فَأَخَذْنَٰهُ وَجُنُودَهُۥ فَنَبَذْنَٰهُمْ فِى ٱلْيَمِّ وَهُوَ مُلِيمٌ
Diyanet İşleri Başkanlığı MealiSonunda onu ve ordularını yakalayıp denize attık. O, kınanmayı haketmişti.
Rowwad Tercüme Merkezi MealiNihayet onu da ordularını da yakalayıp denize attık. O (küfründen dolayı) kınanmış bir kimseydi.
Dr. Ali Özek ve Heyet MealiNihayet onu da ordularını da yakalayıp denize attık, bu sırada kendini kınayıp duruyordu.
Şaban Piriş MealiBiz de onu ve askerlerini yakalamış ve denize atmıştık. O kınanacak işler yapıp durmaktaydı.
Saheeh International(40) So We took him and his soldiers and cast them into the sea, and he was blameworthy.
Elmalılı Hamdi Yazır MealiNihayet biz onu ve ordularını yakalayıp hepsini denize attık. Firavun ise o sırada (inadından dolayı pişmanlık duyarak) kendi kendini kınıyordu.
Bu ayet için kayıtlı özel bir nüzul sebebi bulunmamaktadır.