فَتَقَطَّعُوٓا۟ أَمْرَهُم بَيْنَهُمْ زُبُرًا كُلُّ حِزْبٍۭ بِمَا لَدَيْهِمْ فَرِحُونَ
Diyanet İşleri Başkanlığı MealiAma insanlar din konusunda aralarında bölük bölük oldular. Her bölük kendi tuttuğu yoldan memnundur.
Rowwad Tercüme Merkezi MealiNe var ki (insanlar) işlerini (dinlerini) aralarında bölük pörçük etmişlerdir. Bu sebeple her grup kendi yanındakiyle sevinip böbürlenmektedir.
Dr. Ali Özek ve Heyet MealiNe var ki peygamberlerin tabileri, dinlerini aralarında bölük pörçük etmişlerdir. Bu sebeple her grup kendi yanındakiyle sevinip böbürlenmektedir.
Şaban Piriş Mealiİşlerini aralarında bölük bölük/grup grup ayırdılar. Her grup kendi yanında olanla sevinip, ferahlıyor.
Saheeh International(53) But they [i.e., the people] divided their religion among them into portions [i.e., sects] - each faction, in what it has,[960] rejoicing.
Elmalılı Hamdi Yazır MealiDerken insanlar kendi aralarındaki işlerini parça parça böldüler. Her grup, kendinde bulunan ile sevinip böbürlendi.
Bu ayet için kayıtlı özel bir nüzul sebebi bulunmamaktadır.