Ana sayfa › Sureler › Mutaffifîn Suresi
Mutaffifîn Suresi المطففين
36 ayet · Mekke döneminde inmiştir · iniş sırası 86 · Kur'an'daki sırası 83
بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ وَيْلٌ لِّلْمُطَفِّفِينَ
Diyanet İşleri Başkanlığı Meali İnsanlardan, kendileri bir şeyi ölçerek aldıkları zaman tam alan; ama onlara bir şeyi ölçüp tartarak verdiklerinde eksik tutan kimselerin, vay haline!
Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →
ٱلَّذِينَ إِذَا ٱكْتَالُوا۟ عَلَى ٱلنَّاسِ يَسْتَوْفُونَ
Diyanet İşleri Başkanlığı Meali İnsanlardan, kendileri bir şeyi ölçerek aldıkları zaman tam alan; ama onlara bir şeyi ölçüp tartarak verdiklerinde eksik tutan kimselerin, vay haline!
Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →
وَإِذَا كَالُوهُمْ أَو وَّزَنُوهُمْ يُخْسِرُونَ
Diyanet İşleri Başkanlığı Meali İnsanlardan, kendileri bir şeyi ölçerek aldıkları zaman tam alan; ama onlara bir şeyi ölçüp tartarak verdiklerinde eksik tutan kimselerin, vay haline!
Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →
أَلَا يَظُنُّ أُو۟لَٰٓئِكَ أَنَّهُم مَّبْعُوثُونَ
Diyanet İşleri Başkanlığı Meali Bunlar, büyük bir günde tekrar dirileceklerini sanmıyorlar mı?
Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →
لِيَوْمٍ عَظِيمٍ
Diyanet İşleri Başkanlığı Meali Bunlar, büyük bir günde tekrar dirileceklerini sanmıyorlar mı?
Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →
يَوْمَ يَقُومُ ٱلنَّاسُ لِرَبِّ ٱلْعَٰلَمِينَ
Diyanet İşleri Başkanlığı Meali O gün insanlar Alemlerin Rabbinin huzurunda dururlar.
Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →
كَلَّآ إِنَّ كِتَٰبَ ٱلْفُجَّارِ لَفِى سِجِّينٍ
Diyanet İşleri Başkanlığı Meali Sakının; Allah'ın buyruğundan dışarı çıkanlar, muhakkak "Siccin" adlı defterde yazılıdır.
Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →
وَمَآ أَدْرَىٰكَ مَا سِجِّينٌ
Diyanet İşleri Başkanlığı Meali Siccin'in ne olduğunu sen nerden bilirsin?
Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →
كِتَٰبٌ مَّرْقُومٌ
Diyanet İşleri Başkanlığı Meali O, yazılmış bir kitaptır.
Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →
وَيْلٌ يَوْمَئِذٍ لِّلْمُكَذِّبِينَ
Diyanet İşleri Başkanlığı Meali Yalanlayanların o gün vay haline!
Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →
ٱلَّذِينَ يُكَذِّبُونَ بِيَوْمِ ٱلدِّينِ
Diyanet İşleri Başkanlığı Meali Onlar, kıyamet gününü yalanlamış olanlardır.
Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →
وَمَا يُكَذِّبُ بِهِۦٓ إِلَّا كُلُّ مُعْتَدٍ أَثِيمٍ
Diyanet İşleri Başkanlığı Meali Oysa onu mütecaviz günahkardan başka kimse yalanlamaz.
Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →
إِذَا تُتْلَىٰ عَلَيْهِ ءَايَٰتُنَا قَالَ أَسَٰطِيرُ ٱلْأَوَّلِينَ
Diyanet İşleri Başkanlığı Meali Ona ayetlerimiz okunduğu zaman "Öncekilerin masalları" der.
Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →
كَلَّا بَلْ رَانَ عَلَىٰ قُلُوبِهِم مَّا كَانُوا۟ يَكْسِبُونَ
Diyanet İşleri Başkanlığı Meali Hayır, hayır; onların kazandıkları kalblerini paslandırıp körletmiştir.
Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →
كَلَّآ إِنَّهُمْ عَن رَّبِّهِمْ يَوْمَئِذٍ لَّمَحْجُوبُونَ
Diyanet İşleri Başkanlığı Meali Hayır; doğrusu onlar o gün, Rablerinden yoksun kalacaklardır.
Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →
ثُمَّ إِنَّهُمْ لَصَالُوا۟ ٱلْجَحِيمِ
Diyanet İşleri Başkanlığı Meali Sonra onlar, şüphesiz, cehenneme gireceklerdir.
Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →
ثُمَّ يُقَالُ هَٰذَا ٱلَّذِى كُنتُم بِهِۦ تُكَذِّبُونَ
Diyanet İşleri Başkanlığı Meali Sonra da: "yalanlayıp durduğunuz işte budur" denecektir.
Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →
كَلَّآ إِنَّ كِتَٰبَ ٱلْأَبْرَارِ لَفِى عِلِّيِّينَ
Diyanet İşleri Başkanlığı Meali Ama iyilerin defteri yüksek katlardadır.
Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →
وَمَآ أَدْرَىٰكَ مَا عِلِّيُّونَ
Diyanet İşleri Başkanlığı Meali O yüksek katların ne olduğunu sen bilir misin?
Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →
كِتَٰبٌ مَّرْقُومٌ
Diyanet İşleri Başkanlığı Meali O, gözde meleklerin gördüğü, yazılı bir kitapdır.
Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →
يَشْهَدُهُ ٱلْمُقَرَّبُونَ
Diyanet İşleri Başkanlığı Meali O, gözde meleklerin gördüğü, yazılı bir kitapdır.
Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →
إِنَّ ٱلْأَبْرَارَ لَفِى نَعِيمٍ
Diyanet İşleri Başkanlığı Meali İyiler, şüphesiz, nimet içinde ve tahtlar üzerinde etrafı seyrederler.
Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →
عَلَى ٱلْأَرَآئِكِ يَنظُرُونَ
Diyanet İşleri Başkanlığı Meali İyiler, şüphesiz, nimet içinde ve tahtlar üzerinde etrafı seyrederler.
Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →
تَعْرِفُ فِى وُجُوهِهِمْ نَضْرَةَ ٱلنَّعِيمِ
Diyanet İşleri Başkanlığı Meali Onları, yüzlerindeki nimet pırıltısından tanırsın.
Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →
يُسْقَوْنَ مِن رَّحِيقٍ مَّخْتُومٍ
Diyanet İşleri Başkanlığı Meali Sonunda misk kokusu bırakan, ağzı kapalı saf bir içecekten içerler. İyi şeyler için yarışanlar, bunun için yarışsınlar.
Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →
خِتَٰمُهُۥ مِسْكٌ وَفِى ذَٰلِكَ فَلْيَتَنَافَسِ ٱلْمُتَنَٰفِسُونَ
Diyanet İşleri Başkanlığı Meali Sonunda misk kokusu bırakan, ağzı kapalı saf bir içecekten içerler. İyi şeyler için yarışanlar, bunun için yarışsınlar.
Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →
وَمِزَاجُهُۥ مِن تَسْنِيمٍ
Diyanet İşleri Başkanlığı Meali Onun katkısı gözdelerin içtiği yüce kaynaktandır.
Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →
عَيْنًا يَشْرَبُ بِهَا ٱلْمُقَرَّبُونَ
Diyanet İşleri Başkanlığı Meali Onun katkısı gözdelerin içtiği yüce kaynaktandır.
Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →
إِنَّ ٱلَّذِينَ أَجْرَمُوا۟ كَانُوا۟ مِنَ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ يَضْحَكُونَ
Diyanet İşleri Başkanlığı Meali Suçlular, şüphesiz, inanmış olanlara gülerlerdi.
Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →
وَإِذَا مَرُّوا۟ بِهِمْ يَتَغَامَزُونَ
Diyanet İşleri Başkanlığı Meali Yanlarından geçtikleri zaman da birbirlerine göz kırparlardı.
Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →
وَإِذَا ٱنقَلَبُوٓا۟ إِلَىٰٓ أَهْلِهِمُ ٱنقَلَبُوا۟ فَكِهِينَ
Diyanet İşleri Başkanlığı Meali Taraftarlarına vardıklarında bununla eğlenirlerdi.
Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →
وَإِذَا رَأَوْهُمْ قَالُوٓا۟ إِنَّ هَٰٓؤُلَآءِ لَضَآلُّونَ
Diyanet İşleri Başkanlığı Meali İnananları gördükleri zaman: "Doğrusu bunlar sapık olanlardır" derlerdi.
Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →
وَمَآ أُرْسِلُوا۟ عَلَيْهِمْ حَٰفِظِينَ
Diyanet İşleri Başkanlığı Meali Oysa kendileri, inananlara gözcü olarak gönderilmemişlerdi.
Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →
فَٱلْيَوْمَ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ مِنَ ٱلْكُفَّارِ يَضْحَكُونَ
Diyanet İşleri Başkanlığı Meali Bugün de, inananlar inkarcılara gülerler.
Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →
عَلَى ٱلْأَرَآئِكِ يَنظُرُونَ
Diyanet İşleri Başkanlığı Meali Tahtlar üzerinde, inkarcıların yaptıkları şeylerin karşılığının nasıl verildiğini seyrederler.
Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →
هَلْ ثُوِّبَ ٱلْكُفَّارُ مَا كَانُوا۟ يَفْعَلُونَ
Diyanet İşleri Başkanlığı Meali Tahtlar üzerinde, inkarcıların yaptıkları şeylerin karşılığının nasıl verildiğini seyrederler.
Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →
← İnfitâr Suresi
İnşikâk Suresi →
Bir konu mu arıyorsunuz?
Anlam aramasında sorunuzu yazın; tüm Kur'an anlam düzeyinde taranır.
Arapça metin ve mealler: Tanzil ve QuranEnc üzerinden — birebir, değiştirilmeden · Mealler çevirmenlerine aittir ve Kur'an'ın kendisi değildir
Bu bir araştırma yardımcısıdır; fetva mercii değildir.