caseriq

Tûr Suresi الطور

49 ayet · Mekke döneminde inmiştir · iniş sırası 76 · Kur'an'daki sırası 52

بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ وَٱلطُّورِ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiTura, yayılmış ince deri üzerine satır satır dizilmiş Kitap'a, mamur bir ev olan Kabe'ye, yükseltilmiş tavan gibi göğe, kaynayacak denize and olsun ki, Rabbinin azabı hiç şüphesiz gelecektir. Onu savacak yoktur.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

وَكِتَٰبٍ مَّسْطُورٍ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiTura, yayılmış ince deri üzerine satır satır dizilmiş Kitap'a, mamur bir ev olan Kabe'ye, yükseltilmiş tavan gibi göğe, kaynayacak denize and olsun ki, Rabbinin azabı hiç şüphesiz gelecektir. Onu savacak yoktur.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

فِى رَقٍّ مَّنشُورٍ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiTura, yayılmış ince deri üzerine satır satır dizilmiş Kitap'a, mamur bir ev olan Kabe'ye, yükseltilmiş tavan gibi göğe, kaynayacak denize and olsun ki, Rabbinin azabı hiç şüphesiz gelecektir. Onu savacak yoktur.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

وَٱلْبَيْتِ ٱلْمَعْمُورِ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiTura, yayılmış ince deri üzerine satır satır dizilmiş Kitap'a, mamur bir ev olan Kabe'ye, yükseltilmiş tavan gibi göğe, kaynayacak denize and olsun ki, Rabbinin azabı hiç şüphesiz gelecektir. Onu savacak yoktur.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

وَٱلسَّقْفِ ٱلْمَرْفُوعِ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiTura, yayılmış ince deri üzerine satır satır dizilmiş Kitap'a, mamur bir ev olan Kabe'ye, yükseltilmiş tavan gibi göğe, kaynayacak denize and olsun ki, Rabbinin azabı hiç şüphesiz gelecektir. Onu savacak yoktur.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

وَٱلْبَحْرِ ٱلْمَسْجُورِ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiTura, yayılmış ince deri üzerine satır satır dizilmiş Kitap'a, mamur bir ev olan Kabe'ye, yükseltilmiş tavan gibi göğe, kaynayacak denize and olsun ki, Rabbinin azabı hiç şüphesiz gelecektir. Onu savacak yoktur.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

إِنَّ عَذَابَ رَبِّكَ لَوَٰقِعٌ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiTura, yayılmış ince deri üzerine satır satır dizilmiş Kitap'a, mamur bir ev olan Kabe'ye, yükseltilmiş tavan gibi göğe, kaynayacak denize and olsun ki, Rabbinin azabı hiç şüphesiz gelecektir. Onu savacak yoktur.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

مَّا لَهُۥ مِن دَافِعٍ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiTura, yayılmış ince deri üzerine satır satır dizilmiş Kitap'a, mamur bir ev olan Kabe'ye, yükseltilmiş tavan gibi göğe, kaynayacak denize and olsun ki, Rabbinin azabı hiç şüphesiz gelecektir. Onu savacak yoktur.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

يَوْمَ تَمُورُ ٱلسَّمَآءُ مَوْرًا

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiGöğün sarsıldıkça sarsılacağı, dağların yürüdükçe yürüyeceği gün; işte o gün, daldıkları yerde eğlenip oyalanarak kıyameti yalanlayanlara yazık olacak!

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

وَتَسِيرُ ٱلْجِبَالُ سَيْرًا

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiGöğün sarsıldıkça sarsılacağı, dağların yürüdükçe yürüyeceği gün; işte o gün, daldıkları yerde eğlenip oyalanarak kıyameti yalanlayanlara yazık olacak!

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

فَوَيْلٌ يَوْمَئِذٍ لِّلْمُكَذِّبِينَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiGöğün sarsıldıkça sarsılacağı, dağların yürüdükçe yürüyeceği gün; işte o gün, daldıkları yerde eğlenip oyalanarak kıyameti yalanlayanlara yazık olacak!

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

ٱلَّذِينَ هُمْ فِى خَوْضٍ يَلْعَبُونَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiGöğün sarsıldıkça sarsılacağı, dağların yürüdükçe yürüyeceği gün; işte o gün, daldıkları yerde eğlenip oyalanarak kıyameti yalanlayanlara yazık olacak!

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

يَوْمَ يُدَعُّونَ إِلَىٰ نَارِ جَهَنَّمَ دَعًّا

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiCehennem ateşine itildikçe itildikleri gün, onlara: "İşte yalanlayıp durduğunuz ateş budur;

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

هَٰذِهِ ٱلنَّارُ ٱلَّتِى كُنتُم بِهَا تُكَذِّبُونَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiCehennem ateşine itildikçe itildikleri gün, onlara: "İşte yalanlayıp durduğunuz ateş budur;

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

أَفَسِحْرٌ هَٰذَآ أَمْ أَنتُمْ لَا تُبْصِرُونَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiBu bir büyü müdür, yoksa hala görmez misiniz? Girin oraya, sabretseniz de sabretmeseniz de artık birdir; ancak işlediklerinizin karşılığını görüyorsunuz" denir.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

ٱصْلَوْهَا فَٱصْبِرُوٓا۟ أَوْ لَا تَصْبِرُوا۟ سَوَآءٌ عَلَيْكُمْ إِنَّمَا تُجْزَوْنَ مَا كُنتُمْ تَعْمَلُونَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiBu bir büyü müdür, yoksa hala görmez misiniz? Girin oraya, sabretseniz de sabretmeseniz de artık birdir; ancak işlediklerinizin karşılığını görüyorsunuz" denir.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

إِنَّ ٱلْمُتَّقِينَ فِى جَنَّٰتٍ وَنَعِيمٍ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiAllah'a karşı gelmekten sakınanlar, şüphesiz, cennetlerde ve Rablerinin kendilerine verdikleriyle zevk duyarak nimetler içindedirler. Rableri onları cehennem azabından korumuştur.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

فَٰكِهِينَ بِمَآ ءَاتَىٰهُمْ رَبُّهُمْ وَوَقَىٰهُمْ رَبُّهُمْ عَذَابَ ٱلْجَحِيمِ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiAllah'a karşı gelmekten sakınanlar, şüphesiz, cennetlerde ve Rablerinin kendilerine verdikleriyle zevk duyarak nimetler içindedirler. Rableri onları cehennem azabından korumuştur.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

كُلُوا۟ وَٱشْرَبُوا۟ هَنِيٓـًٔۢا بِمَا كُنتُمْ تَعْمَلُونَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiOnlara şöyle denir: "İşlediklerinizden ötürü, dizi dizi tahtlara yaslanarak afiyetle yiyin için." Onlara, ceylan gözlü eşler veririz.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

مُتَّكِـِٔينَ عَلَىٰ سُرُرٍ مَّصْفُوفَةٍ وَزَوَّجْنَٰهُم بِحُورٍ عِينٍ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiOnlara şöyle denir: "İşlediklerinizden ötürü, dizi dizi tahtlara yaslanarak afiyetle yiyin için." Onlara, ceylan gözlü eşler veririz.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

وَٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَٱتَّبَعَتْهُمْ ذُرِّيَّتُهُم بِإِيمَٰنٍ أَلْحَقْنَا بِهِمْ ذُرِّيَّتَهُمْ وَمَآ أَلَتْنَٰهُم مِّنْ عَمَلِهِم مِّن شَىْءٍ كُلُّ ٱمْرِئٍۭ بِمَا كَسَبَ رَهِينٌ

Diyanet İşleri Başkanlığı Mealiİnanan, soyları da inançta kendilerine uyan kimselere soylarını da katarız. Onların işlediklerinden hiçbir şey eksiltmeyiz. Herkes kazancına bağlıdır.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

وَأَمْدَدْنَٰهُم بِفَٰكِهَةٍ وَلَحْمٍ مِّمَّا يَشْتَهُونَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiCennette olanlara diledikleri meyve ve etten bol bol veririz.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

يَتَنَٰزَعُونَ فِيهَا كَأْسًا لَّا لَغْوٌ فِيهَا وَلَا تَأْثِيمٌ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiOrada kadeh tokuştururlar; fakat bunda ne bir saçmalama, ne de bir günaha girme vardır.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

وَيَطُوفُ عَلَيْهِمْ غِلْمَانٌ لَّهُمْ كَأَنَّهُمْ لُؤْلُؤٌ مَّكْنُونٌ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiSedefteki inciler gibi olan gençler yanlarında dolaşırlar.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

وَأَقْبَلَ بَعْضُهُمْ عَلَىٰ بَعْضٍ يَتَسَآءَلُونَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiBirbirlerine dönüp soruşurlar:

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

قَالُوٓا۟ إِنَّا كُنَّا قَبْلُ فِىٓ أَهْلِنَا مُشْفِقِينَ

Diyanet İşleri Başkanlığı Meali"Doğrusu bundan önce ailemizin yanında bile korku içindeydik; Allah lütfedip bizi kavurucu azabdan korudu; doğrusu bundan önce de O'na yalvarıyorduk; şüphesiz O, iyilik yapandır, acıyandır" derler.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

فَمَنَّ ٱللَّهُ عَلَيْنَا وَوَقَىٰنَا عَذَابَ ٱلسَّمُومِ

Diyanet İşleri Başkanlığı Meali"Doğrusu bundan önce ailemizin yanında bile korku içindeydik; Allah lütfedip bizi kavurucu azabdan korudu; doğrusu bundan önce de O'na yalvarıyorduk; şüphesiz O, iyilik yapandır, acıyandır" derler.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

إِنَّا كُنَّا مِن قَبْلُ نَدْعُوهُ إِنَّهُۥ هُوَ ٱلْبَرُّ ٱلرَّحِيمُ

Diyanet İşleri Başkanlığı Meali"Doğrusu bundan önce ailemizin yanında bile korku içindeydik; Allah lütfedip bizi kavurucu azabdan korudu; doğrusu bundan önce de O'na yalvarıyorduk; şüphesiz O, iyilik yapandır, acıyandır" derler.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

فَذَكِّرْ فَمَآ أَنتَ بِنِعْمَتِ رَبِّكَ بِكَاهِنٍ وَلَا مَجْنُونٍ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiÖğüt ver; Rabbinin nimetiyle sen, ne kahinsin ne de delisin.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

أَمْ يَقُولُونَ شَاعِرٌ نَّتَرَبَّصُ بِهِۦ رَيْبَ ٱلْمَنُونِ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiYoksa senin için şöyle mi derler: "Şairdir, zamanın onun aleyhine dönmesini gözlüyoruz."

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

قُلْ تَرَبَّصُوا۟ فَإِنِّى مَعَكُم مِّنَ ٱلْمُتَرَبِّصِينَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiDe ki: "Gözleyin, doğrusu ben de sizinle beraber gözlemekteyim."

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

أَمْ تَأْمُرُهُمْ أَحْلَٰمُهُم بِهَٰذَآ أَمْ هُمْ قَوْمٌ طَاغُونَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiBunu onlara akılları mı buyuruyor? Yoksa onlar azgın bir millet midirler?

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

أَمْ يَقُولُونَ تَقَوَّلَهُۥ بَل لَّا يُؤْمِنُونَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiYahut: "Onu kendi uydurdu" diyorlar öyle mi? Hayır, inanmıyorlar.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

فَلْيَأْتُوا۟ بِحَدِيثٍ مِّثْلِهِۦٓ إِن كَانُوا۟ صَٰدِقِينَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiEğer iddialarında samimi iseler Kuran'ın benzeri bir söz meydana getirsinler.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

أَمْ خُلِقُوا۟ مِنْ غَيْرِ شَىْءٍ أَمْ هُمُ ٱلْخَٰلِقُونَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiOnlar, yaratan olmaksızın mı yaratıldılar yoksa yaratanlar kendileri midir?

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

أَمْ خَلَقُوا۟ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضَ بَل لَّا يُوقِنُونَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiYoksa gökleri ve yeri kendileri mi yarattılar? Hayır, Allah'a kesin olarak inanmıyorlar.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

أَمْ عِندَهُمْ خَزَآئِنُ رَبِّكَ أَمْ هُمُ ٱلْمُصَۣيْطِرُونَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiYoksa Rabbinin hazineleri onların yanında mıdır? Yoksa onlar mı işe hakimdirler?

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

أَمْ لَهُمْ سُلَّمٌ يَسْتَمِعُونَ فِيهِ فَلْيَأْتِ مُسْتَمِعُهُم بِسُلْطَٰنٍ مُّبِينٍ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiYoksa, üzerine çıkıp vahiy dinledikleri bir merdivenleri mi var? Öyleyse, dinleyenleri açık bir delil getirsin.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

أَمْ لَهُ ٱلْبَنَٰتُ وَلَكُمُ ٱلْبَنُونَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiDemek kızlar Allah'ın, oğullar sizin öyle mi?

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

أَمْ تَسْـَٔلُهُمْ أَجْرًا فَهُم مِّن مَّغْرَمٍ مُّثْقَلُونَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiYahut sen onlardan bir ücret istiyorsun da onlar ağır bir borç altında mı kalıyorlar?

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

أَمْ عِندَهُمُ ٱلْغَيْبُ فَهُمْ يَكْتُبُونَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiVeya, görülmeyeni bilmek kendilerine aittir de, onlar mı yazıyorlar?

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

أَمْ يُرِيدُونَ كَيْدًا فَٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ هُمُ ٱلْمَكِيدُونَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiYoksa bir tuzak mı kurmak istiyorlar? Ama o tuzağa yakalanacak olanlar inkar edenlerdir.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

أَمْ لَهُمْ إِلَٰهٌ غَيْرُ ٱللَّهِ سُبْحَٰنَ ٱللَّهِ عَمَّا يُشْرِكُونَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiYoksa Allah'tan başka bir tanrıları mı vardır? Allah, onların ortak koşmalarından münezzehtir.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

وَإِن يَرَوْا۟ كِسْفًا مِّنَ ٱلسَّمَآءِ سَاقِطًا يَقُولُوا۟ سَحَابٌ مَّرْكُومٌ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiGökten azap olarak düşen bir parça görseler: "Bulut kümesidir" derler.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

فَذَرْهُمْ حَتَّىٰ يُلَٰقُوا۟ يَوْمَهُمُ ٱلَّذِى فِيهِ يُصْعَقُونَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiÇarpılacakları güne erişmelerine kadar onları bırak.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

يَوْمَ لَا يُغْنِى عَنْهُمْ كَيْدُهُمْ شَيْـًٔا وَلَا هُمْ يُنصَرُونَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiO gün, düzenleri kendilerine bir fayda vermez; yardım da görmezler.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

وَإِنَّ لِلَّذِينَ ظَلَمُوا۟ عَذَابًا دُونَ ذَٰلِكَ وَلَٰكِنَّ أَكْثَرَهُمْ لَا يَعْلَمُونَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiZulmedenlere, şüphesiz, bundan başka da azap vardır; fakat onların çoğu bilmezler.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

وَٱصْبِرْ لِحُكْمِ رَبِّكَ فَإِنَّكَ بِأَعْيُنِنَا وَسَبِّحْ بِحَمْدِ رَبِّكَ حِينَ تَقُومُ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiRabbinin hükmü yerine gelinceye kadar sabret; doğrusu sen, Bizim nezaretimiz altındasın; kalkarken Rabbini överek tesbih et;

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

وَمِنَ ٱلَّيْلِ فَسَبِّحْهُ وَإِدْبَٰرَ ٱلنُّجُومِ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiGeceleyin ve yıldızlar kaybolurken de O'nu tesbih et.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

Bir konu mu arıyorsunuz? Anlam aramasında sorunuzu yazın; tüm Kur'an anlam düzeyinde taranır.