Ana sayfa › Sureler › Mürselât Suresi
Mürselât Suresi المرسلات
50 ayet · Mekke döneminde inmiştir · iniş sırası 33 · Kur'an'daki sırası 77
بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ وَٱلْمُرْسَلَٰتِ عُرْفًا
Diyanet İşleri Başkanlığı Meali Birbiri ardından gönderilenlere ve görevlerine koştukça koşanlara, Allah'ın buyruklarını yaydıkça yayanlara ve hak ile batılın arasını ayırdıkça ayıranlara, kötülüğü önlemek veya uyarmak için vahiy getiren meleklere and olsun ki, size söz verilen kıyamet şüphesiz kopacaktır.
Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →
فَٱلْعَٰصِفَٰتِ عَصْفًا
Diyanet İşleri Başkanlığı Meali Birbiri ardından gönderilenlere ve görevlerine koştukça koşanlara, Allah'ın buyruklarını yaydıkça yayanlara ve hak ile batılın arasını ayırdıkça ayıranlara, kötülüğü önlemek veya uyarmak için vahiy getiren meleklere and olsun ki, size söz verilen kıyamet şüphesiz kopacaktır.
Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →
وَٱلنَّٰشِرَٰتِ نَشْرًا
Diyanet İşleri Başkanlığı Meali Birbiri ardından gönderilenlere ve görevlerine koştukça koşanlara, Allah'ın buyruklarını yaydıkça yayanlara ve hak ile batılın arasını ayırdıkça ayıranlara, kötülüğü önlemek veya uyarmak için vahiy getiren meleklere and olsun ki, size söz verilen kıyamet şüphesiz kopacaktır.
Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →
فَٱلْفَٰرِقَٰتِ فَرْقًا
Diyanet İşleri Başkanlığı Meali Birbiri ardından gönderilenlere ve görevlerine koştukça koşanlara, Allah'ın buyruklarını yaydıkça yayanlara ve hak ile batılın arasını ayırdıkça ayıranlara, kötülüğü önlemek veya uyarmak için vahiy getiren meleklere and olsun ki, size söz verilen kıyamet şüphesiz kopacaktır.
Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →
فَٱلْمُلْقِيَٰتِ ذِكْرًا
Diyanet İşleri Başkanlığı Meali Birbiri ardından gönderilenlere ve görevlerine koştukça koşanlara, Allah'ın buyruklarını yaydıkça yayanlara ve hak ile batılın arasını ayırdıkça ayıranlara, kötülüğü önlemek veya uyarmak için vahiy getiren meleklere and olsun ki, size söz verilen kıyamet şüphesiz kopacaktır.
Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →
عُذْرًا أَوْ نُذْرًا
Diyanet İşleri Başkanlığı Meali Birbiri ardından gönderilenlere ve görevlerine koştukça koşanlara, Allah'ın buyruklarını yaydıkça yayanlara ve hak ile batılın arasını ayırdıkça ayıranlara, kötülüğü önlemek veya uyarmak için vahiy getiren meleklere and olsun ki, size söz verilen kıyamet şüphesiz kopacaktır.
Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →
إِنَّمَا تُوعَدُونَ لَوَٰقِعٌ
Diyanet İşleri Başkanlığı Meali Birbiri ardından gönderilenlere ve görevlerine koştukça koşanlara, Allah'ın buyruklarını yaydıkça yayanlara ve hak ile batılın arasını ayırdıkça ayıranlara, kötülüğü önlemek veya uyarmak için vahiy getiren meleklere and olsun ki, size söz verilen kıyamet şüphesiz kopacaktır.
Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →
فَإِذَا ٱلنُّجُومُ طُمِسَتْ
Diyanet İşleri Başkanlığı Meali Yıldızların ışığı giderildiği zaman,
Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →
وَإِذَا ٱلسَّمَآءُ فُرِجَتْ
Diyanet İşleri Başkanlığı Meali Gök yarıldığı zaman,
Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →
وَإِذَا ٱلْجِبَالُ نُسِفَتْ
Diyanet İşleri Başkanlığı Meali Dağlar pamuk gibi atıldığı zaman,
Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →
وَإِذَا ٱلرُّسُلُ أُقِّتَتْ
Diyanet İşleri Başkanlığı Meali Peygamberlere ümmetleri hakkında şahidlik vakitleri bildirildiği zaman;
Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →
لِأَىِّ يَوْمٍ أُجِّلَتْ
Diyanet İşleri Başkanlığı Meali Bu, hangi güne bırakılmıştı?
Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →
لِيَوْمِ ٱلْفَصْلِ
Diyanet İşleri Başkanlığı Meali Hüküm gününe bırakılmıştı.
Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →
وَمَآ أَدْرَىٰكَ مَا يَوْمُ ٱلْفَصْلِ
Diyanet İşleri Başkanlığı Meali Hüküm gününün ne olduğunu sen nerden bilirsin?
Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →
وَيْلٌ يَوْمَئِذٍ لِّلْمُكَذِّبِينَ
Diyanet İşleri Başkanlığı Meali O gün yalanlamış olanların vay haline!
Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →
أَلَمْ نُهْلِكِ ٱلْأَوَّلِينَ
Diyanet İşleri Başkanlığı Meali Öncekileri yok etmedik mi? Ardından, sonrakileri de onlara katarız.
Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →
ثُمَّ نُتْبِعُهُمُ ٱلْـَٔاخِرِينَ
Diyanet İşleri Başkanlığı Meali Öncekileri yok etmedik mi? Ardından, sonrakileri de onlara katarız.
Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →
كَذَٰلِكَ نَفْعَلُ بِٱلْمُجْرِمِينَ
Diyanet İşleri Başkanlığı Meali Suçlulara böyle yaparız.
Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →
وَيْلٌ يَوْمَئِذٍ لِّلْمُكَذِّبِينَ
Diyanet İşleri Başkanlığı Meali O gün, yalanlamış olanların vay haline!.
Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →
أَلَمْ نَخْلُقكُّم مِّن مَّآءٍ مَّهِينٍ
Diyanet İşleri Başkanlığı Meali Sizi bayağı bir sudan yaratıp onu belli bir süreye kadar sağlam bir yere yerleştirmedik mi?
Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →
فَجَعَلْنَٰهُ فِى قَرَارٍ مَّكِينٍ
Diyanet İşleri Başkanlığı Meali Sizi bayağı bir sudan yaratıp onu belli bir süreye kadar sağlam bir yere yerleştirmedik mi?
Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →
إِلَىٰ قَدَرٍ مَّعْلُومٍ
Diyanet İşleri Başkanlığı Meali Sizi bayağı bir sudan yaratıp onu belli bir süreye kadar sağlam bir yere yerleştirmedik mi?
Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →
فَقَدَرْنَا فَنِعْمَ ٱلْقَٰدِرُونَ
Diyanet İşleri Başkanlığı Meali Buna gücümüz yeter; Biz ne güzel güç yetireniz!
Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →
وَيْلٌ يَوْمَئِذٍ لِّلْمُكَذِّبِينَ
Diyanet İşleri Başkanlığı Meali O gün yalanlamış olanların vay haline!
Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →
أَلَمْ نَجْعَلِ ٱلْأَرْضَ كِفَاتًا
Diyanet İşleri Başkanlığı Meali Biz yeryüzünü, dirilerin ve ölülerin toplantı yeri yapmadık mı?
Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →
أَحْيَآءً وَأَمْوَٰتًا
Diyanet İşleri Başkanlığı Meali Biz yeryüzünü, dirilerin ve ölülerin toplantı yeri yapmadık mı?
Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →
وَجَعَلْنَا فِيهَا رَوَٰسِىَ شَٰمِخَٰتٍ وَأَسْقَيْنَٰكُم مَّآءً فُرَاتًا
Diyanet İşleri Başkanlığı Meali Orada yüksek yüksek sabit dağlar var edip size tatlı sular içirmedik mi?
Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →
وَيْلٌ يَوْمَئِذٍ لِّلْمُكَذِّبِينَ
Diyanet İşleri Başkanlığı Meali Yalanlamış olanların vay o gün haline!
Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →
ٱنطَلِقُوٓا۟ إِلَىٰ مَا كُنتُم بِهِۦ تُكَذِّبُونَ
Diyanet İşleri Başkanlığı Meali İnkarcılara o gün şöyle denir: "yalanlayıp durduğunuz şeye gidin;"
Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →
ٱنطَلِقُوٓا۟ إِلَىٰ ظِلٍّ ذِى ثَلَٰثِ شُعَبٍ
Diyanet İşleri Başkanlığı Meali "gölge yapmayan ve ateşten de korumayan cehennem dumanının üç kollu gölgesine gidin."
Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →
لَّا ظَلِيلٍ وَلَا يُغْنِى مِنَ ٱللَّهَبِ
Diyanet İşleri Başkanlığı Meali "gölge yapmayan ve ateşten de korumayan cehennem dumanının üç kollu gölgesine gidin."
Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →
إِنَّهَا تَرْمِى بِشَرَرٍ كَٱلْقَصْرِ
Diyanet İşleri Başkanlığı Meali O gölgenin saçtığı her bir kıvılcım sanki birer sarı devedir, konak gibi de büyüktür.
Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →
كَأَنَّهُۥ جِمَٰلَتٌ صُفْرٌ
Diyanet İşleri Başkanlığı Meali O gölgenin saçtığı her bir kıvılcım sanki birer sarı devedir, konak gibi de büyüktür.
Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →
وَيْلٌ يَوْمَئِذٍ لِّلْمُكَذِّبِينَ
Diyanet İşleri Başkanlığı Meali Yalanlamış olanların o gün vay haline!
Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →
هَٰذَا يَوْمُ لَا يَنطِقُونَ
Diyanet İşleri Başkanlığı Meali Bu, onların konuşamayacakları gündür.
Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →
وَلَا يُؤْذَنُ لَهُمْ فَيَعْتَذِرُونَ
Diyanet İşleri Başkanlığı Meali Onlara izin de verilmez ki özür beyan etsinler.
Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →
وَيْلٌ يَوْمَئِذٍ لِّلْمُكَذِّبِينَ
Diyanet İşleri Başkanlığı Meali Yalanlamış olanların o gün vay haline!
Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →
هَٰذَا يَوْمُ ٱلْفَصْلِ جَمَعْنَٰكُمْ وَٱلْأَوَّلِينَ
Diyanet İşleri Başkanlığı Meali "Bu, sizleri ve öncekileri topladığımız hüküm günüdür."
Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →
فَإِن كَانَ لَكُمْ كَيْدٌ فَكِيدُونِ
Diyanet İşleri Başkanlığı Meali "Eğer bir düzeniniz varsa Bana kurun."
Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →
وَيْلٌ يَوْمَئِذٍ لِّلْمُكَذِّبِينَ
Diyanet İşleri Başkanlığı Meali Yalanlamış olanların o gün vay haline!.
Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →
إِنَّ ٱلْمُتَّقِينَ فِى ظِلَٰلٍ وَعُيُونٍ
Diyanet İşleri Başkanlığı Meali Allah'a karşı gelmekten sakınmış olanlar, elbette gölgeliklerde ve pınar başlarındadırlar.
Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →
وَفَوَٰكِهَ مِمَّا يَشْتَهُونَ
Diyanet İşleri Başkanlığı Meali Canlarının istediği meyveler arasındadırlar.
Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →
كُلُوا۟ وَٱشْرَبُوا۟ هَنِيٓـًٔۢا بِمَا كُنتُمْ تَعْمَلُونَ
Diyanet İşleri Başkanlığı Meali Onlara denir ki: "İşlediklerinize karşılık afiyetle yiyiniz, içiniz."
Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →
إِنَّا كَذَٰلِكَ نَجْزِى ٱلْمُحْسِنِينَ
Diyanet İşleri Başkanlığı Meali Biz, iyi davrananlara işte böyle karşılık veririz.
Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →
وَيْلٌ يَوْمَئِذٍ لِّلْمُكَذِّبِينَ
Diyanet İşleri Başkanlığı Meali O gün yalanlamış olanların vay haline
Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →
كُلُوا۟ وَتَمَتَّعُوا۟ قَلِيلًا إِنَّكُم مُّجْرِمُونَ
Diyanet İşleri Başkanlığı Meali Yiyiniz, biraz zevkleniniz bakalım, doğrusu sizler suçlularsınız.
Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →
وَيْلٌ يَوْمَئِذٍ لِّلْمُكَذِّبِينَ
Diyanet İşleri Başkanlığı Meali O gün yalanlamış olanların vay haline!
Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →
وَإِذَا قِيلَ لَهُمُ ٱرْكَعُوا۟ لَا يَرْكَعُونَ
Diyanet İşleri Başkanlığı Meali Onlara "Rüku edin" denildiğinde rükua varmazlar.
Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →
وَيْلٌ يَوْمَئِذٍ لِّلْمُكَذِّبِينَ
Diyanet İşleri Başkanlığı Meali O gün yalanlamış olanların vay haline!
Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →
فَبِأَىِّ حَدِيثٍۭ بَعْدَهُۥ يُؤْمِنُونَ
Diyanet İşleri Başkanlığı Meali Kuran'dan başka hangi söze inanacaklar?
Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →
← İnsân Suresi
Nebe' Suresi →
Bir konu mu arıyorsunuz?
Anlam aramasında sorunuzu yazın; tüm Kur'an anlam düzeyinde taranır.
Arapça metin ve mealler: Tanzil ve QuranEnc üzerinden — birebir, değiştirilmeden · Mealler çevirmenlerine aittir ve Kur'an'ın kendisi değildir
Bu bir araştırma yardımcısıdır; fetva mercii değildir.