وَيُطْعِمُونَ ٱلطَّعَامَ عَلَىٰ حُبِّهِۦ مِسْكِينًا وَيَتِيمًا وَأَسِيرًا
Diyanet İşleri Başkanlığı MealiOnlar içleri çektiği halde, yiyeceği yoksula, öksüze ve esire yedirirler.
Rowwad Tercüme Merkezi MealiYemeğe olan sevgilerine rağmen yoksula, yetime ve esire yemek yedirirler.
Dr. Ali Özek ve Heyet MealiOnlar, kendi canları çekmesine rağmen yemeği yoksula, yetime ve esire yedirirler.
Şaban Piriş MealiDuydukları sevgiye rağmen yemeği düşküne, yetime ve esire yedirirler.
Saheeh International(8) And they give food in spite of love for it[1813] to the needy, the orphan, and the captive,
Elmalılı Hamdi Yazır MealiDüşküne, yetime ve esire seve seve yemek yedirirler.
Bu ayet için kayıtlı özel bir nüzul sebebi bulunmamaktadır.