فَنَادَوْا۟ صَاحِبَهُمْ فَتَعَاطَىٰ فَعَقَرَ
Diyanet İşleri Başkanlığı MealiAma bir arkadaşlarını çağırdılar, o da kılıcını alarak deveyi kesti.
Rowwad Tercüme Merkezi MealiArkadaşlarını çağırdılar, o da (kılıcı) alıp, deveyi kesti.
Dr. Ali Özek ve Heyet MealiArkadaşlarını çağırdılar, o da (bundan cür'et alarak) kılıcını kaptı ve deveyi kesti.
Şaban Piriş MealiArkadaşlarını çağırdılar, o da elini uzatıp deveyi kesti.
Saheeh International(29) But they called their companion,[1585] and he dared[1586] and hamstrung [her].
Elmalılı Hamdi Yazır MealiBunun üzerine arkadaşlarına bağırdılar. O da (bıçağı) çekerek (deveyi) kesti.
Bu ayet için kayıtlı özel bir nüzul sebebi bulunmamaktadır.