caseriq

Hâkka Suresi الحاقة

52 ayet · Mekke döneminde inmiştir · iniş sırası 78 · Kur'an'daki sırası 69

بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ ٱلْحَآقَّةُ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiGerçekleşecek olan!

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

مَا ٱلْحَآقَّةُ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiNedir o gerçekleşecek olan gün?

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

وَمَآ أَدْرَىٰكَ مَا ٱلْحَآقَّةُ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiGerçekleşecek olanın ne olduğunu sana ne bildirir?

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

كَذَّبَتْ ثَمُودُ وَعَادٌۢ بِٱلْقَارِعَةِ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiSemud ve Ad milletleri tepelerine inecek bu gerçeği yalanladılar.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

فَأَمَّا ثَمُودُ فَأُهْلِكُوا۟ بِٱلطَّاغِيَةِ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiBu yüzden Semud milleti zorlu bir sarsıntı ile yok edildi.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

وَأَمَّا عَادٌ فَأُهْلِكُوا۟ بِرِيحٍ صَرْصَرٍ عَاتِيَةٍ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiAd milleti de bu yüzden önünde durulmaz, dondurucu bir rüzgarla yok edildi.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

سَخَّرَهَا عَلَيْهِمْ سَبْعَ لَيَالٍ وَثَمَٰنِيَةَ أَيَّامٍ حُسُومًا فَتَرَى ٱلْقَوْمَ فِيهَا صَرْعَىٰ كَأَنَّهُمْ أَعْجَازُ نَخْلٍ خَاوِيَةٍ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiAllah onların kökünü kesmek üzere, üzerlerine o rüzgarı yedi gece sekiz gün, estirdi. Halkın, kökünden çıkarılmış hurma kütükleri gibi yere yıkıldıklarını görürsün.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

فَهَلْ تَرَىٰ لَهُم مِّنۢ بَاقِيَةٍ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiOnlardan arda kalmış bir şey görür müsün?

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

وَجَآءَ فِرْعَوْنُ وَمَن قَبْلَهُۥ وَٱلْمُؤْتَفِكَٰتُ بِٱلْخَاطِئَةِ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiFiravun, ondan öncekiler ve alt üst olmuş kasabalarda oturanlar da suç işlemişlerdi.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

فَعَصَوْا۟ رَسُولَ رَبِّهِمْ فَأَخَذَهُمْ أَخْذَةً رَّابِيَةً

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiRabbinin peygamberine baş kaldırmışlardı. Bunun üzerine Rableri onları şiddeti arttıkça artan bir şekilde yakaladı.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

إِنَّا لَمَّا طَغَا ٱلْمَآءُ حَمَلْنَٰكُمْ فِى ٱلْجَارِيَةِ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiSu taştığı vakit, size bir ibret olmak üzere, anlayışlı kulaklar anlasın diye süzülen gemide, sizi Biz taşımışızdır.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

لِنَجْعَلَهَا لَكُمْ تَذْكِرَةً وَتَعِيَهَآ أُذُنٌ وَٰعِيَةٌ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiSu taştığı vakit, size bir ibret olmak üzere, anlayışlı kulaklar anlasın diye süzülen gemide, sizi Biz taşımışızdır.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

فَإِذَا نُفِخَ فِى ٱلصُّورِ نَفْخَةٌ وَٰحِدَةٌ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiSura bir üfürüş üfürüldüğü, yer ve dağlar kaldırılıp bir vuruşla birbirine çarpıldığı zaman, işte o gün olacak olur, kıyamet kopar.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

وَحُمِلَتِ ٱلْأَرْضُ وَٱلْجِبَالُ فَدُكَّتَا دَكَّةً وَٰحِدَةً

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiSura bir üfürüş üfürüldüğü, yer ve dağlar kaldırılıp bir vuruşla birbirine çarpıldığı zaman, işte o gün olacak olur, kıyamet kopar.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

فَيَوْمَئِذٍ وَقَعَتِ ٱلْوَاقِعَةُ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiSura bir üfürüş üfürüldüğü, yer ve dağlar kaldırılıp bir vuruşla birbirine çarpıldığı zaman, işte o gün olacak olur, kıyamet kopar.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

وَٱنشَقَّتِ ٱلسَّمَآءُ فَهِىَ يَوْمَئِذٍ وَاهِيَةٌ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiGök yarılır; o gün düzeni bozulur.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

وَٱلْمَلَكُ عَلَىٰٓ أَرْجَآئِهَا وَيَحْمِلُ عَرْشَ رَبِّكَ فَوْقَهُمْ يَوْمَئِذٍ ثَمَٰنِيَةٌ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiMelekler onun çevresindedirler; o gün Rabbinin arşını onlardan başka sekiz tanesi yüklenir.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

يَوْمَئِذٍ تُعْرَضُونَ لَا تَخْفَىٰ مِنكُمْ خَافِيَةٌ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiO gün siz huzura alınırsınız, hiçbir şeyiniz gizli kalmaz.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

فَأَمَّا مَنْ أُوتِىَ كِتَٰبَهُۥ بِيَمِينِهِۦ فَيَقُولُ هَآؤُمُ ٱقْرَءُوا۟ كِتَٰبِيَهْ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiKitabı sağından verilen; "Alın, kitabımı okuyun, doğrusu bir hesaplaşma ile karşılaşacağımı umuyordum" der.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

إِنِّى ظَنَنتُ أَنِّى مُلَٰقٍ حِسَابِيَهْ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiKitabı sağından verilen; "Alın, kitabımı okuyun, doğrusu bir hesaplaşma ile karşılaşacağımı umuyordum" der.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

فَهُوَ فِى عِيشَةٍ رَّاضِيَةٍ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiArtık o, meyveleri sarkmış, yüksek bir bahçede, hoş bir yaşayış içindedir.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

فِى جَنَّةٍ عَالِيَةٍ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiArtık o, meyveleri sarkmış, yüksek bir bahçede, hoş bir yaşayış içindedir.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

قُطُوفُهَا دَانِيَةٌ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiArtık o, meyveleri sarkmış, yüksek bir bahçede, hoş bir yaşayış içindedir.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

كُلُوا۟ وَٱشْرَبُوا۟ هَنِيٓـًٔۢا بِمَآ أَسْلَفْتُمْ فِى ٱلْأَيَّامِ ٱلْخَالِيَةِ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiOnlara şöyle denir: "Geçmiş günlerde, peşinen işlediklerinize karşılık afiyetle yiyiniz içiniz."

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

وَأَمَّا مَنْ أُوتِىَ كِتَٰبَهُۥ بِشِمَالِهِۦ فَيَقُولُ يَٰلَيْتَنِى لَمْ أُوتَ كِتَٰبِيَهْ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiFakat kitabı kendisine solundan verilen kimse: "Kitabım keşke bana verilmeseydi; keşke hesabımın ne olduğunu bilmeseydim; bu iş keşke son bulmuş olsaydı; malım bana fayda vermedi; gücüm de kalmadı" der.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

وَلَمْ أَدْرِ مَا حِسَابِيَهْ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiFakat kitabı kendisine solundan verilen kimse: "Kitabım keşke bana verilmeseydi; keşke hesabımın ne olduğunu bilmeseydim; bu iş keşke son bulmuş olsaydı; malım bana fayda vermedi; gücüm de kalmadı" der.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

يَٰلَيْتَهَا كَانَتِ ٱلْقَاضِيَةَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiFakat kitabı kendisine solundan verilen kimse: "Kitabım keşke bana verilmeseydi; keşke hesabımın ne olduğunu bilmeseydim; bu iş keşke son bulmuş olsaydı; malım bana fayda vermedi; gücüm de kalmadı" der.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

مَآ أَغْنَىٰ عَنِّى مَالِيَهْ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiFakat kitabı kendisine solundan verilen kimse: "Kitabım keşke bana verilmeseydi; keşke hesabımın ne olduğunu bilmeseydim; bu iş keşke son bulmuş olsaydı; malım bana fayda vermedi; gücüm de kalmadı" der.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

هَلَكَ عَنِّى سُلْطَٰنِيَهْ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiFakat kitabı kendisine solundan verilen kimse: "Kitabım keşke bana verilmeseydi; keşke hesabımın ne olduğunu bilmeseydim; bu iş keşke son bulmuş olsaydı; malım bana fayda vermedi; gücüm de kalmadı" der.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

خُذُوهُ فَغُلُّوهُ

Diyanet İşleri Başkanlığı Mealiİlgililere şöyle buyurulur: "O'nu alın, bağlayın."

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

ثُمَّ ٱلْجَحِيمَ صَلُّوهُ

Diyanet İşleri Başkanlığı Meali"Sonra cehenneme yaslayın"

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

ثُمَّ فِى سِلْسِلَةٍ ذَرْعُهَا سَبْعُونَ ذِرَاعًا فَٱسْلُكُوهُ

Diyanet İşleri Başkanlığı Meali"Sonra onu boyu yetmiş arşın olan zincire vurun";

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

إِنَّهُۥ كَانَ لَا يُؤْمِنُ بِٱللَّهِ ٱلْعَظِيمِ

Diyanet İşleri Başkanlığı Meali"Çünkü, o, yüce Allah'a inanmazdı."

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

وَلَا يَحُضُّ عَلَىٰ طَعَامِ ٱلْمِسْكِينِ

Diyanet İşleri Başkanlığı Meali"Yoksulun yiyeceği ile ilgilenmezdi."

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

فَلَيْسَ لَهُ ٱلْيَوْمَ هَٰهُنَا حَمِيمٌ

Diyanet İşleri Başkanlığı Meali"Bu sebeple burada bugün onun bir acıyanı yoktur."

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

وَلَا طَعَامٌ إِلَّا مِنْ غِسْلِينٍ

Diyanet İşleri Başkanlığı Meali"Günahkarların yiyeceği olan kanlı irinden başka bir yiyeceği de yoktur."

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

لَّا يَأْكُلُهُۥٓ إِلَّا ٱلْخَٰطِـُٔونَ

Diyanet İşleri Başkanlığı Meali"Günahkarların yiyeceği olan kanlı irinden başka bir yiyeceği de yoktur."

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

فَلَآ أُقْسِمُ بِمَا تُبْصِرُونَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiGörebildikleriniz ve göremedikleriniz üzerine yemin ederim ki, Kuran şerefli bir elçinin getirdiği sözdür.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

وَمَا لَا تُبْصِرُونَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiGörebildikleriniz ve göremedikleriniz üzerine yemin ederim ki, Kuran şerefli bir elçinin getirdiği sözdür.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

إِنَّهُۥ لَقَوْلُ رَسُولٍ كَرِيمٍ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiGörebildikleriniz ve göremedikleriniz üzerine yemin ederim ki, Kuran şerefli bir elçinin getirdiği sözdür.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

وَمَا هُوَ بِقَوْلِ شَاعِرٍ قَلِيلًا مَّا تُؤْمِنُونَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiO, şair sözü değildir; ne az inanıyorsunuz!

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

وَلَا بِقَوْلِ كَاهِنٍ قَلِيلًا مَّا تَذَكَّرُونَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiKahin sözü de değildir; ne az düşünüyorsunuz!

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

تَنزِيلٌ مِّن رَّبِّ ٱلْعَٰلَمِينَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiKuran, Alemlerin Rabbinden indirilmedir.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

وَلَوْ تَقَوَّلَ عَلَيْنَا بَعْضَ ٱلْأَقَاوِيلِ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiEğer o (Muhammed), Bize karşı, ona bazı sözler katmış olsaydı, Biz onu kuvvetle yakalardık, sonra onun şah damarını koparırdık.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

لَأَخَذْنَا مِنْهُ بِٱلْيَمِينِ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiEğer o (Muhammed), Bize karşı, ona bazı sözler katmış olsaydı, Biz onu kuvvetle yakalardık, sonra onun şah damarını koparırdık.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

ثُمَّ لَقَطَعْنَا مِنْهُ ٱلْوَتِينَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiEğer o (Muhammed), Bize karşı, ona bazı sözler katmış olsaydı, Biz onu kuvvetle yakalardık, sonra onun şah damarını koparırdık.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

فَمَا مِنكُم مِّنْ أَحَدٍ عَنْهُ حَٰجِزِينَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiHiçbiriniz de onu koruyamazdınız.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

وَإِنَّهُۥ لَتَذْكِرَةٌ لِّلْمُتَّقِينَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiDoğrusu Kuran Allah'a karşı gelmekten sakınanlara bir öğüttür.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

وَإِنَّا لَنَعْلَمُ أَنَّ مِنكُم مُّكَذِّبِينَ

Diyanet İşleri Başkanlığı Mealiİçinizde yalanlayanlar bulunduğunu şüphesiz bilmekteyiz.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

وَإِنَّهُۥ لَحَسْرَةٌ عَلَى ٱلْكَٰفِرِينَ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiDoğrusu Kuran, inkarcılar için bir üzüntüdür.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

وَإِنَّهُۥ لَحَقُّ ٱلْيَقِينِ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiO, şüphesiz kesin gerçektir.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

فَسَبِّحْ بِٱسْمِ رَبِّكَ ٱلْعَظِيمِ

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiÖyleyse çok büyük olan Rabbinin adını tesbih et.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

Bir konu mu arıyorsunuz? Anlam aramasında sorunuzu yazın; tüm Kur'an anlam düzeyinde taranır.