caseriq

İnsân Suresi الانسان

31 ayet · Medine döneminde inmiştir · iniş sırası 98 · Kur'an'daki sırası 76

بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ هَلْ أَتَىٰ عَلَى ٱلْإِنسَٰنِ حِينٌ مِّنَ ٱلدَّهْرِ لَمْ يَكُن شَيْـًٔا مَّذْكُورًا

Diyanet İşleri Başkanlığı Mealiİnsanoğlu, var edilip bahse değer bir şey olana kadar, şüphesiz, uzun bir zaman geçmemiş midir?

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

إِنَّا خَلَقْنَا ٱلْإِنسَٰنَ مِن نُّطْفَةٍ أَمْشَاجٍ نَّبْتَلِيهِ فَجَعَلْنَٰهُ سَمِيعًۢا بَصِيرًا

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiBiz insanı katışık bir nutfeden yaratmışızdır; onu deneriz; bu yüzden, onun işitmesini ve görmesini sağlamışızdır.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

إِنَّا هَدَيْنَٰهُ ٱلسَّبِيلَ إِمَّا شَاكِرًا وَإِمَّا كَفُورًا

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiŞüphesiz ona yol gösterdik; buna kimi şükreder, kimi de nankörlük.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

إِنَّآ أَعْتَدْنَا لِلْكَٰفِرِينَ سَلَٰسِلَا۟ وَأَغْلَٰلًا وَسَعِيرًا

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiDoğrusu, inkarcılar için zincirler, demir halkalar ve çılgın alevli cehennem hazırladık.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

إِنَّ ٱلْأَبْرَارَ يَشْرَبُونَ مِن كَأْسٍ كَانَ مِزَاجُهَا كَافُورًا

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiŞüphesiz iyiler kafur katılmış bir tastan içerler.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

عَيْنًا يَشْرَبُ بِهَا عِبَادُ ٱللَّهِ يُفَجِّرُونَهَا تَفْجِيرًا

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiBu ancak Allah'ın kullarının taşıra taşıra içebileceği bir pınardır.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

يُوفُونَ بِٱلنَّذْرِ وَيَخَافُونَ يَوْمًا كَانَ شَرُّهُۥ مُسْتَطِيرًا

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiOnlar verdikleri sözleri yerine getirirler, fenalığı yaygın olan bir günden korkarlar.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

وَيُطْعِمُونَ ٱلطَّعَامَ عَلَىٰ حُبِّهِۦ مِسْكِينًا وَيَتِيمًا وَأَسِيرًا

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiOnlar içleri çektiği halde, yiyeceği yoksula, öksüze ve esire yedirirler.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

إِنَّمَا نُطْعِمُكُمْ لِوَجْهِ ٱللَّهِ لَا نُرِيدُ مِنكُمْ جَزَآءً وَلَا شُكُورًا

Diyanet İşleri Başkanlığı Meali"Biz sizi ancak Allah rızası için doyuruyoruz, bir karşılık ve teşekkür beklemiyoruz. Doğrusu biz çok asık suratların bulunacağı bir günde Rabbimizden korkarız" derler.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

إِنَّا نَخَافُ مِن رَّبِّنَا يَوْمًا عَبُوسًا قَمْطَرِيرًا

Diyanet İşleri Başkanlığı Meali"Biz sizi ancak Allah rızası için doyuruyoruz, bir karşılık ve teşekkür beklemiyoruz. Doğrusu biz çok asık suratların bulunacağı bir günde Rabbimizden korkarız" derler.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

فَوَقَىٰهُمُ ٱللَّهُ شَرَّ ذَٰلِكَ ٱلْيَوْمِ وَلَقَّىٰهُمْ نَضْرَةً وَسُرُورًا

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiAllah da onları bu yüzden o günün fenalığından korur; onların yüzüne parlaklık ve neşe verir.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

وَجَزَىٰهُم بِمَا صَبَرُوا۟ جَنَّةً وَحَرِيرًا

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiSabırlarının karşılığı, cennet ve oradaki ipeklerdir.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

مُّتَّكِـِٔينَ فِيهَا عَلَى ٱلْأَرَآئِكِ لَا يَرَوْنَ فِيهَا شَمْسًا وَلَا زَمْهَرِيرًا

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiOrada tahtlara yaslanırlar; orada yakıcı sıcak ve dondurucu soğuk görmezler.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

وَدَانِيَةً عَلَيْهِمْ ظِلَٰلُهَا وَذُلِّلَتْ قُطُوفُهَا تَذْلِيلًا

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiMeyve ağaçlarının gölgeleri üzerlerine sarkmış ve onların koparılması kolaylaştırılmıştır.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

وَيُطَافُ عَلَيْهِم بِـَٔانِيَةٍ مِّن فِضَّةٍ وَأَكْوَابٍ كَانَتْ قَوَارِيرَا۠

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiÇevrelerinde gümüş kaplar ve billur kaseler dolaştırılır.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

قَوَارِيرَا۟ مِن فِضَّةٍ قَدَّرُوهَا تَقْدِيرًا

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiBillurları gümüş gibi parlaktır, onları ölçüp ölçüp dağıtırlar.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

وَيُسْقَوْنَ فِيهَا كَأْسًا كَانَ مِزَاجُهَا زَنجَبِيلًا

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiOrada, zencefil karışık bir tasla içirilirler.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

عَيْنًا فِيهَا تُسَمَّىٰ سَلْسَبِيلًا

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiO pınara "Selsebil" denir.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

وَيَطُوفُ عَلَيْهِمْ وِلْدَٰنٌ مُّخَلَّدُونَ إِذَا رَأَيْتَهُمْ حَسِبْتَهُمْ لُؤْلُؤًا مَّنثُورًا

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiYanlarında ölümsüz gençler dolaşır; onları gördüğünde saçılmış birer inci sanırsın.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

وَإِذَا رَأَيْتَ ثَمَّ رَأَيْتَ نَعِيمًا وَمُلْكًا كَبِيرًا

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiOranın neresine baksan, nimet ve büyük bir saltanat görürsün.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

عَٰلِيَهُمْ ثِيَابُ سُندُسٍ خُضْرٌ وَإِسْتَبْرَقٌ وَحُلُّوٓا۟ أَسَاوِرَ مِن فِضَّةٍ وَسَقَىٰهُمْ رَبُّهُمْ شَرَابًا طَهُورًا

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiÜzerlerinde ince yeşil ipekli, parlak atlastan elbiseler vardır; gümüş bileziklerle süslenmişlerdir Rableri onlara tertemiz içecekler içirir.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

إِنَّ هَٰذَا كَانَ لَكُمْ جَزَآءً وَكَانَ سَعْيُكُم مَّشْكُورًا

Diyanet İşleri Başkanlığı Meali"İşte bu sizin işlediklerinizin karşılığıdır, çalışmalarınız şükre değer" denir.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

إِنَّا نَحْنُ نَزَّلْنَا عَلَيْكَ ٱلْقُرْءَانَ تَنزِيلًا

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiKuran'ı sana indiren şüphesiz Biziz.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

فَٱصْبِرْ لِحُكْمِ رَبِّكَ وَلَا تُطِعْ مِنْهُمْ ءَاثِمًا أَوْ كَفُورًا

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiRabbinin hükmüne kadar sabret; onların günah işleyen ve inkarcı olanlarına uyma.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

وَٱذْكُرِ ٱسْمَ رَبِّكَ بُكْرَةً وَأَصِيلًا

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiRabbinin adını sabah akşam an.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

وَمِنَ ٱلَّيْلِ فَٱسْجُدْ لَهُۥ وَسَبِّحْهُ لَيْلًا طَوِيلًا

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiGeceleyin O'na secde et; O'nu geceleri uzun uzun tesbih et.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

إِنَّ هَٰٓؤُلَآءِ يُحِبُّونَ ٱلْعَاجِلَةَ وَيَذَرُونَ وَرَآءَهُمْ يَوْمًا ثَقِيلًا

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiDoğrusu insanlar, çabuk elde edilen dünya nimetlerini severler de ağırlığı çekilmez günü arkalarında bırakırlar.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

نَّحْنُ خَلَقْنَٰهُمْ وَشَدَدْنَآ أَسْرَهُمْ وَإِذَا شِئْنَا بَدَّلْنَآ أَمْثَٰلَهُمْ تَبْدِيلًا

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiOnları yaratan, mafsallarını pekiştiren Biziz; dilersek onları benzerleri ile değiştiriveririz.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

إِنَّ هَٰذِهِۦ تَذْكِرَةٌ فَمَن شَآءَ ٱتَّخَذَ إِلَىٰ رَبِّهِۦ سَبِيلًا

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiBu sadece bir öğüttür; dileyen, Rabbine giden yolu tutar.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

وَمَا تَشَآءُونَ إِلَّآ أَن يَشَآءَ ٱللَّهُ إِنَّ ٱللَّهَ كَانَ عَلِيمًا حَكِيمًا

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiAllah dilemedikçe siz dileyemezsiniz. Doğrusu Allah, bilendir, Hakim'dir.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

يُدْخِلُ مَن يَشَآءُ فِى رَحْمَتِهِۦ وَٱلظَّٰلِمِينَ أَعَدَّ لَهُمْ عَذَابًا أَلِيمًۢا

Diyanet İşleri Başkanlığı MealiDilediğine rahmet eder. Zalimlere, işte onlara, can yakıcı bir azap hazırlamıştır.

Bu ayetin tüm meallerini ve bağlamını gör →

Bir konu mu arıyorsunuz? Anlam aramasında sorunuzu yazın; tüm Kur'an anlam düzeyinde taranır.