْصَٰرُنَا بَلْ نَحْنُ قَوْمٌ مَّسْحُورُونَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiOnlara gökten bir kapı açsak da, oradan çıkmağa koyulsalar: "Gözlerimiz döndü, biz herhalde büyülendik" derler.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

وَلَقَدْ جَعَلْنَا فِى ٱلسَّمَآءِ بُرُوجًا وَزَيَّنَّٰهَا لِلنَّٰظِرِينَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiAnd olsun ki, gökte burçlar meydana getirdik, onları bakanlar için donattık.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

وَحَفِظْنَٰهَا مِن كُلِّ شَيْطَٰنٍ رَّجِيمٍ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiOnları, kovulmuş her şeytandan koruduk.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

إِلَّا مَنِ ٱسْتَرَقَ ٱلسَّمْعَ فَأَتْبَعَهُۥ شِهَابٌ مُّبِينٌ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiFakat kulak hırsızlığı yapan olursa, parlak bir ateş onu kovalar.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

وَٱلْأَرْضَ مَدَدْنَٰهَا وَأَلْقَيْنَا فِيهَا رَوَٰسِىَ وَأَنۢبَتْنَا فِيهَا مِن كُلِّ شَىْءٍ مَّوْزُونٍ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiYeri yaydık, oraya sabit dağlar yerleştirdik, orada her şeyi bir ölçüye göre bitirdik.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

وَجَعَلْنَا لَكُمْ فِيهَا مَعَٰيِشَ وَمَن لَّسْتُمْ لَهُۥ بِرَٰزِقِينَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiOrada sizin ve rızık veremeyeceğiniz kimseler için geçimlikler meydana getirdik.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

وَإِن مِّن شَىْءٍ إِلَّا عِندَنَا خَزَآئِنُهُۥ وَمَا نُنَزِّلُهُۥٓ إِلَّا بِقَدَرٍ مَّعْلُومٍ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiHazinesi Bizim katımızda olmayan hiçbir şey yoktur. Biz onu ancak belli bir ölçüye göre indiririz.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

وَأَرْسَلْنَا ٱلرِّيَٰحَ لَوَٰقِحَ فَأَنزَلْنَا مِنَ ٱلسَّمَآءِ مَآءً فَأَسْقَيْنَٰكُمُوهُ وَمَآ أَنتُمْ لَهُۥ بِخَٰزِنِينَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiRüzgarları aşılayıcı olarak gönderdik; yukarıdan su indirdik de sizi onunla suladık. Yoksa siz onu toplayamazdınız.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

وَإِنَّا لَنَحْنُ نُحْىِۦ وَنُمِيتُ وَنَحْنُ ٱلْوَٰرِثُونَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiDoğrusu dirilten ve öldüren Biziz; hepsinin gerisinde de Biz kalırız.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

وَلَقَدْ عَلِمْنَا ٱلْمُسْتَقْدِمِينَ مِنكُمْ وَلَقَدْ عَلِمْنَا ٱلْمُسْتَـْٔخِرِينَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiAnd olsun ki, sizden önce geçenleri biliriz; and olsun ki, geri kalanları da biliriz.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

وَإِنَّ رَبَّكَ هُوَ يَحْشُرُهُمْ إِنَّهُۥ حَكِيمٌ عَلِيمٌ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiDoğrusu Rabbin onları diriltip bir araya getirecektir. Şüphesiz O Hakim'dir, Herşeyi Bilen'dir.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

وَلَقَدْ خَلَقْنَا ٱلْإِنسَٰنَ مِن صَلْصَٰلٍ مِّنْ حَمَإٍ مَّسْنُونٍ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiAnd olsun ki, insanı kuru balçıktan, işlenebilen kara topraktan yarattık.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

وَٱلْجَآنَّ خَلَقْنَٰهُ مِن قَبْلُ مِن نَّارِ ٱلسَّمُومِ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiCinleri de, daha önce, dumansız ateşten yarattık.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

وَإِذْ قَالَ رَبُّكَ لِلْمَلَٰٓئِكَةِ إِنِّى خَٰلِقٌۢ بَشَرًا مِّن صَلْصَٰلٍ مِّنْ حَمَإٍ مَّسْنُونٍ

Diyanet İşleri Başkanlığı Meali'Rabbin meleklere: "Ben, balçıktan, işlenebilen kara topraktan bir insan yaratacağım. Onu yapıp ruhumdan üflediğimde ona secdeye kapanın" demişti.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

فَإِذَا سَوَّيْتُهُۥ وَنَفَخْتُ فِيهِ مِن رُّوحِى فَقَعُوا۟ لَهُۥ سَٰجِدِينَ

Diyanet İşleri Başkanlığı Meali'Rabbin meleklere: "Ben, balçıktan, işlenebilen kara topraktan bir insan yaratacağım. Onu yapıp ruhumdan üflediğimde ona secdeye kapanın" demişti.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

فَسَجَدَ ٱلْمَلَٰٓئِكَةُ كُلُّهُمْ أَجْمَعُونَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiBunun üzerine, İblis'in dışında bütün melekler hemen secde ettiler. O, secde edenlerle beraber olmaktan çekindi.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

إِلَّآ إِبْلِيسَ أَبَىٰٓ أَن يَكُونَ مَعَ ٱلسَّٰجِدِينَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiBunun üzerine, İblis'in dışında bütün melekler hemen secde ettiler. O, secde edenlerle beraber olmaktan çekindi.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

قَالَ يَٰٓإِبْلِيسُ مَا لَكَ أَلَّا تَكُونَ مَعَ ٱلسَّٰجِدِينَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiAllah: "Ey İblis! Secde edenlerle beraber olmaktan seni alıkoyan nedir?" dedi.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

قَالَ لَمْ أَكُن لِّأَسْجُدَ لِبَشَرٍ خَلَقْتَهُۥ مِن صَلْصَٰلٍ مِّنْ حَمَإٍ مَّسْنُونٍ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiO: "Balçıktan, işlenebilen kara topraktan yarattığın insana secde edemem" dedi.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

قَالَ فَٱخْرُجْ مِنْهَا فَإِنَّكَ رَجِيمٌ

Diyanet İşleri Başkanlığı Meali"Öyleyse defol oradan, sen artık kovulmuş birisin. Doğrusu hesap gününe kadar lanet sanadır" dedi.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

وَإِنَّ عَلَيْكَ ٱللَّعْنَةَ إِلَىٰ يَوْمِ ٱلدِّينِ

Diyanet İşleri Başkanlığı Meali"Öyleyse defol oradan, sen artık kovulmuş birisin. Doğrusu hesap gününe kadar lanet sanadır" dedi.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

قَالَ رَبِّ فَأَنظِرْنِىٓ إِلَىٰ يَوْمِ يُبْعَثُونَ

Diyanet İşleri Başkanlığı Meali"Rabbim! Beni hiç olmazsa, tekrar dirilecekleri güne kadar ertele" dedi.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

قَالَ فَإِنَّكَ مِنَ ٱلْمُنظَرِينَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiAllah: "Sen, bilinen gün gelene kadar bırakılanlardansın" dedi.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

إِلَىٰ يَوْمِ ٱلْوَقْتِ ٱلْمَعْلُومِ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiAllah: "Sen, bilinen gün gelene kadar bırakılanlardansın" dedi.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

قَالَ رَبِّ بِمَآ أَغْوَيْتَنِى لَأُزَيِّنَنَّ لَهُمْ فِى ٱلْأَرْضِ وَلَأُغْوِيَنَّهُمْ أَجْمَعِينَ

Diyanet İşleri Başkanlığı Meali"Rabbim! Beni saptırdığın için, and olsun ki yeryüzünde fenalıkları onlara güzel göstereceğim; halis kıldığın kulların bir yana, onların hepsini saptıracağım" dedi.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

إِلَّا عِبَادَكَ مِنْهُمُ ٱلْمُخْلَصِينَ

Diyanet İşleri Başkanlığı Meali"Rabbim! Beni saptırdığın için, and olsun ki yeryüzünde fenalıkları onlara güzel göstereceğim; halis kıldığın kulların bir yana, onların hepsini saptıracağım" dedi.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

قَالَ هَٰذَا صِرَٰطٌ عَلَىَّ مُسْتَقِيمٌ

Diyanet İşleri Başkanlığı Meali'Allah şöyle dedi: "Benim gerekli kıldığım dosdoğru yol budur; kullarımın üzerinde senin bir nüfuzun olamaz. Ancak sana uyan sapıklar bunun dışındadır."

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

إِنَّ عِبَادِى لَيْسَ لَكَ عَلَيْهِمْ سُلْطَٰنٌ إِلَّا مَنِ ٱتَّبَعَكَ مِنَ ٱلْغَاوِينَ

Diyanet İşleri Başkanlığı Meali'Allah şöyle dedi: "Benim gerekli kıldığım dosdoğru yol budur; kullarımın üzerinde senin bir nüfuzun olamaz. Ancak sana uyan sapıklar bunun dışındadır."

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

وَإِنَّ جَهَنَّمَ لَمَوْعِدُهُمْ أَجْمَعِينَ

Diyanet İşleri Başkanlığı Meali"Ve Cehennem onların hepsinin toplanacağı yerdir."

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

لَهَا سَبْعَةُ أَبْوَٰبٍ لِّكُلِّ بَابٍ مِّنْهُمْ جُزْءٌ مَّقْسُومٌ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiO cehennemin yedi kapısı olup, her kapıdan onların girecekleri ayrılmış bir kısım vardır.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

إِنَّ ٱلْمُتَّقِينَ فِى جَنَّٰتٍ وَعُيُونٍ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiAllah'a karşı gelmekten sakınanlar ise, cennetlerde, pınar başlarındadırlar.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

ٱدْخُلُوهَا بِسَلَٰمٍ ءَامِنِينَ

Diyanet İşleri Başkanlığı Meali"Oraya güven içinde, esenlikle girin" denilir.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

وَنَزَعْنَا مَا فِى صُدُورِهِم مِّنْ غِلٍّ إِخْوَٰنًا عَلَىٰ سُرُرٍ مُّتَقَٰبِلِينَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiBiz onların gönüllerinde olan kini çıkardık, artık onlar sedirler üzerinde karşılıklı oturan kardeşlerdir.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

لَا يَمَسُّهُمْ فِيهَا نَصَبٌ وَمَا هُم مِّنْهَا بِمُخْرَجِينَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiOnlar orada bir yorgunluk hissetmezler. Oradan çıkarılacak da değillerdir.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

نَبِّئْ عِبَادِىٓ أَنِّىٓ أَنَا ٱلْغَفُورُ ٱلرَّحِيمُ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiKullarıma Benim bağışlayan, merhamet eden olduğumu, azabımın can yakıcı bir azap olduğunu haber ver.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

وَأَنَّ عَذَابِى هُوَ ٱلْعَذَابُ ٱلْأَلِيمُ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiKullarıma Benim bağışlayan, merhamet eden olduğumu, azabımın can yakıcı bir azap olduğunu haber ver.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

وَنَبِّئْهُمْ عَن ضَيْفِ إِبْرَٰهِيمَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiOnlara İbrahim'in konuklarını da anlat:

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

إِذْ دَخَلُوا۟ عَلَيْهِ فَقَالُوا۟ سَلَٰمًا قَالَ إِنَّا مِنكُمْ وَجِلُونَ

Diyanet İşleri Başkanlığı Mealiİbrahim'in yanına girdiklerinde selam vermişlerdi. O: "Doğrusu biz sizden korkuyoruz" demişti de: "Korkma, biz sana, bilgin bir oğlun olacağını müjdelemeye geldik" demişlerdi.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

قَالُوا۟ لَا تَوْجَلْ إِنَّا نُبَشِّرُكَ بِغُلَٰمٍ عَلِيمٍ

Diyanet İşleri Başkanlığı Mealiİbrahim'in yanına girdiklerinde selam vermişlerdi. O: "Doğrusu biz sizden korkuyoruz" demişti de: "Korkma, biz sana, bilgin bir oğlun olacağını müjdelemeye geldik" demişlerdi.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

قَالَ أَبَشَّرْتُمُونِى عَلَىٰٓ أَن مَّسَّنِىَ ٱلْكِبَرُ فَبِمَ تُبَشِّرُونَ

Diyanet İşleri Başkanlığı Meali"Ben kocamışken bana müjde mi veriyorsunuz? Neye dayanarak müjdeliyorsunuz?" deyince:

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

قَالُوا۟ بَشَّرْنَٰكَ بِٱلْحَقِّ فَلَا تَكُن مِّنَ ٱلْقَٰنِطِينَ

Diyanet İşleri Başkanlığı Meali"Seni gerçekten müjdeliyoruz, umutsuzlardan olma" demişlerdi.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

قَالَ وَمَن يَقْنَطُ مِن رَّحْمَةِ رَبِّهِۦٓ إِلَّا ٱلضَّآلُّونَ

Diyanet İşleri Başkanlığı Meali"Zaten sapıklardan başka kim Rabbinin rahmetinden umudunu keser!" diyerek sormuştu: "Ey elçiler! İşiniz nedir?"

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

قَالَ فَمَا خَطْبُكُمْ أَيُّهَا ٱلْمُرْسَلُونَ

Diyanet İşleri Başkanlığı Meali"Zaten sapıklardan başka kim Rabbinin rahmetinden umudunu keser!" diyerek sormuştu: "Ey elçiler! İşiniz nedir?"

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

قَالُوٓا۟ إِنَّآ أُرْسِلْنَآ إِلَىٰ قَوْمٍ مُّجْرِمِينَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiŞöyle cevap vermişlerdi: "Biz şüphesiz suçlu bir millete gönderildik. Lut'un ailesi bunun dışındadır. Karısı hariç hepsini kurtaracağız. Karısının geride kalanlardan olmasını gerekli bulduk."

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

إِلَّآ ءَالَ لُوطٍ إِنَّا لَمُنَجُّوهُمْ أَجْمَعِينَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiŞöyle cevap vermişlerdi: "Biz şüphesiz suçlu bir millete gönderildik. Lut'un ailesi bunun dışındadır. Karısı hariç hepsini kurtaracağız. Karısının geride kalanlardan olmasını gerekli bulduk."

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

إِلَّا ٱمْرَأَتَهُۥ قَدَّرْنَآ إِنَّهَا لَمِنَ ٱلْغَٰبِرِينَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiŞöyle cevap vermişlerdi: "Biz şüphesiz suçlu bir millete gönderildik. Lut'un ailesi bunun dışındadır. Karısı hariç hepsini kurtaracağız. Karısının geride kalanlardan olmasını gerekli bulduk."

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

فَلَمَّا جَآءَ ءَالَ لُوطٍ ٱلْمُرْسَلُونَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiElçiler Lut'un ailesine gelince, Lut: "Doğrusu siz tanınmayan kimselersiniz" dedi.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

قَالَ إِنَّكُمْ قَوْمٌ مُّنكَرُونَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiElçiler Lut'un ailesine gelince, Lut: "Doğrusu siz tanınmayan kimselersiniz" dedi.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

قَالُوا۟ بَلْ جِئْنَٰكَ بِمَا كَانُوا۟ فِيهِ يَمْتَرُونَ

Diyanet İşleri Başkanlığı Meali"Biz sana sadece şüphe edip durdukları azabı getirdik. Sana gerçekle geldik. Şüphesiz biz doğru söyleyenleriz. Artık, geceleyin bir ara, aileni yola çıkar, sen de arkalarından git; hiçbiriniz arkaya bakmasın; emrolunduğunuz yere doğru yürüyün" dediler.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

وَأَتَيْنَٰكَ بِٱلْحَقِّ وَإِنَّا لَصَٰدِقُونَ

Diyanet İşleri Başkanlığı Meali"Biz sana sadece şüphe edip durdukları azabı getirdik. Sana gerçekle geldik. Şüphesiz biz doğru söyleyenleriz. Artık, geceleyin bir ara, aileni yola çıkar, sen de arkalarından git; hiçbiriniz arkaya bakmasın; emrolunduğunuz yere doğru yürüyün" dediler.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

فَأَسْرِ بِأَهْلِكَ بِقِطْعٍ مِّنَ ٱلَّيْلِ وَٱتَّبِعْ أَدْبَٰرَهُمْ وَلَا يَلْتَفِتْ مِنكُمْ أَحَدٌ وَٱمْضُوا۟ حَيْثُ تُؤْمَرُونَ

Diyanet İşleri Başkanlığı Meali"Biz sana sadece şüphe edip durdukları azabı getirdik. Sana gerçekle geldik. Şüphesiz biz doğru söyleyenleriz. Artık, geceleyin bir ara, aileni yola çıkar, sen de arkalarından git; hiçbiriniz arkaya bakmasın; emrolunduğunuz yere doğru yürüyün" dediler.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

وَقَضَيْنَآ إِلَيْهِ ذَٰلِكَ ٱلْأَمْرَ أَنَّ دَابِرَ هَٰٓؤُلَآءِ مَقْطُوعٌ مُّصْبِحِينَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiBöylece Lut'a bunların sonlarının kesilmiş olarak sabahlıyacaklarını bildirdik.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

وَجَآءَ أَهْلُ ٱلْمَدِينَةِ يَسْتَبْشِرُونَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiŞehir halkı, sevinerek geldiler.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

قَالَ إِنَّ هَٰٓؤُلَآءِ ضَيْفِى فَلَا تَفْضَحُونِ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiLut: "Bunlar benim konuklarımdır, onlara karşı beni rüsvay etmeyin, Allah'tan korkun, beni utandırmayın" dedi.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

وَٱتَّقُوا۟ ٱللَّهَ وَلَا تُخْزُونِ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiLut: "Bunlar benim konuklarımdır, onlara karşı beni rüsvay etmeyin, Allah'tan korkun, beni utandırmayın" dedi.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

قَالُوٓا۟ أَوَلَمْ نَنْهَكَ عَنِ ٱلْعَٰلَمِينَ

Diyanet İşleri Başkanlığı Meali"Biz sana kimseyi misafir kabul etmeyi yasak etmemiş miydik?" dediler.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

قَالَ هَٰٓؤُلَآءِ بَنَاتِىٓ إِن كُنتُمْ فَٰعِلِينَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiLut: "Alacaksanız, işte benim kızlarım" dedi.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

لَعَمْرُكَ إِنَّهُمْ لَفِى سَكْرَتِهِمْ يَعْمَهُونَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiSenin hayatına and olsun ki, onlar sarhoşlukları içinde bocalayıp duruyorlardı.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

فَأَخَذَتْهُمُ ٱلصَّيْحَةُ مُشْرِقِينَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiTanyeri ağarırken, çığlık onları yakalayıverdi.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

فَجَعَلْنَا عَٰلِيَهَا سَافِلَهَا وَأَمْطَرْنَا عَلَيْهِمْ حِجَارَةً مِّن سِجِّيلٍ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiMemleketlerini alt üst ettik, üzerlerine sert taş yağdırdık.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَـَٔايَٰتٍ لِّلْمُتَوَسِّمِينَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiBunda, görebilen insanlar için ibretler vardır.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

وَإِنَّهَا لَبِسَبِيلٍ مُّقِيمٍ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiO şehrin kalıntıları işlek yollar üzerinde hala durmaktadır.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَـَٔايَةً لِّلْمُؤْمِنِينَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiBunda inananlar için ibret vardır.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

وَإِن كَانَ أَصْحَٰبُ ٱلْأَيْكَةِ لَظَٰلِمِينَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiEykeliler de, şüphesiz zalim kimselerdi.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

فَٱنتَقَمْنَا مِنْهُمْ وَإِنَّهُمَا لَبِإِمَامٍ مُّبِينٍ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiBunun için onlardan da öç aldık. Hala her iki memleket de işlek bir yol üzerindedirler.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

وَلَقَدْ كَذَّبَ أَصْحَٰبُ ٱلْحِجْرِ ٱلْمُرْسَلِينَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiAnd olsun ki, Hicr halkı peygamberi yalanlamışlardı.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

وَءَاتَيْنَٰهُمْ ءَايَٰتِنَا فَكَانُوا۟ عَنْهَا مُعْرِضِينَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiOnlara ayetlerimizi verdiğimiz halde, yüz çevirmişlerdi.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

وَكَانُوا۟ يَنْحِتُونَ مِنَ ٱلْجِبَالِ بُيُوتًا ءَامِنِينَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiDağlarda, güven içinde olarak evler yontuyorlardı.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

فَأَخَذَتْهُمُ ٱلصَّيْحَةُ مُصْبِحِينَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiSabaha karşı çığlık onları yakalayıverdi.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

فَمَآ أَغْنَىٰ عَنْهُم مَّا كَانُوا۟ يَكْسِبُونَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiYaptıkları kendilerine bir fayda sağlamadı.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

وَمَا خَلَقْنَا ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضَ وَمَا بَيْنَهُمَآ إِلَّا بِٱلْحَقِّ وَإِنَّ ٱلسَّاعَةَ لَـَٔاتِيَةٌ فَٱصْفَحِ ٱلصَّفْحَ ٱلْجَمِيلَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiBiz, gökleri, yeri ve her ikisi arasında bulunanları gereğince yarattık. Kıyamet günü şüphesiz gelecektir. O halde yumuşak ve iyi davran.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

إِنَّ رَبَّكَ هُوَ ٱلْخَلَّٰقُ ٱلْعَلِيمُ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiDoğrusu yaratan ve bilen ancak Rabbindir.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

وَلَقَدْ ءَاتَيْنَٰكَ سَبْعًا مِّنَ ٱلْمَثَانِى وَٱلْقُرْءَانَ ٱلْعَظِيمَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiAnd olsun ki, sana daima tekrarlanan yedi ayetli Fatiha'yı ve Kuran-ı Azim'i verdik.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

لَا تَمُدَّنَّ عَيْنَيْكَ إِلَىٰ مَا مَتَّعْنَا بِهِۦٓ أَزْوَٰجًا مِّنْهُمْ وَلَا تَحْزَنْ عَلَيْهِمْ وَٱخْفِضْ جَنَاحَكَ لِلْمُؤْمِنِينَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiKafirler içinde bazı kimselere verdiğimiz kat kat servete gözünü dikme, onlara üzülme; inananları kanatların altına al.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

وَقُلْ إِنِّىٓ أَنَا ٱلنَّذِيرُ ٱلْمُبِينُ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiDe ki: "Doğrusu ben apaçık bir uyarıcıyım."

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

كَمَآ أَنزَلْنَا عَلَى ٱلْمُقْتَسِمِينَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiKuran'ı işlerine geldiği gibi bölenlere de, kendi Kitablarının bir kısmına inanıp bir kısmını kabul etmeyen yahudi ve hıristiyanlara da nitekim Kitap indirmiştik; Rabbine and olsun ki hepsini, yaptıklarından sorumlu tutacağız.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

ٱلَّذِينَ جَعَلُوا۟ ٱلْقُرْءَانَ عِضِينَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiKuran'ı işlerine geldiği gibi bölenlere de, kendi Kitablarının bir kısmına inanıp bir kısmını kabul etmeyen yahudi ve hıristiyanlara da nitekim Kitap indirmiştik; Rabbine and olsun ki hepsini, yaptıklarından sorumlu tutacağız.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

فَوَرَبِّكَ لَنَسْـَٔلَنَّهُمْ أَجْمَعِينَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiKuran'ı işlerine geldiği gibi bölenlere de, kendi Kitablarının bir kısmına inanıp bir kısmını kabul etmeyen yahudi ve hıristiyanlara da nitekim Kitap indirmiştik; Rabbine and olsun ki hepsini, yaptıklarından sorumlu tutacağız.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

عَمَّا كَانُوا۟ يَعْمَلُونَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiKuran'ı işlerine geldiği gibi bölenlere de, kendi Kitablarının bir kısmına inanıp bir kısmını kabul etmeyen yahudi ve hıristiyanlara da nitekim Kitap indirmiştik; Rabbine and olsun ki hepsini, yaptıklarından sorumlu tutacağız.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

فَٱصْدَعْ بِمَا تُؤْمَرُ وَأَعْرِضْ عَنِ ٱلْمُشْرِكِينَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiArtık buyrulanı açıkça ortaya koy, puta tapanlara aldırış etme.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

إِنَّا كَفَيْنَٰكَ ٱلْمُسْتَهْزِءِينَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiAllah'la beraber başka bir tanrının bulunduğunu kabul eden alaycılara karşı şüphesiz Biz sana kafiyiz. Yakında ne olduğunu öğreneceklerdir.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

ٱلَّذِينَ يَجْعَلُونَ مَعَ ٱللَّهِ إِلَٰهًا ءَاخَرَ فَسَوْفَ يَعْلَمُونَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiAllah'la beraber başka bir tanrının bulunduğunu kabul eden alaycılara karşı şüphesiz Biz sana kafiyiz. Yakında ne olduğunu öğreneceklerdir.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

وَلَقَدْ نَعْلَمُ أَنَّكَ يَضِيقُ صَدْرُكَ بِمَا يَقُولُونَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiAnd olsun ki, söyledikleri şeylerden senin gönlünün daraldığını biliyoruz.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

فَسَبِّحْ بِحَمْدِ رَبِّكَ وَكُن مِّنَ ٱلسَّٰجِدِينَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiRabbini hamd ile an, secde edenlerden ol ve ölünceye kadar Rabbine kulluk et.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

وَٱعْبُدْ رَبَّكَ حَتَّىٰ يَأْتِيَكَ ٱلْيَقِينُ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiRabbini hamd ile an, secde edenlerden ol ve ölünceye kadar Rabbine kulluk et.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

Bir konu mu arıyorsunuz? Anlam aramasında sorunuzu yazın; tüm Kur'an anlam düzeyinde taranır.